Modern Dünya Sistemi Teorisi, Modern Dünyaya İtirazlar

Modern Dünya Sistemi Teorisi, Modern Dünyaya İtirazlar

Modern Dünyaya İtirazlar

Schopenhauer bu dünyanın (Modern Dünyaya itirazlar), estetik olarak ayyaşlarla dolu bir meyhane, modern dünya sistemi teorisi, entelektüel olarak tımarhane, ahlaksal olarak da bir haydut yatağı olduğunu söyler.

Modern insan/toplum ve onun dünyası, akıl ve bilim tarafından dizayn edilerek, insanlık için mümkün olan en iyi yaşam modelinin bulunacağı fikrini taşıyordu. Bu yaşam modeline göre insan daha konforlu ve sistemli olarak her şeyin yolunda gideceği bir yaşama kavuşacaktı. Modernitenin projesi buydu diyebiliriz. Aydınlanmanın ufkundaki ışıklı dünyaydı bu tasarım. Her şey akılsal düzenlilikte ve bilimsel doğrular ile daha kolay olacaktı. İlerleyen insanlık hep daha iyiye doğru akacaktı. İlerlemek ve dünyayı bir yeryüzü cennetine dönüştürmek için yaratıcı üstü güç gerekiyordu: Bu insan modern insandı (beklenen yaratıcı insan, Nietzsche’nin ‘übermensch’i değil bu, modernitenin üstinsanı: Dünyaya değer katan insan) ve o da Aydınlanmamanın ışığında akla başvuran ve deneyen insandı tüm cesaretiyle sahneye çıkıp rolünü oynadı. Peki, insan bu maceranın oyunun sonunda mutluluğa kavuştu mu?

Modern Dünya Sistemi Teorisi

Postmodern okumalara yaslanarak bu soruya ‘hayır’ cevabı verildiğini söyleyebiliriz. Dahası sadece bir hayırla kalmaz. Postmodernistlere göre modernite fikrinin oluşturduğu dünya, özgürlük yitimine yol açıp, sömürü ve savaştan başka bir şey getirmemiştir. Üretim kolaylaşmış, ama yoksulluk ve açlık artarak devam etmiş; evrensel akla dayalı hukuk düzeni oluşturulmuş, ama adaletsizlik ayyuka çıkmış; Tanrı ya kulluk edip dinsel kabullere göre yaşayan insan, yerine modern devlet düzeninde vatandaşlık hakkına kavuşup birey kimliği edinen sıradan insan, siyasi olarak seçmiş, ama sadece bu kadarına yani oyunun yedeğinde kalmaya izin verilmiş. Çünkü sistem kendi iktidarlarını çıkaracak kanallarda herkesin geçmesine imkan vermemiştir elbette yeryüzü bir cennet, ama bahçeniz varsa bu cennette. Kısaca iyimser modern bakış açısı, dünya ve insan sorunlarına çözüm getirmek yerine onları daha kötü bir duruma düşürmüştür.

Aydınlanmanın Sonu mu?

Aydınlanmış modern insanın evrensel ilerleme fantezisi, Batının (Avrupa ve Amerika) dünyaya istediği şekli verme isteği, dünyanın sadece Batı’dan ibaret olmadığını gördüklerinde, kendilerinden olmayanları dışarıda bırakma, asimilasyon, sömürme işlemlerine tabi tuttuklarını söylemek gerek. Dünyayı evrensellikte birleştirecek olan, ona şekil vermeyi sağlayacak araçlar: rasyonellik ve nesnelliktir. Nitekim Batı, gittiği yerlere, kendi üstün meziyetlerini sunmada cömert davranmaktan kaçınmamıştır diyebiliriz. Modern Dünya Sistemi Teorisi, Postmodernist düşünceye göre halihazırda yaşanan sorunlar, bu fantezinin sonuçlarıdır. Postmodernistler, dünyanın modern dönemde daha az özgür, daha çok köle; insanların daha çok tahakküm altına girmiş ve iktidarın şiddetine maruz kaldığını ileri sürerler. Postmodernistler için gelinen noktada Aydınlanmanın umutları tükenmiştir.

Dünyanın geleceği nasıl olacaktır

Dünyanın geleceği nasıl olacaktır

Üstün insan sadece bir ideal miydi?

Modern umutların son evrelerine baktığımızda, ilkin modern üstinsan (kutsal insan), Nietzsche’nin ‘übermensch’ini de yanına alarak 20. yüzyılda faşizmle buluşmuş ve dünyaya bir soykırım hediye etmiştir; ikinci olarak, bilimsel gelişmelerin verdiği heyecanla atomu parçalayıp insanlığın üstüne yağdırmış; üçüncü olarak modern dünyanın kurucu unsurlarından olan burjuvazinin kapitali artırmak adına emeği sömürmesi, işçilerin yaşamak için günün büyük bir bölümünü daha fazla çalışmaya ayırmasına rağmen nitelik bakımından yaşamında bir değişimin olmaması ve bunun yanında yabancılaşması; kapitalist yapının karşısında olan modern dünyanın içinde antimodern bir duruşta da olsa yine de modern kabul edilmesi gereken Marx(izm) kökenli proleter hareketin/ütopyanın gerçeklik kazanmasında totaliterleşmiş olması gibi örnekler verebiliriz. Tabii burada Weber’in gösterdiği rasyonelleşmenin ürünü olan bürokrasiyi ve oluşan bürokratik mekanizma içerisine sıkışan insan yaşamını da unutmamak gerek. Modern Dünya Sistemi Teorisi.

Üstün İnsan

Üstün İnsan

Modernite kavşağında birleşen bu yollar, insanlığa beklenen geleceği bu duraklarda sunmuştur. Bu duraklara uğrayan modern akıllı özne, tarih yapıcı/belirleyici özelliğini yitirdiğini ve zamanı/ tarihi döndürecek bir yol bulamayarak ufukta tıkanmışlık olduğunu görür. Tarihe ya da yaşama yön vermede Aydınlanmanın/modernitenin karakteristik dinamiği olan ‘ilerleme’ fikriyatın dünyayı getirdiği yer son tahlilde karamsarlık ve umutsuzluktur.

Dünyanın Geleceği Nasıl Olacaktır?

Netice olarak; modernitenin toplumsal sonuçları bireyin baş edemeyeceği bir yaşam yaratmıştır (ekonomik, politik, değer, bilgi). Üst anlatıların bireylere sunduğu kimlikler üst anlıların ideolojik formaları olup farklılıkları veya ötekileri dışlayan, yok eden mekanizmaların içine tıktığını söyleyebiliriz. Modern toplumun kurucu yanının akıl olduğunu belirtmiştik, bu akıl çoğunlukla ya da tamamen erkek, beyaz ve Batılı olarak karşımıza çıkar. Bu özellikler dışında kalanlar: Doğulu, siyah, kadın ya da eşcinsel yani tüm azınlıklar (dinsel, etnik ve politik muhalifler) ve alt kültürler modern toplumun dışarıda bıraktıkları ya da hapsettikleri gruplar olarak görülür.

Modernlik, akılla donanmamış ya da akıl dışı olarak gördüğü, deli, özürlü, yaşlı kısaca fayda sağlamayan, toplumun sırtında kambur olarak görülen kesimleri sokaktan, gündelik hayatın alanlarından alarak, kapalı alanlarda ya akıllı uyumlu bir kişi haline ya da topluma faydalı birilerine dönüştürmeye girişmiştir. Bu insanlar, iyileştirilemeyecek kadar kötülerse de yok etmişlerdir (en azından modern hayali gerçekleştirmenin peşinde olanlarından biri olan Hitler’in uygulamalarında). Bu noktada bilim, bireyi istenen biçime sokmada deneysel, tedavi edici özelliğiyle modern toplum iktidarlarının hizmetinde tahakküm sağlayıcı araçtır. Modern Dünya Sistemi Teorisi

Modernite, Postmodernite ve Bauman, Mehmet E. Şimşek, Belge Yayınları

Postmodern Ne Demek, Postmodern Türkçe Anlamı

Postmodern Ne Demek, Postmodern Türkçe Anlamı

Postmodern Ne Demek?

Modernliğin önüne ‘postu koyduğumuzda, modernlikten ayrılığı mı yoksa modernlikle olan bağı mı öne çıkarırız? Postmodern ne demek tdkPostmodern Türkçe anlamı nedir?  Asıl olan post ön ekinin, ‘den sonra’ anlamında kullanıldığıdır. Bu anlamda kullanıldığında, hem önceye eklenmişlik hem de öncesini bitiren bir mana çıkar ortaya. ‘Post un ‘modernliğe dahil olmasında etimolojik olarak, sıfat niteliğinde ve tarihsel bir çağ olarak ilk önce kullanan Toynbee’dir. Bu kullanım, Arnold J. Toynbee tarafından 1950’lerin başında uydurulmuş gibi görünüyor. Toynbee, Batı uygarlığının 19. yüzyılın son çeyreğinde bir geçiş aşamasına girdiğini düşünüyordu. Bu zamanı toplumsal huzursuzluk, dünya savaşları ve devrimler zamanı, ‘postmodern çağ’ olarak adlandırmayı seçti.”  Söz konusu kullanım için, aslında modern dönemdeki ‘iyimser’ havanın bittiğine dikkat çeker. Bu anlamda ‘post un bunalımı içerdiği ve ‘kötümser’ bir yönü olduğunu söylemek gerek.

Postmodern sanat, postmodern edebiyat, postmodern mimari ne demektir?

Postmodern Türkçe Anlamı

Postmodern Türkçe anlamı nedir? Günümüzde post ön eki, ‘ den sonra gelen’ anlamını vermek için kullanılsa da bu kullanımın öncekilerin kötülüğünü anlatmak için tercih edildiğini söyleyebiliriz. Bu kullanımda, “’Postlarla anlatılmak istenen hem önemli bir değişme hem de bir süreklilik. Bir anlamda bir aşılma gösterilmek isteniyor. İkinci olarak ise birçok şeyin bittiği ilan ediliyor; tarih bitiyor, ideoloji bitiyor, hümanizm bitiyor, avangard bitiyor, temsil bitiyor.”  Bu bitişlerin sonunda yeni bir şey başlayacak mı bilinmiyor henüz.

Postmodern Türkçe Anlamı

Postmodern Türkçe Anlamı

‘Post un daha yoğun olarak popülerlik kazandığı dönem, “20. yüzyılın son çeyreği ve 21. yüzyılın başı, ‘postizm’ adıyla etiketlenebilir. Artık postist bir çağdayız.”  Her akımın ya da düşüncenin post halinin türediği bir çağ. Post çağında modern deneyimler geriye itilir, gelecek ile ilgili planlar rafa kaldırılır. Yerine sonsuz bir ‘şimdi’lik gelir. Zamanın, geçmiş ve gelecekten koparılmış bir ‘şimdinin içinde yaşayan gerçek ve tekil insanın deneyimleri başroldedir artık: ‘Şimdi de ve ‘şimdinin sonsuzluğunda.

Geçmişle bağını koparmış bir ‘şimdi’de, insanın anlamı var mıdır ya da geleceği yakalama hayali ve çabası olmayan bir ‘şimdi’ insana ne söyler? İnsan yarına ulaşamayacaksa ya da onu hep bir ‘şimdide öldürecekse herhangi bir anlamı yakalayabilir mi? İşte bu soruların gündeminde, eleştiriler ‘post’lu kavramları kıymetsiz gösteren cevaplar doğurdu. Sonuçta bunlar, ‘moderne karşı çıkan modernliğin çocuğu, ‘post un doğum lekeleridir diyebiliriz.

Modernite, Postmodernite ve Bauman, Mehmet E. Şimşek, Belge Yayınları

Bilimsel Sorunlar Nelerdir, Bilimsel Gerçek Nedir?

Bilimsel Sorunlar Nelerdir, Bilimsel Gerçek Nedir?

Bilimsel Sorunlar Nelerdir?

Modern dönemin dinamik enerjisi bilim, evrensel gerçekliği yakalamada ve insana doyurucu bir bilgi vermede bu kadar pirüpak mıdır? Bilimsel sorunlar nelerdir? Bu halde insanoğlu anlamdan, değerden arınmış bir soğuklukla, bilimsel dayanaklarıyla açıklanan bir yaşamda, anlam yaratan bir varlık olmaktan uzaklaşır, sıradan bir obje, özneliğinden soyunmuş, durumuna indirgenir. 19. yüzyılda pozitivist gibi bilim tapıcıları ortaya çıkınca, aslında bilim anlayışının tepe noktasına geldiği görülür. Bilimsel Gerçek Nedir? Comte’nin bilimi özelde; sosyal bilimleri doğa bilimleri gibi öngörülebilir veya kesin bir hüviyete büründürme isteği, yaşadığı dönemi bilimsel/pozitif ve son evre olarak tanımlaması, bilimi kutsal gören bir noktadır. Comte’ye göre “bilmek öngörmek, öngörmek ise denetlemektir.” Netice olarak Comte ile birlikte öngören ve denetim altında tutan bilim, modern bir din haline gelmiştir. Onun görüşlerine akraba sayılabilecek mantıkçı pozitivizmde de doğruya ulaşmada Comte kadar bilim sever olduğunu görebiliriz.

Bilim, 20. yüzyılda gelişimine devam ederken, bilime eleştirel bakan görüşler de ortaya çıkmıştır. Bu görüşler, bilimselliğin insanı ve toplumu nesne haline getirdiği, değerden dolayısıyla anlamdan yoksun kıldığına dair görüşlerdir. Bilimin soğukluğu insana dokunurken zarar verici bir etkide bulunmaktadır artık. Katıksız bilim taraftarlığına dair bilimin geldiği nokta kilisenin yerine laboratuvarları koymak olmuştur. Bu noktada Feyarabend’e göre; bilim, eskiden din nasılsa o hale gelmiştir.

Bilimsel Gerçek Nedir?

Bilimsel Gerçek Nedir?

Bilimsel Gerçek Nedir?

Bilimsel doğrular da artık şüpheli görünmektedir. Özellikle bilimden evrensellik yerine özel çıkarlar gözeten grupların doğruları manipüle etmekte oldukları söylenebilir. O halde bilimsel gerçek nedir? Bilim felsefecisi olan Thomas Kuhn’un bilimsel görüşler ya da doğrular noktasında ortaya koyduğu ‘paradigma’ anlayışı, bilimsel doğrularının kesinliğini bozmuş ve dönemsel olarak bilim insanlarının oluşturmaya çalıştığı bir sanı olduğunu ileri sürerek, bilimin üstündeki sihri kaldırdığını söyleyebiliriz. Paradigmalar, dönemsel olarak bilim çevrelerince belli bir süre için bir model sunan, evrensel ve bilimsel doğrular olarak kabul edilen görüşlerdir (bariz bir örnek olarak dünya merkezli bir kozmos anlayışından güneş merkezli bir kozmosa geçiş gösterilebilir).

Aydınlanma’nın/modernitenin bir dayanak noktası olan bilim, şu halde kesin bir teminattan yoksun görünmektedir. İnsanın bir uğraşı olarak var olan bilim, aynı insanı (ve toplumu) bilimsel nesne ve denek haline getirmektedir. İnsan, artık modernitenin yaratıcısı olan özne olmaktan çok uzakta olup, bilimin kıskacında sıradan bir varlık haline girmiştir.  Sonuçta bilimin doğruları insana ve topluma evrensel kesinlik ve gelecekte daha iyi bir toplumu sağlayacak araçlar sunmaya çalışırken, evrenselliği yakalamıştır. Ama aslında evrenselleşen şey, bilimin siyaset ve ekonomi ile olan ilişkisinden doğan acı sonuçlardır.

Modernite, Postmodernite ve Bauman, Mehmet E. Şimşek, Belge Yayınları

Bilim Nedir, Modern Bilimin Özellikleri, Bilimsel Yöntem Nedir?

Bilim Nedir, Modern Bilimin Özellikleri, Bilimsel Yöntem Nedir?

Bilim Nedir?

Modernitenin bir ayağı akıl (rasyonalizm) ise diğer ayağı kesinlikle bilimdir (ampirizm). Bilginin akıl ve bilime dayandığını anlatan/inanan modern dönem insanı, kutsal metinleri ve mekanları bırakarak özgürleştiğini düşünmüştür. Bilim Nedir? Bilim Nedir, Modern Bilimin Özellikleri, Bilimsel Yöntem Nedir? Bilim; akıllı insanın bir faaliyeti olup, onun kurduğu bu dünya diliyle doğayı, dahası bilimin duyusal sınırlarındaki her şeyi açıklayabilecek (modern insan için bilgi anlaşılacak anlamak bir şey olmaktan çok açıklanacak açıklama bir şey) kutsal mabettir.

Bilim Nedir?

Bilim Nedir?

Felsefe alanında bilginin deneysel bir kaynağı olduğuna dair görüşler; Bacon, Locke, Hume gibi filozoflarca savunulmuştur. Doğa, bilimsel araştırmalar tarafından ele alınan bir mekan/nesne olarak teolojik bakış açısının, yorumların yerine geçmiş ve bilimsel çalışmalar kilise babalarının tahtını yerinden oynatmıştır. Aynı düzlemden bakarsak, bilim tarihinin modern dönemi olan 16. ve 17. yüzyıllarda ortaya çıkan gelişmeler daha manidardır. Nitekim bu yüzyıllara baktığımızda tamamen bilim insanı olarak görülen Kopernik, Galileo, Newton’ın yanı sıra, filozof kimliği ön planda bulunan Bacon’ı görürüz. Klasik bilim anlayışının terk edildiği, bilim alanında devrimsel dönüşümlerin yaşandığı bu yüzyıllarda, kilisenin merkezinde olan bilgi, bir anlamda kilise duvarlarının dışına çıkmıştır. Örneğin; Ortaçağ’ın dünya merkezli evren görüşü, bu dönemde eleştirilerek güneş merkezli evren anlayışına kavuşmuştur. Bir başka deyişle bilgi,

Tanrı merkezli kaynaklı (Tanrı sözü) olmaktan çıkıp insan merkezli (neden sonuç bağıntılı) bir kimlik kazanmıştır.

Bilimsel Yöntem Nedir?

Bilim, deneysel yöntemle ve neden sonuç ilişkisine bakarak açıklamaya çalıştığı her şeyi, bir doğal durum olarak görür ve bunun temelinde ruhani bir güç kabul etmez. Bilimsel Yöntem Nedir? Dolayısıyla bilim; nesnel bilgiyi sağlayan ve ancak ‘nesne’/’olgu’ alanında varlık gösteren bir faaliyettir. Bunun için bilim, metafiziksel, ahlaki veya değer içerikli bir bilginin doğru olabileceğini, dahası bu alanlara dair bir bilgiyi kabul etmez. En azından doğa bilimleri çerçevesinde düşünüldüğünde böyledir. Bilimin dışında kalan, nesnesi somut olmayan alanlar felsefenin, dinin, metafiziğin ilgi alanındadır ve bu alanlara da bilim, itibar göstermemektedir.

Bilimsel Yöntem Nedir?

Bilimsel Yöntem Nedir?

Yukarıda adı geçen bilim insanları çoğunlukla doğa bilimleri alanında çalışmışlardır. Bu kişilerin önemleri az olmamakla beraber, felsefi veya toplumsal bilgi bağlamında Aydınlanmanın kökenindeki temel bilimsel yönü ortaya çıkartan, filozof bir kişilik olarak bilim (felsefesi) alanında fikir vermiş Bacon’ı öne sürebiliriz. Bacon’a göre; bilgi için öncelikle ön yargılardan kurtulmak gerekir. Bacon, bu önyargılara neden olarak ‘idolleri öne sürer. Bacon’a göre, insan zihninde dört idol bulunmaktadır. O, “bunların birincisine soy idolleri, İkincisine mağara idolleri, üçüncüsüne çarşı pazar idolleri, dördüncüsüne tiyatro idolleri adını” verir.

Bacon’ın idollere verdiği isimlerle bir bakıma insan zihninde bulunan ve düşünsel ket vurmalara yol açan durumları ve bunun sosyal yönünü gösterilmektedir. Ayrıca, idollerin terk edilmesi gerektiği ve ancak böylece doğru bilgiye ulaşılacağını savunan Bacon, modern dönemin en çarpıcı sözlerinden biri olan ‘bilgi güçtür’ sözüyle, zaten onun bilimsel bilgiye verdiği önemi göstermektedir. Bacon’ın bilgi/bilim açısından önemini belirleyen Harvey’e göre onun bilime/bilgiye bakışı, onu Aydınlanmanın ilk müjdeleyicilerinden biri kılmıştır.

Modern Bilimin Özellikleri

Modern bilimin özellikleri den öne çıkan, onun Aydınlanma sonrası dönemin toplumunu ve yaşamını tamamen değiştirecek yeniliklere götürmüş olmasıdır. Teknolojik gelişmeler ve devamında sanayileşme, kentleşme gibi sosyolojik kavramlar, bilimsel gelişmeler sonucunda olgunlaşmışlardır. Modern dönemi bu kadar etkileyen bilim şu özelliklere sahiptir:

  1.  Gerçeklik tüm heterojen görünümüne rağmen homojendir; o bir kozmostur; akla uygun bir yapısı vardır; bilimin görevi, gerçekliğin bu rasyonel yapısını gözlem/deney yoluyla ve evrensel doğa yasalarını bularak ortaya koymaktır.
  2. Gerçeklik mekaniktir; doğada her şey bir makine düzeni içinde işler.
  3.  Gelecek ve gidişat bellidir; çünkü doğaya hakim olan yasalar gelecekte de geçerli olacağından, olacak olanı şimdiden tespit etmek mümkündür ve bu husus, bilimin ön deyiler de bulunma ve önceden bilme imkanına sahip olması anlamına gelir.
  4.  Bilim nesneldir; özne olarak gözlemci, nesne karşısında nötrdür ve nesneden kesinlikle ayrı durur; özne ile nesne arasında kesin bir mesafe vardır ve özne nesnesine her türlü teorik kabullerden arınmış olarak çıkabilir.
  5.  Bilimin elde ettiği sonuçlar evrensel ve zorunludur; çünkü tam bir nesnellikle, deneysel ve matematiksel bir yoldan elde edilmiştir.

Bilim Nedir, Modern Bilimin Özellikleri, Bilimsel Yöntem Nedir?

Modernite, Postmodernite ve Bauman, Mehmet E. Şimşek, Belge Yayınları

Yağlı Boya Çiçekli Manzara Resmi Nasıl Yapılır? Çiçekli Kır Resmi

Yağlı Boya Çiçekli Manzara Resmi Nasıl Yapılır? Çiçekli Kır Resmi

Yağlı Boya Çiçekli Manzara Resmi Nasıl Yapılır? Çiçekli Kır Resmi Çizimi

Alacalı bir çayır parçasını resmederken bize en yakın olan çiçeğin rengini ve şeklini açıkça belirtmek lazımdır. Geriye: doğru gittikçe bu renkler silinir ve en nihayet bulunduğu yeşillik içinde kaybolur veya öteki çiçeklerle birlikte bir renk karmaşığı meydana getirirler. Gözümüzü yarı kapayıp bakarsak, geriye doğru bu dizilişi ve kayboluşu hemen görürüz. Pekala yağlı boya çiçekli manzara resmi nasıl yapılır? Çiçekli kır resmi, resmedilecek çiçekler eğer şan veya kırmızı gibi bir tek cins ve renkten ibaretse o zaman geriye doğru uzaklaştıkça rengin kuvveti azalır.

Öndeki çiçeklerin rengi koyu, parlak san veya kırmızı olduğu halde geriye doğru gittikçe bu parlaklık azalır ve silinir. Güzel bir sanat eseri meydana getirmek için koca bir. – çayırlığı resmetmeye hiç lüzum yoktur. Çayırlığın küçücük bir parçasını ele almak ve birkaç otla birkaç çiçeğini resmetmek yeter. Çünkü bu sadelik içinde sonsuz bir güzellik ve çeşitlilik alemi vardır. Tabiattan bu gibi resimler  yaparken başka renklerle karıştırılmadan doğrudan doğruya ve parça parça vurulması gereken renkler varsa onları ilk elde olduğu gibi vururuz.

Çiçekli Manzara Resmi Çizimi Özellikler

Çiçeklerin renklerinde de şekillerinde olduğu gibi fazla teferruata düşmekten sakınmak lazımdır. Gerek çiçek, gerekse sap ve yapraklarda esas rengi belirtmeli; bunun üzerindeki parıltıların, açık ve koyu yerlerin hepsini ortaya koymaya çalışmamalıdır. Çiçeğin altında sapla çiçek tacı arasında hafif bir gölge vardır. Çiçekli kır resmi için bu gölgeler çiçeklere perspektifi ifadesi verirler. Fakat her çiçekte, bir tespihin boncukları gibi bu gölgeleri hep ayni biçim ve kuvvette vurmamak lazımdır.

Çayırın yeşili arasında türlü koyuluklar vardır. Fakat bunu da boyarken tıpkı çiçeklerde olduğu gibi dayanmak, yani sadece esas rengi ve baş­lıca değişiklikleri belirtmek gerektir. En önde çayırın rengine uymayan bir, iki ot bulunsa bile bunları hiç hesaba katmamalı, sadece çayır yeşilinin sı­cağa veya soğuğa kaçan tonların vurmalıyız. İlkbaharda bu yeşiller daha taze, sonbaharda daha donuk olur. Bu belli başlı ton ayrılıkları keskin sınırlar bırakmaktan veya resmi tekdüzen bir renge boyamaktan sakınmalıdır.

 

Yağlı Boya Çiçekli Manzara Resmi Nasıl Yapılır? Çiçekli Kır