Sakıp Sabancı Müzesi

Sakıp Sabancı Müzesi

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Atlı Köşk olarak anılan bina ve daha sonra eklenen galerilerden oluşmaktadır. Zengin bir hat ve resim koleksiyonunu bünyesinde barındıran ve düzenlediği geçici sergilerle birçok ünlü sanatçının eserlerine ev sahipliği yapan bir sanat müzesidir.

Sakıp Sabancı Müzesi Tarihi, Mimari Yapısı, Eserleri

Günümüzde müzenin bulunduğu köşk, 1925 yılında Mısır’lı Hidiv ailesinden Prens Mehmed Ali Hasan tarafından İtalyan mimar Edouard De Nari’ye yaptırılmıştır. Aile tarafından uzun yıllar yazlık olarak kullanılan köşk, sanayici Hacı Sabancı tarafından satın alınmıştır. 1951 yılında Ömer Sabancı tarafından Fransız heykeltıraş Louis Doumas’ın 1864 tarihli bir eseri olan bahçeye dikilen at heykeli ni satın alınması ve köşkte yer verilmesi nedeniyle ev, ‘‘Atlı Köşk’’ olarak anılmıştır. Köşkteki bir başka at heykeli 1204 yılında Haçlılar tarafından yağmalanan Sultanahmet Meydanı’nın nadide eserlerindendir.

Hacı Ömer Sabancı’nın 1966 yılında vefatından sonra, 1974 yılında ailenin en büyük oğlu ünlü iş adamı Sakıp Sabancı köşkü devralmıştır. Sabancı’nın özel zengin bir hat ve tablo koleksiyonuna ev sahipliği yapmaktaydı ve 1998 yılında (Antika mobilyalarla birlikte) bu yapı Sabancı ailesi tarafından müzeye dönüştürülmek üzere Sabancı Üniversitesi’ne verildi. Galeri bölümünün eklenmesiyle 2002’de ziyarete açılan Müze, bugün zengin koleksiyonları, geniş sergi alanları, ev sahipliği yaptığı uluslararası ve ulusal geçici sergileri, konservasyon birimleri, eğitim programları, konser, konferans ve seminerlerle çok yönlü bir müzecilik anlayışını yansıtmaktadır.

Sakıp Sabancı Müzesi Tarihi, Mimari Yapısı, Eserleri

Mimari Yapısı, İç Mekanları

Müze’nin kalıcı koleksiyonuna ev sahipliği yapan Atlı Köşk’ün, “Aile Odaları” olarak aynen korunan mekânları, Osmanlı İmparatorluğu’nda Batılılaşmanın etkisiyle iç mimaride görülmeye başlayan Avrupa kökenli eklektik tarzı yansıtır. SSM Mobilya ve Dekoratif Eserler Koleksiyonu’nu oluşturan değerli Fransız goblen ve ipek döşemeli salon takımları, Napolyon armalı vazolar, ihtişamlı avizeler 19. yüzyılın ortasından başlayıp, 20. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Avrupa’da olduğu gibi İstanbul’da da etkili olmuş bu yaygın modanın seçkin örneklerindendir. Müze’nin bu bölümünde erken dönem Türk resminin örnekleri de tamamlayıcı aksesuarlarla beraber yer almaktadır.

Sakıp Sabancı Müzesi Önemli Eserleri

Müzenin resim koleksiyonu, erken dönem Türk resim örnekleri ile Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde İstanbul’da çalışmış Fausto Zonaro ve Ivan Ayvazovski gibi yabancı sanatçıların eserlerinden oluşuyor. Koleksiyonda eserleri bulunan yerel sanatçılar arasında Osman Hamdi Bey, Şeker Ahmed Paşa, Süleyman Seyyid, Fikret Mualla ve İbrahim Çallı gibi isimler yer alıyor. 1850-1950 yılları arasında yoğunlaşmakta olan koleksiyonda Raphael, Konstantin Kapıdağlı, Osman Hamdi Bey, Şeker Ahmed Paşa, Süleyman Seyyid, Nazmi Ziya Güran, İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Fikret Mualla gibi yabancı sanatçıların eserleri de bulunmaktadır.

Sabancı Ailesi’nin konakta yaşarken kullandıkları Atlı Köşk’ün zemin katındaki üç oda, 18-19. yüzyıl dekoratif sanat eserleri ve mobilyalar bunlarla beraber Müzenin bahçesinde Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait arkeolojik ve taş eserler sergileniyor.

Sakıp Sabancı Müzesi Nerededir, Nasıl Gidilir, Yol Tarifi, Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti

Tam Adresi: Sakıp Sabancı Müzesi Sakıp Sabancı Caddesi, 42 Emirgan 34467 İstanbul

Taksim’den Emirgan’a giden bir otobüse binebilir. Alternatif olarak, Kabataş veya Beşiktaş’tan Dentur Avrasya‘dan Hop On Hop Off Klasik Boğaz turuna binin. Geziyi güzel Emirgan Parkı çevresinde bir yürüyüş ile devam ettirebilirsiniz.

SSM, Pazartesi günleri kapalıdır. Müze, dini bayramların ilk günleri ve 1 Ocak’ta kapalı olacaktır.
Salı – Pazar günleri 10:00 – 18:00 arası
Cumartesi günleri 10:00 – 20:00 arası ziyaret edilebilir.

Tam Bilet- Tek Girişli: 50 TL
Öğrenci Bileti – Tek girişli: 25 TL

Sakıp Sabancı Müzesi Nerededir, Nasıl Gidilir, Yol Tarifi, Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti

Pera Müzesi

Pera Müzesi

Pera Müzesi

Pera Müzesi, 2005 yılında Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından nitelikli ve geniş bir yelpazede kültür-sanat hizmetleri sunmak amacıyla kurulmuş özel bir müzedir. Kurulduğu günden bu yana Beyoğlu’nun simge yapılarından biridir.

Pera Müzesi, Tarihi, Mimari Yapısı, Eserleri

2003-2005 yılları arasında restoratör mimar Sinan Genim tarafından hazırlanan proje çerçevesinde Tepebaşı’ndaki tarihi Bristol Otel’in cephesi korunarak çağdaş ve donanımlı bir müze olarak inşa edilen binada faaliyet göstermektedir.
Suna ve İnan Kıraç Vakfı’na ait “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonlarını ve bu koleksiyonların temsil ettiği değerleri; sergiler, yayıncılık ürünleri, sözlü etkinlikler, film gösterimleri, öğrenme programları ve bilimsel çalışmalar aracılığıyla kamuyla paylaşan, gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan Pera Müzesi, süreli sergileriyle de dünya sanatının önemli isimlerini ağırlamaktadır.
Aralarında Tate Britain, Victoria ve Albert Müzesi, St. Petersburg Rus Devlet Müzesi, JP Morgan Chase Koleksiyonu, New York School of Visual Arts, Maeght Vakfı gibi dünyanın önde gelen müze, koleksiyon ve vakıflarıyla ortak projeler üreten Pera Müzesi, düzenlediği dönemli sergilerle, Jean Dubuffet, Henri Cartier-Bresson, Rembrandt, Niko Pirosmani, Josef Koudelka, Joan Miró, Akira Kurosawa, Marc Chagall, Pablo Picasso, Fernando Botero, Frida Kahlo, Diego Rivera, Goya, Manolo Valdés, Andy Warhol, Cecil Beaton, Alberto Giacometti, Giorgio de Chirico, Sergey Parajanov gibi dünyanın usta sanatçılarının yapıtlarını ülkemiz sanatseverleriyle buluşturmuştur. Açıldığından bugüne her yıl ulusal ve uluslararası eğitim ve sanat kurumlarıyla işbirliği yaparak genç sanatçıları destekleyen sergiler de düzenleyen Pera Müzesi, tüm sergilerini kitaplar, sözel etkinlikler ve öğrenme programlarıyla da zenginleştirmektedir. Dönemsel programları ve etkinlikleriyle dikkat çeken Pera Film ise ziyaretçilere ve sinema meraklılarına, klasiklerden bağımsız filmlere, animasyon ve belgesellere uzanan, kimi zaman sergilere paralel kapsamlı gösterimler düzenlemektedir.
Kuruluşundan günümüze gerçekleştirdiği etkinliklerle Türkiye’nin en nitelikli, öncü ve sevilen müzelerinden biri haline gelen Pera Müzesi kentin bu çok canlı bölgesinde kapsamlı ve çağdaş bir müze-kültür merkezi olarak hizmet vermektedir.

Pera Müzesi, Tarihi, Mimari Yapısı, Eserleri

Mimari Yapısı, İç Mekanları

1893 yılında mimar Achille Manoussos’un İstanbul’un gözde semti Tepebaşı’nda inşa ettiği yapı, Mimar M. Sinan Genim tarafından tümüyle elden geçirilerek iç mekanı modern ve tam donanımlı bir sergi alanına dönüştürmek için büyük tadilatlardan geçmiştir.
Kalıcı koleksiyonlar ilk iki katta sergileniyor; üst üç kat, her zaman aplomb ile sahnelenen ve titizlikle aydınlatılan gezici sergilere ayrılmıştır. Bodrum katındaki geniş bir oditoryum, bir film, konferans ve konser programı için kullanılmaktadır .
Müze katlarının ilkinin büyük bir bölümünde yer alan Anadolu Ağırlık ve Ölçüler Koleksiyonu sergisinde, antik çağlardan 20. yüzyılın başlarına kadar bu topraklarda kullanılan ağırlık ve ölçü birimleri ile terazilerin seçkin örnekleri yer almaktadır. ve çeşitli malzeme ve tekniklerde üretilen ölçüm cihazları. Yaklaşık 10.000 eserden oluşan ve uzun süreli sergilerle bölümler halinde sergilenen Anadolu Ağırlıklar ve Ölçüler Koleksiyonu, özellikle tarih ve arkeoloji severlere hitap eden bir koleksiyon.
Aynı katın diğer tarafında yer alan ve 18. yüzyılın ortalarından 20. yüzyılın başlarına kadar olan süreçte Osmanlı el sanatları ve sanat mozaiğinin önemli bir bölümünü oluşturan Kütahya Çini ve Seramik Koleksiyonu, Osmanlı el sanatları ve sanat mozaiğinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. çarpıcı güzellikteki eserleriyle kültür tarihimizde pek bilinmeyen bir yaratılış alanı ve çok renkli ve çok kültürlü yaşamına yeni bir ışık tutmayı amaçlayarak uzun soluklu tematik sergilerle ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.

Önemli Eserleri

Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı’nın “Oryantalist Resim”, “Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri” ve “Kütahya Çini ve Seramikleri” koleksiyonları ve bu koleksiyonların temsil ettiği değerler, sergiler, yayın ürünleri, sözlü etkinlikler, eğitim faaliyetleri ve bilimsel çalışmaları bünyesinde barındırmakta.
Büyük Osmanlı ressamı ve arkeolog Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi, belki de müzenin en ünlü tablosu. Ziyaretçilere aynı zamanda Osman Hamdi Bey’in kurgusal çalışma ortamını ve çok sevilen tablosu Kaplumbağa Terbiyecisi’ni sanal gerçeklik teknolojisi aracılığıyla deneyimleme fırsatı veriyor.

Pera Müzesi Nerededir, Nasıl Gidilir, Yol Tarifi, Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti

Şehrin göbeğinde bulunan kültür merkezi, İstanbul’un Şişhane yerleşkesindedir.

Tam adresi: Meşrutiyet Caddesi No:65 34430 Tepebaşı – Beyoğlu – İstanbul

Metro ile Yenikapı – Hacıosman (M2) hattında, Şişhane durağında inin. Şişhane çıkışını kullanın ve Meşrutiyet Caddesi üzerinde ilerleyin. Pera Müzesi 10 dakika yürüme mesafesinde.

Otobüs ile Tarlabaşı Bulvarı, İngiltere Başkonsolosluğu önündeki Tepebaşı-Beyoğlu otobüs durağında inin. Pera Müzesi 5 dakika yürüme mesafesinde.

Giriş Ücretleri

Tam: 25 TL

İndirimli: 10 TL (12 yaş üstü öğrenciler, öğretim görevlileri, 60 yaş ve üstü)

Pera Müzesi her cuma 18.00-22.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Müze, Dini bayramların birinci günü ve her yıl 1 Ocak’ta kapalıdır.

Pera Müzesi Nerededir, Nasıl Gidilir, Yol Tarifi, Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sanat Tarihçisi, Arkeolog, Müzeci, Ressam, Mimar Osman Hamdi Bey tarafından 1882’de Mekteb-i Sanayi-i Nefise-i Şahane adıyla kuruldu ve 2 Mart 1883’te 8 eğitmen ve 20 öğrencisi ile öğretime başladı. Türkiye’de kurulan ilk Sanat ve Mimarlık yüksekokuludur.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tarihi, Bugünü

1883’de Sanâyi-i Nefîse Mektebi, Arkeoloji Müzesi’nin karşısındaki binada, sekiz kişilik öğretim kadrosu ve yirmi bir öğrenci ile Resim, Heykel ve Mimarlık öğretimine başladı. Başlangıçta Ticaret Bakanlığı’na bağlı olan kurum 1886’da Eğitim Bakanlığı’na bağlandı.
1914’de Kadın öğrenciler için sadece resim ve heykel bölümlerini kapsayan İnâs Sanâyi-i Nefise Mektebi öğretime başladı.
Türkiye’de ilk sanat ve mimarlık yüksek okulu olan kurum, 1928’de Güzel Sanatlar Akademisi adını aldı ve böylece Türkiye’de akademi unvanını alan ilk yükseköğretim kurumu oldu.
Güzel Sanatlar Akademisi, 1969’da bilimsel özerkliğe kavuştu. Kurum bundan sonraki etkinliklerini İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi adı altında sürdürdü. Daha önceleri İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, sonradan da Atatürk Kız Lisesi olarak kullanılan Adile Sultan Sarayı, Güzel Sanatlar Akademisi’ ne verildi. Akademi’nin yanybaşında bulunan bu binanın restorasyonu ve araya inşa edilen kütüphane aracılığıyla ana bina ile bütünleştirilmesi 1975 yılına kadar sürdü. Bina bu tarihte öğretime açıldı. Türk Film Arşivi, Güzel Sanatlar Akademisine bağlanarak, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Film Arşivi adını aldı.

Üniversiteye Dönüşmesi

Kurum, 20 Temmuz 1982’de üniversiteye dönüşerek Mimar Sinan Üniversitesi adını aldı. 2004’de adına güzel sanatlar kelimeleri eklendi.
Bugün, merkez kampüsü İstanbul Fındıklı semtinde bulunan devlet üniversitesi tarihi mimari yapısıyla, uygulamalı atölye dersleri ve köklü tarihi ile İstanbul’un gözde okullarından biri olarak eğitim vermeye devam ediyor.

Güzel Sanatlar Üniversitesi Bölümleri

Sinema ve Televizyon, Sanat Tarihi, Tarih, Mimarlık, Türk Dili ve Edebiyatı, Endüstriyel Tasarım, İç Mimarlık, Matematik, Sosyoloji, İstatistik, Şehir ve Bölge Planlama, Arkeoloji, Felsefe, Fizik, Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım, Mimari Restorasyon, Giyim Üretim Teknolojisi.

Üniversite güzel sanatlar alanında eğitim almak isteyen birçok gencin hayalini süslemektedir.

İstanbul Modern

İstanbul Modern

Türkiye’nin sanatsal yaratıcılığını ve kültürel kimliğini ulusal ve uluslararası sanat ortamıyla paylaşmak amacıyla 2004 yılında Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi olarak kurulan İstanbul Modern, disiplinlerarası etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır.

İstanbul Modern Sanat Müzesi Tarihi, Mimari Yapısı, Eserleri

Türkiye’nin modern ve çağdaş sanatlara adanmış ilk özel müzesi olan İstanbul Modern, halk arasında sanata olan ilgiyi artırmak amacıyla 2004 yılında kuruldu. İstanbul Boğazı’nın Avrupa kıyısında yer alan müze, kısa sürede her yaştan ve her türden insanın bir araya gelerek kültürü günlük yaşamlarının bir parçası haline getirdiği çok boyutlu bir merkez haline geldi.

Müzenin tohumları, 1987 yılında, 1. Uluslararası Çağdaş Sanat Sergileri’nde, bugünkü adıyla Uluslararası İstanbul Bienali’nde atıldı. Serginin İstanbul sanat ortamına getirdiği ilgi ve dinamizmden etkilenen İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın kurucusu Dr. Nejat F. Eczacıbaşı, İstanbul’da daimi bir modern sanat müzesi kurmak üzere harekete geçti.

Uzun bir arayış sonrasında Haliç’te, 19. Yüzyıl sanayi alanı olan Feshane, çağdaş sanat müzesine dönüştürüldü. Bina, 1991 yılında 3. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yaptı, fakat uzun vadeli proje gerçekleşemedi. O günden bu yana pek çok projeyle İstanbul’da bir modern sanat müzesi düşünün gerçekleşmesi denendi, ancak uygun bir mekân bulunamadığından girişimler sonuca ulaşamadı.

Proje, 2003 yılında 8. İstanbul Bienali’nin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi’nin yanında yer alan dört numaralı gümrük antreposunu ana mekânı olarak kullanmasının ardından yeniden gündeme geldi.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan antreponun daimi olarak kullanılmasını onayladığında, müze projesinin önündeki ana engel kalkmış oldu. T.C. Denizcilik İşletmeleri için kuru yük antreposu olarak inşa edilmiş olan 8000 m2’lik bina, Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından, tam donanımlı, modern bir müzeye dönüştürüldü.

Türkiye’nin ilk modern ve çağdaş sanat müzesi olarak 14 yıl boyunca faaliyetlerini bu binada sürdüren İM, Mayıs 2018 itibariyle Beyoğlu’ndaki geçici mekânına taşındı.

Meşrutiyet Caddesi’ndeki tarihi Union Française binası, İstanbul Modern’in Galataport sahası içinde yer alan ve müzenin kurucu sponsoru Eczacıbaşı Topluluğu ile ana sponsoru Doğuş Holding – Bilgili Holding’in ortaklaşa katkısıyla yapılacak yeni binası tamamlanana kadar tüm faaliyetlerini eksiksiz olarak sürdüreceği bir biçimde hazırlandı.

İstanbul Modern Sanat Müzesi Tarihi, Mimari Yapısı, Eserleri

Modern Sanat Müzesi Mimari Yapısı, İç Mekanları

İstanbul Modern’in 3 yıl boyunca faaliyetlerini eksiksiz olarak sürdüreceği geçici mekânı, kültür ve sanatın kalbi Beyoğlu’nda yer alıyor. Meşrutiyet Caddesi’ndeki Alexandre Vallaury imzasını taşıyan Union Française binası,19. yüzyılın sonunda İstanbul toplumsal hayatında önemli bir grup halini alan Fransızlar için lokal olarak inşa edilmişti. Bina şu anda müzenin geçici mekânı olarak sanatseverlere hizmet vermektedir.

İstanbul Modern Sanat Müzesi Eserleri

Müzede 1950 sonrası Türkiye sanat ortamındaki soyut ve figüratif resmin gelişimi, kronolojik bir akış içerisinde, ikonik örnekler üzerinden sunuluyor. Koleksiyonu geometrik ve lirik bir yaklaşım ekseninde temellenen soyut resmin Anadolu ve İslam kültüründen beslenen görsel ve düşünsel etkilerini görünür kılıyor. Koleksiyon figüratif resmin toplumsal gerçekçi örneklerinden 1970’li yılların Yeni Figüratif yaklaşımlarına ve 1980’li yılların dışavurumcu ve kavramsal örneklerine, çağdaş sanat dünyasının doğa ve çevre üzerinden şekillenen farklı yapıtlarını bir araya getiriyor. Müze resim, heykel, video, fotoğraf gibi farklı disiplinlerde doğanın kültürel yansımalarının izini süren, çevre sorunlarına duyarlı sanatçıların yakın dönemde üretilmiş çalışmalarına odaklanıyor. Bu seçim ve sergileme doğanın yitimine, kaynakların tükenmesine ve çevre sorunlarının önlenemez artışına dikkat çekmek isteyen bir yaklaşımla, farklı kuşaklardan sanatçıları bir araya getiriyor.

İstanbul Modern Sanat Müzesi Nerededir, Nasıl Gidilir, Yol Tarifi, Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti

Tam adresi: Asmalımescit Mahallesi Meşrutiyet Caddesi, No:99 Beyoğlu, İstanbul, Türkiye

Metro ile M2 hattını kullnanarak Şişhane istasyonundan, Karaköy’den Tünel tramvayını kullanarak,
Otobüsle Şişhane 1 ve 2 duraklarından yürüme mesafesinde ulaşım sağlayabilirsiniz.

Pazartesi hariç haftanın her günü açık olan müze her yıl 1 Ocak’ta ve dini bayramların ilk günlerinde kapalıdır.

Salı – Cumartesi : 10:00 – 18:00
Pazar : 11:00 – 18:00

Giriş ücreti Tam: 35 TL
İndirimli (Öğrenci, Öğretmen, Emekli ve 65 Yaş Üstündekiler): 20 TL

İstanbul Modern Sanat Müzesi Nerededir, Nasıl Gidilir, Yol Tarifi, Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti

Vatikan Müzeleri

Vatikan Müzeleri

Vatikan Müzeleri

Vatikan Müzeleri, Vatikan Şehri kompleksindeki halka açık sanat ve heykel müzeleridir. Vatikan Sarayı’nın eski kanatlarında bulunuyorlar. Vatikan Müzeleri, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi çeken dünyanın en çok ziyaret edilen yerlerinden biridir.

Vatikan Müzesi Tarihi, Mimari Yapısı, Eserleri

Eserlerin çoğu, Papa II. Julius tarafından toplandı.Ancak Julius’un en önemli katkısı, Rönesans sanatının hamisi olmasıydı. Julius, Aziz Petrus Bazilikası’nı yeniden inşa etti. Michelangelo’nun Sistine Şapeli ve Raphael Odalarını görevlendirdi. 1506’da Vatikan Müzeleri’ni kurdu.
Vatikan’daki eserler, Batı sanatının paha biçilmez güzelliklerini taçlandırıyor. Roma İmparatorluğu’nun yükselişi ve çöküşü, Katolik Kilisesi tarihi ve Rönesans’ın doğuşu hakkında hikayeler anlatan tarihin bir kanıtıdır.

Vatikan Müzesi Tarihi, Mimari Yapısı, Eserleri

Vatikan Müzeleri aslen klasik heykel koleksiyonları olarak doğdu. Bunun nedeni, Papaların kendilerini Roma tarihinin meşru mirasçıları olarak görmeleridir. Pagan şehri Hıristiyan olmuştu, Augustus ve Trajan imperium’u Katolik ve Apostolik Kilisesi’nin imperium sinüs cezasıyla birleşmişti. Bu nedenle Roma uygarlığının anıtları korundu, korundu ve Tanrı’nın daha büyük yüceliğine ve Kilise’nin onur ve ihtişamına değer verildi.
1506’da Vatikan Müzeleri’nin klasik eserlerinin ilk çekirdeğine ev sahipliği yapan bugün Sekizgen Avlu olan Heykeller Avlusu’dur.

Vatikan Müzeleri Önemli Eserleri

Mısır Sanatı Müzesi, çeşitli sergi salonları arasında sayısız heykel, lahit ve mumya, Mezopotamya çivi yazılı tablet ve mühür örneği sergiliyor. Resim Galerisi ( Pinacoteca ) Giotto, Caravaggio, Beato Angelico, Perugino, Leonardo, Titian ve Raphael’in eserlerini içerir.
Vatikan Saraylarında ziyaretçilerin girmesine izin verilir Raphael’in Odaları , sanatçı tarafından 1508 ve 1524 yılları arasında gerçekleştirilen güzel fresklerle dekore edilmiştir.
Ancak asıl cazibe, aralarında Perugino, Botticelli, Rosselli ve Ghirlandaio’nun da bulunduğu birçok sanatçının katkılarıyla elde edilen harika bir başyapıt olan Sistine Şapeli’dir.
En ünlü katkı kuşkusuz Michelangelo’nun tavanı ve sunağın arkasındaki Son Yargı ile birlikte yaptığı resimdir.
Sistine Şapeli, sadece muhteşem dekorasyonuyla değil, aynı zamanda Papalık Toplantısının yapıldığı yer olmasıyla da dünya çapında tanınmaktadır.

Vatikan Müzeleri Müzesi Önemli Eserleri

Müzenin Mimari Yapısı, İç Mekanları

Mısır ve Etrüsk Müzeleri

Gregoryen Mısır Müzesi ve Gregoryen Etrüsk Müzesi, Papa Gregory XVI tarafından 1839 ve 1837’de Papalık Müzeleri’nin antika koleksiyonunu tamamlamak ve Akdeniz kültürünün gelişimi için çok önemli olan bu iki medeniyete geniş bir bakış açısı kazandırmak için kuruldu.

Pio Clementino Müzesi

Pio Clementino Müzesi, Vatikan’ın Antik heykel koleksiyonunun kalbidir ve bir Sanat Müzesi olarak tasarlanan ilk binalardan biridir. Vakıf, Clement XIV (1769-1774) ve Pius VI (1775-1799) papalıklarına kadar uzanıyor, ancak orijinal koleksiyon, Rönesans’ta zaten ünlü Belvedere avlusunda bulunuyordu. Laocoon, Apollo del Belvedere ve Torso gibi heykeller, nesiller ve nesiller boyunca sanatçı ve uzmanlar tarafından incelenmiş ve güzellik kanonunun Avrupa Sanatına gelişimi için en önemli örnekler haline gelmiştir.

Chiaramonti Müzesi

Chiaramonti Müzesi, adını Papa Pius VII Chiaramonti’den almıştır ve Napolyon’a karşı savaşın dramatik yıllarında 1806’da açılmıştır. Birçok sanat eseri Fransa’ya getirildi ve hatta Papa’nın kendisi bile 1809’da Fransız imparatoru tarafından hapsedildi. Napolyon’un düşüşüyle ​​birlikte, zamanının en ünlü heykeltıraşı Antonio Canova, elinden alınan tüm sanat eserlerinin kurtarılması ve bu yeni salonda sergilenmesi için seçildi. Yaklaşık 1.000 parça antika, Roma portre büstlerinin olağanüstü koleksiyonuna özel bir ilgi gösterilerek nihayet sergilendi.
Yeni kanat, Fransa’nın el koyduğu tüm sanat eserleri Roma’ya geri döndüğünde Chiaramonti Galerisi’ne eklendi. Mimar Raffaele Stern, birincil amacı sanat eserlerinin daha iyi meyvesini vermek olan bir bina tasarladı. Mükemmel doğal aydınlatma, Prima Porta’nın Augustus’u ve Giustiniani Athena gibi başyapıtlara hayran olmaya hala yardımcı olur.

Vatikan Müzesnin Mimari Yapısı, İç Mekanları

Lapidary Galerisi

Lapidary Gallery, 16. yüzyılda Bramante tarafından Papa II. Julius için inşa edilen ve sayısız özlü yazıt koleksiyonundan oluşan bir koridor olan Ambulacrum Iulianum’da sergileniyor. Bölüm normalde ziyaretçilere kapalıdır.

Gregoriano Profano Müzesi

Gregoriano Profano Müzesi, 1844 yılında Gregory XVI tarafından kurulmuştur ve o dönemin arkeolojik kazılarının bulgularına ev sahipliği yapmaktadır. Özellikle ilginç olan, Yunan orijinallerinin bazı İmparatorluk Roma dönemi kopyaları ve mezar mermerleri koleksiyonudur.

Lapidario Profano eski Lateranense

Lapidario Profano ex Lateranense, 1981 yılında Lateran’daki papalık sarayından transfer edildikten sonra Vatikan Müzeleri’nde sergilenen Roma yazıtlarından oluşan bir koleksiyondan oluşur.

Pius-Hıristiyan Müzesi

Pius-Hıristiyan Müzesi, Roma’daki erken Hıristiyanlık çağının sanat eserlerini barındırmak için Papa Pius IX tarafından yaratılmıştır. Resmi olarak 1854 yılında kurulan Müze, iki yıl önce kurulan Papalık Kutsal Arkeoloji Komisyonu tarafından kazılan sanat eserlerinin hemen sergi alanı haline geldi. Önemli lahit koleksiyonunun yanı sıra “ikonik” Good Shepard heykeli de görülmeye değer.

Christian Lapidarium ve Yahudi Lapidarium

Christian Lapidarium ve Yahudi Lapidarium, her ikisi de Lateran Sarayı’ndaki eski evlerinden Vatikan’a aktarılan iki eski yazıt koleksiyonudur. Roma’daki erken Hıristiyan ve Yahudi dünyasının eşsiz bir “mermer taş kütüphanesini” temsil ediyorlar.

Pinakoteka

Pinacoteca kelimenin tam anlamıyla “boyalı tahtalar için sandık” antik Yunan dilinden bir kelimedir ve Müzenin bu bölümünü mükemmel bir şekilde tasvir eder. Kronolojik olarak dağıtılan 460’tan fazla resim, Hıristiyan resim sanatının orta çağlardan 19. yüzyıla kadar olan gelişimini anlatıyor. Giotto, Fra Angelico, Perugino, Leonardo, Tiziano gibi sanatçıların eserleri ve açıkçası Raphael’in başyapıtları var, örneğin son eseri, Transfiguration ve Peter ve Paul’un hayatlarını belgeleyen muhteşem duvar halıları.

Etnoloji Müzesi

Vatikan Etnoloji Müzesi, kökenini 1925’te Papa Pius XI tarafından düzenlenen geçici bir sergiden alır. Etkinliğin muazzam ve beklenmedik başarısı, Papa’yı onu kalıcı hale getirmeye ikna etti. Koleksiyon günümüzde dünyanın en çeşitli ve kapsamlı koleksiyonları arasındadır.

Araba Köşkü

Araba Köşkü, 16. yüzyıldan modern zamanlara kadar papalık hareketliliğinin tarihini gösterir. Eski lüks arabalar, son yıllarda papalara bağışlanan ünlü arabalarla birlikte sergileniyor.

Hıristiyan Müzesi

Hristiyan Müzesi, şu anda Sistine şapelinden Müze çıkışına giden koridor olarak kullanılan yeni Belvedere Avlusu’nun batı galerilerine dağıtılmıştır. Sergilenen dini nesneler, erken Hıristiyanlıktan modern Katolik dünyasına kadar inanç ve kültür tarihine odaklanmıştır.

Küfür Müzesi, Vatikan Müzesi

Profane Müzesi 1761 yılına kadar uzanır ve halka açılan ilk koleksiyonlardan biridir. Clementine galerilerinde bulunur ve kameolar, fildişi ve bronz gibi Hıristiyan olmayan değerli ürünleri sergiler. Mücevher kuşkusuz, müzenin açılışı için Papa Clement XIII için tasarlanan mükemmel korunmuş bir “eski eserler dolabı” olan Hall olarak adlandırılır.

Aldobrandini Düğününün Odası

Aldobrandini Düğün Odası, adını bir zamanlar Aldobrandini ailesine ait olan ve Roma imparatorluğunun en etkili tablolarından biri olan ünlü Roma freskinden alır. Diğer antik freskler ve mozaikler, bu odayı Romalı sanatseverler için benzersiz bir hale getiriyor. Odadan Aziz Petrus’un kubbesinin muhteşem bir manzarası vardır.

Aziz Peter Şehit Şapeli

Aziz Petrus Şehit Şapeli, Sistine Şapeli çıkışının hemen önünde yer almaktadır. Giorgio Vasari ve öğrencisi Jacopo Zucchi tarafından 1570 civarında boyanmıştır.

Çağdaş Sanat Koleksiyonu

Çağdaş Sanat Koleksiyonu, 1973’te Papa Paul VI tarafından açıldı ve şu anda yaklaşık 8.000 eserden oluşuyor. İzleyiciye antik ve modernin olağanüstü bir karşıtlığını veren, kısmen Papa Borgia’nın muhteşem Rönesans dairesinin içinde yer almaktadır. Van Gogh, Bacon, de Chirico, Chagall, Morandi ve bu 20. yüzyıl sanat koleksiyonunu İtalya’nın en önemli koleksiyonlarından biri yapan diğer birçok sanatçının başyapıtlarını içeriyor.

Vatikan Müzesi

Sistine Şapeli, Vatikan Müzeleri

Sistine Şapeli, muhtemelen tüm İtalyan Rönesansının en görkemli şaheseri ve tüm Avrupa sanatının en önemli sanat eserlerinden biridir. Şapel, Papa IV. Sixtius tarafından yaptırılmıştır ve halen onun adını almaktadır. Şapelin yan duvarlarına Botticelli, Perugino ve Ghirlandaio gibi sanatçılar tarafından 1481-1482 yıllarında fresklenen Musa ve İsa hikayelerinin yer aldığı tabloları da görevlendirdi. Aynı yerde, ancak bir nesil sonra, Roma’da Papa II. Julius tarafından tavan dekorasyonunun komisyonu için seçilecek olan Michelangelo idi. Toskanalı sanatçı, esasen bir heykeltıraş olsa bile, orada en yüksek şaheseri olarak kabul edilen bir fresk resmi yarattı: “la Volta” (tavan), devasa Peygamberler ve Sybil’lerle çevrili Tekvin’in (1508-1512) hikayelerini temsil ediyor. 25 yıl sonra Michelangelo şapelde tekrar çalıştı ve bu kez Hıristiyan Kurtuluş tarihinin sonunu temsil etti: Son Yargı, papa III.

Raphael’in Odaları

Raphael’in Odaları, Papa II. Julius ve haleflerinin daireleridir. Şu anki isimleri, 1508-1524 yılları arasında dört odayı (Konstantin Salonu, Heliodorus Odası, Segnatura Odası, Borgo’daki Ateş Odası) atölyesiyle birlikte dekore eden Raphaël’den geliyor. Proje, çalışma hayatının çoğunu işgal etti ve Yüksek Rönesans tarihinde bir dönüm noktası oldu. Raphael ile sanat, sonunda Antika sanatının ulaşılmaz kalitesine ulaştı ve onu aştı.

Borgia Dairesi

Borgia Apartmanı, İspanyol Papa Alexander VI Borgia için dekore edilmiştir. Amerika’nın keşfedildiği gün Peter’ın tahtına oturan bu efsanevi papa, muhtemelen o tahtta oturan en kötü günahkar olarak da ünlüdür.
Dairelerin altı alanı Pinturicchio (1492-1494) ve okulu tarafından dekore edilmiştir ve sanatının mutlak zirvesidir. Yaldızlı Antik Roma süs motifleri, azizlerin hikayeleri ve Papa Alexander VI’nın şaşırtıcı bir portresi, bu odaların ziyaretini gerçek bir zorunluluk haline getiren parlak ve sarsıcı renklere ustalık becerileri ile detaylandırılmıştır.

Niccoline Şapeli

Niccoline Şapeli, adını Papa Nicholas V’e borçludur ve Beato Angelico tarafından 1448 civarında yapılan fresk resimleriyle tamamen dekore edilmiştir. Şapel, Raphael Odaları ile aynı seviyededir ancak genellikle ziyaretçilere yakındır.

Urban VIII Şapeli

Urban VIII Şapeli, oda Papa Urban VIII’in talebi üzerine sadece 1631’de özel bir şapel haline gelmişse de Rönesans dairelerinde yer almaktadır. Tavan tamamen sıva ve İsa’nın Tutkusu Hikayelerini tasvir eden fresklerle dekore edilmiştir, iki yazar Alessandro Viviani ve Pietro da Cortona’dır, duvarlar ise değerli süslü ve damgalı deri ile kaplıdır.

Immaculate Conception Odası

Immaculate Conception Odası, 8 Aralık 1854’te Papa Pius IX tarafından yapılan Immaculate Conception dogmasının ilanını kutlamak için Francesco Podesti tarafından fresklenmiştir. Dogmanın teolojik yönlerini anlatan güzel resimler, dört duvarı ve tonoz yerde iken, orijinal olarak Ostia antica’dan gelen bir Roma tam renkli mozaiği kuruldu.

Chiaroscuri’nin Odası

Chiaroscuri Odası, ortaçağ sarayının kalbinde yer almaktadır. Raphael tarafından yapılan bir dizi Havariler ve Azizler ile dekore edilmiş ve birkaç on yıl sonra Zuccari kardeşler tarafından şiddetle yeniden boyanmıştır. Raphael’in orijinal bir projesinin ardından Papa Leo X Medici’nin devasa bir arması olan ahşap kesonlu tavan da dikkat çekicidir. Oda genellikle ziyaretçilere kapalıdır.

Vatikan Müzeleri Nerededir, Nasıl Gidilir, Yol Tarifi, Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti

Adres : Via Vaticano, 00165 Roma
Vatikan müzelerine yürüyerek, metroyla veya otobüsle ulaşılabilirsiniz. Metro durakları Ottaviano ve Cipro’dur.
Salı’dan Cumartesi’ye, 09:00 – 18:00
Giriş ücreti 17 Euro
Müzeler her ayın son Pazar günü 09.00-14.00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.
Vatikan’da katı bir kıyafet kuralı vardır, şort yok, şapka yok, göğüs dekoltesi yok, çıplak omuz yok. Yazın oradaysanız, klima yoktur ve bunaltıcı gelebilir.

Vatikan Müzeleri Nerededir, Nasıl Gidilir, Yol Tarifi, Ziyaret Saatleri, Giriş Ücreti