tarafından Arthipo | 25 Aralık 2016 | Resim Malzemeleri
Beyaz Rengin Elde Edilmesi, Beyaz Nasıl Yapılır? Yağlıboya Resimde Kullanılan Beyaz Renkler: Blanc d’Argent, Çinko Beyazı, Çin Beyazı, Titanyum Beyazı
Renklerin elde edilmesi emek isteyen işlerdir. Beyaz rengin elde edilmesi, beyaz nasıl yapılır, Blanc d’Argent, ham maddeleri nelerdir? Beyaz renk elde etmek için kullanılan teknikler nelerdir, konusunu incelemeye çalışacağız.
Beyaz Renkler
Blanc d’Argent (Kurşun Üstübeci)
Gümüşi beyaz (üstübeç), Blanc d’argent: Bu boya, kurşunun sirke buharında okside olması ile elde edilir. Gayet zehirli olduğundan kullanılmasında dikkatli olmak gereklidir. Kurşun oksidi olan bu boyaların toz olarak pastel boyalarında ve tempera ile sulu boyalarda kullanılması zararlıdır. Yağlıboya olarak ise dikkat etmek suretiyle kullanılması mümkün olmakla beraber diğer boyalarla karışımlarının bilmek suretiyle iyi neticeler almak mümkündür. Kurşun beyazının kızdırılması ile sarı bir renk elde edilir ve soğuyunca da tekrar beyaz hale gelmez. Eğer* kurşun beyazının içinde yabancı maddeler mevcut ise kızdırıldığı zaman belli olur.

Kurşuni Beyaz, Blanc d’Argent, beyaz nasıl yapılır?
Kurşun beyazı, içinde kükürt bulunan boyalarla karışınca kararır. Bu kararma, yalnız karıştırılmakla değil, dıştan gelen kükürt dumanı veya havadaki gazlarıi tesiri ile de olabilir. Ayrıca kurşun beyazı bazı renklerle karışmadığı gibi bazılarım da bozmaktadır. Örneğin, koyu kırmızı (Garance) ile karışınca rengini tamamen soldurur. Blanc d’argent’ın zehirli oluşu dolayısıyla kullanılırken dikkatli olmak gerekir. Ekseriya yapıldığı gibi, fırçaları arapsabunu ile yıkamak doğru değildir, günkü kirlenmiş fırçadaki kurşun beyazı sabunla hamur baline gelerek el ve parmaklardaki çatlakların içine girebilir ve kana karışarak zehirlenmelere sebep olabilir.
Beyaz Rengin Elde Edilmesi
Yağlıboya resimde kullanılan beyaz renkler elde edilmesi eğer fırçayı daimi olarak bu şekilde yıkamak adet edinilirse elde hiç çatlak olmasa dahi zehirin tesiri vücutta , kendini gösterir. Bütün bu kusurlarına rağmen gümüş beyazı (kurşun üstübeci) yağlıboya resimde önemli bir yer alır. Kurşun üstübeci keten yağı (pişmemiş bezir) yani zeyrek beziri ile karıştırılırsa zamanla sararır. Fakat haşhaş yağı ile karışmışından daha çabuk kurur. Bu bakımdan kurşun üstübecini haşhaş yağı ile Karıştırıp beyaz boya yapmak daha isabetli olur.
Ayrıca çiğ bezirle yapılmış boyanın nahoş bir kokusu vardır. Bunun için Zeyrek bezirini balmumu ile karıştırmak (yağ içinde balmumunu ateşte eritmek gerekir.) Hem sararmayı önler, hem de boyayı hamur haline getirir.. Kurşun üstübecinin tempera ya da sulu boya kullanılması zehirli olması yüzünden mahzurludur. Bunun yanında su katarak kullanılan toz kurşun üstübeci, yağ ile ‘ karışımından daha cıvık olduğundan başka renklerle daha çabuk karışır ve bozulması kolaylaşır. Kurşun üstübecinden yapılmış olan beyaz boyanın sakız gibi beyaz güzel bir rengi vardır. Bu güzel renk, kükürtlü olan kadmiyum sarısı (Jaune de cadmium), koyu deniz mavisi (outremer) karıştırılırsa boya karışımı kararır. Fakat içinde kükürt olan bu boyaların, bünyelerindeki kükürt iyice yıkanıp temizlenirse bunların bu beyazla karışımında her hangi bir kararma olmaz. Havadaki kükürtlü gazlara karşı resmi muhafaza etmek için resme vernik sürmek faydalıdır.

Titanyum beyaz
Ayrıca koyu ve açık kırmızı renkler (garance ve rouge de satume) üzerine kurşun üstübeçi (Blanc d’argent) m fena tesirlerini unutmamak gereklidir.
Çinko Beyazı
Blanc de Zinc (çinko beyazı) beyaz nasıl yapılır? Bu beyazın renkler üzerine hiçbir zararlı tesiri yoktur. Bu boyadan zehirlenme tehlikesi olmadığı gibi, kükürt içeren olan boyalarla karıştırıldığı zaman da bozulmaz. Buna karşılık mahzurları kapatıcı karakteri olmayıp şeffaf oluşudur. Yağla karışmış boya olarak geç kurur ve çatlamaya meyillidir. Fakat suluboya ve guaş gibi boyalar olarak kullanılmasında zararlı olmadığı gibi zehirli de değildir.

Çinko Oksit Beyazı
Su ve tutkallı su ile yapılmış boya halinde kullanıldığında kurşun üstübeci gibi örtücü bir özelliği vardır. Suda eritilmiş çinko üstübeci güneşe bırakılırsa hafif surette kararabilir. Fakat tekrar karanlığa bırakılırsa hafif surette kararabilir. Beyaz Rengin Elde Edilmesi. Fakat tekrar karan* lığa bırakılırsa eski halini alması gibi kendine has bir karakteri vardır. Yağla karıştırıldığında sarı bir hal alırsa, bunun boyanın, bozukluğundan değil, yağın sararttığını düşünmelidir.
Eğer çinko beyazı açıkta bırakılırsa irmik gibi bir hal alır. Bu bakımdan kapalı kavanozlarda saklamak yerinde olur. Eğer ateşte kızdırılırsa limon sarısı (Jaune de Citron) olur. Yağla karıştırıldığı zaman % 30 yağ yer. % 2 balmumu yağlı boya için katılır. Tüplere koyulmadan evvel, 12 saat boyanın bekletilmesi ve tekrar ezilmesi gereklidir. Böylece ikinci karma sırasında bir o kadar daha çinko beyaz eklenir. Eğer bekletilip bu ikinci karıştırma ve ek yapılmazsa boya tüpten, akarak çıkar. Beyaz Nasıl Yapılır: Yağla karıştırıldığında kurşun beyazı boyasından daha az sararır. Çinko üstübeci bütün tekniklerde kullanılabilir.

Çin Beyazı
Prusya mavisinin rengini almak gibi bir zararı mevcuttur. Fakat karanlıkta eski rengini tekrar kazanır. Fakat bu hadise ancak camlanmış resimlerde cam resme değdiği zaman meydana gelir. Bununla beraber yağla karıştırıldığı takdirde çinko üstübecinin yukarıda sayılan zararları kalkar. Bu üstübeç astar yapmada da kullanılır. Tabaka tabaka çalışıldığı takdirde alt tabakalarda çinko üstübeci ile yapılan karışımlar çatlamaya sebep olur. Çünkü sürülen tabakanın tamamen kuruması uzun zaman istemektedir. Fakat çinko üstbeci ile yapılan yağlı boya hiçbir zaman tamamen kurumaz Beyaz Rengin Elde Edilmesi, Yağlıboya Resimde Kullanılan Beyaz Renkler.
tarafından Arthipo | 25 Aralık 2016 | Resim Malzemeleri
Toz Boyalar Hakkında Bilgi, Toz Pastel Boyalar Nasıl Uygulanır?
Yazının konusu sizlere toz boyalar hakkında bilgi vermektir. Resim yapmak için kullanılan boyalar, organik ve anorganik olmak üzere iki çeşittir. Organik boyalara (pigment) denir. Bunlar, çeşitli renkli maddeleri ihtiva eden nebatlar ile renkli kabukları olan hayvanlar ve bazı hayvanların çıkardıkları dışkıdan elde edilirler. Anorganik boyalar ise çeşitli renkli bünyeleri olan taşlar, renkli kil ve topraktan elde edilir. Anorganik boyalar pigmentlere yani organik boyalara nazaran daha dayanıklıdırlar.
Eskiden bazı nebatlardan elde edilen boyalar bugün sun’i olarak yapılmaktadır. Fakat eski üstatlar da bazı boyaların, örneğin kurşun beyazını, Napoli sarısını, bakır oksidi ve zaçyağı renklerini sun’i olarak elde etmek zorunda kalmışlardır. Esasen renklerin iyi bir şekilde asırlara mukavim oluşları eski üstatların bu renkleri daha iyi yaptıklarından değil yalnız ve yalnız bu renklerin kullanılması hususunda iyi bir işçiliğe ve bilgiye sahip olmalarındandır.

Toz Boyalar Nasıl Yapılır?
Renklerin kararması
Doerner, renkleri karartan şeyin, renkli bünyelerin kötü olmasından ziyade bu renkli bünyelerin boya haline getirilmesinde kullanılan yapıştırıcı maddelerden ileri geldiğini yazmaktadır. Ayrıca ressamların çeşitli usullerle istihsal’edilen değişik renkleri kullanmasında sakınca vardır. Çünkü bazen harici görünüş itibariyle çok güzel renkler vardır ki, bunlar kısa bir zaman sonra solmaktadır veya kararmaktadır. Böyle, kaynakları meçhul boyalar ressamın işini genelde çıkmaza sürüklemektedir. Esasen, bugün piyasada bol miktarda görülen renk çeşitliliği, bir ressam için gerekli değildir. Ressam İçin 10 – 15 renk tamamen tercihe bağlıdır.
Bu on ilâ on beş renk arasındaki diğer sayısız renkler fabrikalarda karıştırılmış renklerdir ki, büyük bir çoğu gereksiz olup, kısa bir zaman içinde kararmaktadır. Fakat renklerin az olması, ille bunların sağlam ve iyi boyalar olacağı şeklinde anlaşılmamalıdır. Gerek pigmentler, gerekse madeni boyalar menşe bakımından iyi olsalar da, bunların yağlarla muamelesinde ekseriyetle iyi sonuçlar alınmamaktadır. Ayrıca bugün fabrikalar tarafından yapılan boyaların çıkış yerlerinin üzerine yazılmaması ve ekseriyetinin imitasyon oluşu, ressamın işini zorlaştırmıştır. Ayrıca piyasada satılan toz boyaların artistik boya yapılmaya hiçbir zaman, müsait olmadıklarım burada işaret etmek gerekir. Toz Boyalar Hakkında Bilgi, Toz Pastel Boyalar Nasıl Uygulanır?

Toz Boyalar Hakkında Bilgi
Boyaların kimyevi terkibini bilmek, bunların bir- birleriyle muamelelerinde ne olacağım bilmek demek olacağından salık verilir. Eski ressamların bu hususta iyi yetişmiş olduklarını biliyoruz. Mesela, bakır oksitten elde edilmiş boyaları (Verones yeşili), kükürt ihtiva eden (Zinnobre, kadmium sarısı) yahut ultramarin gibi renklerle karıştırılırsa kükürtlü bakır teşekkül eder ve renk karışımı kararır.
Toz Boyaların Öğütülmesi
Renklerin çok ince öğütülmüş olmaları iyi değildir. Eski ressamların dövdükleri boya tozları bugünkü fabrika toz boyaları ile kıyaslanırsa eskilerin 10 misli daha kaba oldukları görülür. Bugün yapılan mikro ölçüler bize bu neticeleri vermiştir. Doerner, boya zerreciklerinin kaba oluşu yapıştırıcı maddenin tesirine daha fazla dayandığını,’çünkü kaba dövülmüş boya tozunun daha az yapıştırıcı maddeye (yağa) ihtiyaç duyduğunu belirtmektedir. Ve eski ressamların boyalarının daha dayanıklı olmasının sebebi bilhassa bu toz zerreciklerinin daha kaba oluşunda görülmektedir.

Toz Pastel Boyalar Nasıl Uygulanır?
Boyaların ışığa dayanıklı olması aranılan en önemli özelliklerden biridir. Boyaların ışığa dayanıklı olup olmadığım anlamak için şöyle bir deney yapmak yeterlidir. Arapzamkı ile istenilen toz boyalan ayrı ayn karıştırdıktan sonra temiz beyaz bir kağıt üzerine ince bir tal baka halinde, her rengi ayrı olarak şerit halinde sürüp ortadan kesip yarısını güneşe, yarısını da güneş görmez yen bir yere koyunuz. Güneşte bırakılan parçayı birkaç, gün -sonra güneşte bırakılmayan parça ile mukayese) ederseniz aradaki fark, renklerin ışıktan etkilenip etkilenmediğini gösterir. Yağlı boyaların muayenesi için yaz aylarında tuvale sürülen boyaların altı ay kalması gereklidir.
Toz boyaların, bozulmasında amil olan sebepler şunlardır: Yağlar, yapıştırıcı maddeler (zamklar, arap- zamkı, kitre, yumurta, yumurta akı), havadaki gazlar, ışınlardır. Ayrıca kimyevi bakımdan karışımları birbirine tesir eden boyalar vardır.
Bu yazımızda toz boyalar hakkında bilgi konusunu işledik yeni yazılarda buluşmak dileği ile .
tarafından Arthipo | 24 Aralık 2016 | Resim Çizim Teknikleri
Yağlı Boya İlkbahar Resmi Nasıl Yapılır
Çeşitli manzara tiplerini mümkün olduğu kadar iyi ve manalı bir şekilde belirtmek için mevsimlerden faydalanmasını bilmemiz gerekir. İlkbaharın başlangıcında doğada sonbahar ile ilkbahar renkleri ve bu arada kıştan arta kalan karlar görülür. Ağaçların bütün kıvrımları ile görünen dallarının şurasında burasında taze yapraklar çıkmaya başlar. Ağaç Çiçekleri Çizimi nasıl çizilir? Bu yaprakların bazıları, mesela kayın ağaçlarında olduğu gibi, yeşil değil, kırmızı kahverengidir. İlkbaharda sonbaharı hatırlatan bu renklere, eski ile yeni arasındaki bu tezada çok dikkat etmeli ve renklerin birbirleriyle olan karşılıklı münasebetlerini görmeye çalışmalıyız. Yağlı boya ilkbahar resmi nasıl yapılır? Bir resim neyi veya hangi mevsimi tasvir ediyorsa ona ait esas rengi, esas tonu taşımalı ve kullanılan bütün renklerin ahengi o havayı yaratmalıdır.

Yağlı Boya İlkbahar Resmi Nasıl Yapılır, İlk Adım…
İlkbahar tomurcukları ve sürgünleriyle kendini belli ettikten sonra, ağaçlar çiçek açarlar. Çok uzun sürmeyen bu bahar devrinden gerektiği gibi faydalanmak, buna ait resimler yapabilmek için hazırlanmış olmalıyız. Doğanın bu çiçeklenme devri bir nevi huzursuzlukla kendini belli eder. Bu huzursuzluk şekil ve renk bolluğu ile gölgelerin çokluğundadır. Gökle yer de bu etkiyi adeta fazlalaştırır. Meyve ağaçlarının çiçekleri saf ve temiz bir beyazla çok zarif bir pembenin birleşmesinden meydana gelir. Bunları resmederken, gerektiğinden fazla ton pembe şeyler ortaya koymak ve böylece her zaman zevksizliğe düşmek tehlikesi vardır. Bu çiçeklerin bir de mavimtırak gölgeleri bulunur. (Yağlı boya ilkbahar resmi nasıl yapılır?) Bu mavilikler gereken tonda vurulmazsa, kağıdın rengiyle bırakılan beyazlıklar arasında sert, düşer, resim güzel olmaz. Bütün bu zorlukları yenmek çok kere ancak o anın yarattığı havayı kavramakla mümkündür. Bu gibi bahar resimlerinde kapatıcı boyalar da kullanılabilir; fakat sözü geçen tehlikeye düşmemek için daha başlangıçta bu çareye başvurmamak gerekir.

Yağlı Boya İlkbahar Resmi Nasıl Çizilir, İkinci Adım

Yağlı Boya bahar Resmi Nasıl Çizilir, Üçüncü Adım
Yağlı Boya İlkbahar Resmi Nasıl Yapılır, Ağaç Çiçekleri Çizimi
Görünüm hep bir değildir. Ağaçların çiçeklerinde olduğu gibi, tabiattaki diğer beyaz renkler arasında da türlü tonlar vardır. Mesela çiçek açmış bir ağacın arkasından üzeri karlı bir dağ görülüyorsa, bu ayrılık ve değişiklik daha iyi göze çarpar. Böyle bir karşılaştırma beyaz bir kağıt parçası ile de yapılabilir. Bir karşılaştırmalar sonunda, göğün maviliği içinde sevimli, hoş bir beyazlıkla beliren doğal modelimiz ile yani çiçeklerle bizim beyaz boyalarımız arasındaki ayrılığı daha iyi görürüz. Ağaçların siyahımtırak koyu renkler taşıyan gövde ve dalları arasında çiçekler birer delik gibi, durmamalı ve pek az olan yaprakların yeşili de parça parça yamalar halinde vurulmamalıdır. Bunların sertliği açık, koyu, sıcak veya soğuk kurşunilerle giderilmelidir. Ağaçların çiçeklerini resmederken, çiçek resimlerindeki ilkelere uygun olarak, geçici ve değişici kısımları birinci derecede göz önünde tutmalıyız.
Yağlı boya ilkbahar resmi nasıl yapılır?
tarafından Arthipo | 24 Aralık 2016 | Resim Çizim Teknikleri, Sanat Tarihi
İlk Çağlarda Resim Teknikleri, Sanatın Gelişimi
İlk çağlarda resim teknikleri, sanatın gelişimi; sanat insanlık tarihi kadar eskidir. Mağaralardaki yaşamdan saraylara uzanan kesintisiz bir süreçtir. Her devirde insanlar kendilerini ve yaşamlarını tanımlamak için çeşitli resim tekniklerine başvurmuşlardır.
Tarih Öncesi Dönem Mağara Resim Teknikleri
Resim sanatının ilk örneklerini, prehistorik (tarihten öncesi) devirlerden beri mağara tavan ve duvarlarında, kemikler üzerinde, ağaç kabuklarında tesbit eden arkeolog ve sanat tarihçileri, bu resimlerin tabiî renkli taşlar ile boyanarak yapıldıklarını tesbit etmişlerdir. Ayrıca bu resimlerin boyalarının analizleri de yapılmıştır. Mağara resimlerinin yapılışları hakkında bazı enteresan görüşler mevcuttur. Bunlardan birini burada zikretmek faydalı olacaktır. Mağara tavan ve duvarlarında resmedilmiş olan resimlerin çoğunun hayvan olduğu malûmdur.
Bu hayvan resimlerinin gövdeleri, başlan veya muhtelif çıkıntılı uzuvları, kayaların çıkıntılı yerlerine isabet ettirildiği görülüyor. Hattâ bu kayaların, hayvanları hatırlatan yelelerinden çizilerek boyandığı intibası vardır. İnsan, hazan yatakta uzanmış yatarken ya da dalmış duvara bakarken, tavanda ya da duvarda, hayvan ve insan şekillerine benziyen çatlak yahut çizgiler görür. Bu çizgilerin, insan fantazisinde, bir senteze tâbi tutuldukları ve bunun sonucu gayet natüralist – empressiyonist izlenimler edinildiği malûmdur.

İlk Çağlarda Resim Teknikleri, Sanatın Gelişimi
Mısır Sanatı İlk Dönemleri
Mağara resimlerinde kullanılan boyaların tabiî renkli taşlar olduklarına işaret etmiştik. Bu avcı kaviralerin resimleri serisine Mısır sanatının ilk devrelerini de dahil ediyoruz. Konturları gayet isabetle çizilmiş olan hayvan resimlerinden 4. Sülâle Devrinde yapılmış olan ördek resimlerinin tekniklerine dair ancak düşünceler vardır. Fakat kati bilgi mevcut değildir. Mısır sar natında mumlu boyaların kullanıldığını görüyoruz: Mumlu boyların, bilâhare Girit, Yunan, Roma sanatında, ikonolarda da kullanıldığını görüyoruz. Bunun yanında kazeinli boyaların da daha Mısırlılar tarafından kullanıldığı anlaşılıyor.
Mumlu boyaların hava tesirlerindi müteessir olmadığı tesbit edilmiş olduğundan eski küİtürlerde geniş bir tatbikat sahası bulduklarına şahit olu- yoruz. Mumlu boyaların yani, balmumundan yapılmış boyaların tekniğine (enkaustik) de denilmektedir. Ayrıca balmumunun sıvı haline getirilmiş bir başka şekli de tatbik sahası bulmuştur.
Roma, Girit ve Yunan Medeniyetlerinde Sanat
Eski medeniyetlerin büyük mabetler kuran devirlerinde duvar resmi bilhassa inkişaf etmiştir. 18. Sülâle devrinde sarayların duvarlarında sulu boya tekniğinde muazzam freskler yapılmıştır. Maalesef bu hususta geniş bilgi veren eserler mevcut değildir. Ancak bu eserlerde kullanılan maddelerin tesbiti mümkün olmuştur. Yunan mabetlerinin şimdi gördüğümüz beyaz mermer görünüşlerinin beyaz bırakılmıyarak boyandığım biliyoruz. Girit ve Yunan medeniyetlerinde sanat derecesine yükseltilen bir vazo resmi vardı. Knosos sarayında yapılmış duvar resimlerine de rastlıyoruz.
Yunan sanatında fresko, mumluboya tekniği (enkaustik), tempera (çeşitleri) kullanılmıştır. Yunan sanatında meydana getirilen resimlerden elimizde bir şey kalmamıştır. Fakat. Pompei harabelerinde elde edüen hiç bozulmamış freskler hakkında bazı bilgüere sahibiz. Eski Romalı mimar Vitruv’un anlattığına göre, Pompei freskleri için ilk önce kabadan başlıyarak gittikçe inceye gitmek üzere altı sıva tabakası sürülürdü. En üst tabakaya da mermer tozundan bir sıva yapılıyor ve perdahlanarak parlak bir hale getiriliyordu.
Vitrüviyüsün verdiği malûmat maalesef eserler tetkik edildiğinde doğru çıkmıyor. Yani sıva tabakası altı tabaka halinde değildir. Ayrıca, bu zemin üzerine yapılan boyanın çeşitli olduğu anlaşılmaktadır. Perdahlanan parlak zeminin, beyaz, kırmızı, sarı ve siyah olduğu, diğer renkli zeminler üzerine de kuru boya (seccomalerei) yahut kasein tekniği üe çalışıldığı anlaşılmaktadır. Fakat Pömpeinin meydana çıkmasından kısa bir zaman sonra burada açıkta kalan bir çok resimlerin gün ışığı altında kısa zamanda çabucak karardığı görülmüştür. Ayrıca bu resimler üzerindeki parlaklığın resim sathı üzerinde gezdirilen sıcak bir üstüvane yahut sıcak mala ile temin edildiği anlaşılmıştır. Zira bugün halâ şimalî İtalya’da aynı şekilde çalışan ve geleneği sürdüren ustalar mevcuttur.
Balmumu mahlûlünün ikinci bir tekniğinin de eski çağlarda kullanıldığı anlaşılıyor. Bu teknik hakkında gayet sarih bilgi mevcuttur. Suya nazaran 1/4 nisbetinde balmumu eritilerek (kaynatılarak) içine, bir miktar su içinde eritilmiş amonyum karbonat ilâve edilir, eğer amonyum karbonat taze ise bir köpürme baş gösterir. Bu halde kaynatmaya devam edilerek, köpük zail edilir.
Suyun damıtık su yahut temiz yağmur suyu olması gerekir. îşte bu mahlûle balmumu mahlûlü denir. Rengi süt gibidir. Senelerce dayanır. Bu mahlûl reçineli verniklerle, haşhaş yağı ile, venedik terbentini ile, tempera, kasein ve yumurta ile kanştırılabilir. Ve fevkalâde bir yumuşak tesire sahip olup, alçı, tahta zemin üzerine çalışıldığında gayet aydınlık bir tesiri vardır ve hattâ beyaz duvar renginden daha aydınlık bir tesire sahiptir. Kullanılışı tempera gibidir. Bez ile uğuşturulduğu yahut üzerinden sıcak silindir geçirildiği taktirde cilâ parlaklığı kazanır.
Balmumun terepentin içinde eritilerek duvar resminde kullanılması daha Mısır’da görülmektedir. Esasen duvar resmi teknikleri daha ilkçağ kültürlerinde bol bol kullanılmıştır. Bu suretle Fresk, enkaustik (mumlu boyalar), tempera, suluboya birçok çeşitleriyle daha ilkçağ kültürlerinde yer almış bulunuyor. Fakat tablo resmi hakkında ilk kültürlerde bir bilgi hemen hemen yoktur. Roma ve Yunan devrinde mumlu boyalar ile bazı tablo resimlerine raslıyoruz. Yunan ve Roma kültüründe rasladığımız pentür şeklini «dört renk pen- türü» adı altında mütalâa edildiğini görüyoruz ki bu teknikte kullanılan renkler, siyah, beyaz, kırmızı ve sarı idiler. Bu teknikle çalışan bir Yunan ressamı PolygnoH (çalıştığı devir M. S. 475 – 450) vardır.
Roma İmparatorluğunun yıkılışından itibaren Avrupa’yı istilâ eden Hunlar ve şimalî kavimlerin yaptığı büyük tahribat ve sari hastalıkların kasıp kavurduğu üç yüzyıl gibi uzun bir zaman mimari ve çeşitli sanat ve mesleklerin unutulmasına sebep olmuştur. Ancak ilk olarak Büyük ŞarPın kurduğu imparatorluk devrinde yeniden mimari faaliyetlerine başlanmıştı. Merkez Aachen olmak üzere başlıyan sanat faaliyeti ile saray, kilise, manastırların inşaasma başlanmış, Bizans’ta 726 a tarihindeki resmin putperestlik addedilmesiyle oradan kaçan ressamlar Büyük Şarl’ın sarayında ağırlanmışlardır.
Ayrıca Suriye’den tüccarların getirdiği ve İrlandalI misyonerlerin yayılmasına büyük hizmetleri olduğu anlaşılan kitap süslemelerinin incilin resimlen meşinde büyük rolü olmuştur. Şarl’ın tabiattan çalışma, ressamlara emrettiğini biliyoruz. Bu suretle incilin insan resimleriyle Hıristiyanlığın mukaddes şahsiyetlerini resmettiklerini görüyoruz. Almanların Karolinger, Fransızların Carlovingien dedikleri bu Alman – Fransız halkı, robüst sağlam, süste tasarrufu benimsemiş romanik sanatın temelini atmışlardı.
Bu sanattır ki, Avrupanın yeniden mimarî eserleriyle donanmasını mümkün kılmış; kitap resmi yani minyatür resmi inkişaf etmeye başlamıştır. Minyatürün tarihçesi eskidir. Bu kelime Lâtince «minium» (mennig) kelimesinden gelmektedir. Kırmızı bir boyanın ismidir. Bu boya ile ortaçağın kitaplarının sahifelerinin kenarlarına çerçeve olan bir çizgi çekiliyordu.
Kitap resimlerinde altın yaldız kullanılması mühimdir. Çünkü bu yaldızın bilâhare tablo resmine aktarıldığı görülüyor. Kitap resimlerinde altın yaldızın kullanılması Otto devrinde (Onuncu asrın son yansı) diri
Onuncu asırdan itibaren mihrap resimlerinde tablo resminin kullanıldığına şahit oluyoruz. Bu resimlerde kullanılan teknikler temperadır. Tempera tekniğinin yağlı boyanın keşfine kadar tablo resminde baş rolü oynadığını biliyoruz!
Ortaçağda Sanat
Orta çağın teknikleri arasında îkonoların yapılmasında rol oynayan balmumu boyaların geçmişinin eski olduğuna işaret etmiştik. Fakat îkonolarm tablo resmi olmasına mukabil, Avrupa tablo resmini müstakil olarak çok sonra anlamıştır.
Çünkü Avrupa «Codex» denileh resimli İncil kitaplarından tablo resminin doğmasına mukabil İkonolar, kitap resminden müstakil olarak tablo resmi idiler. En eski İkonolar 6. yüzyılda görülüyorlar. İkonolar Rusya- da Kiew’de halen günümüze kadar intikal etmişlerdir. 10-13. asır arası nadiren görülen İkonolar ortodoks âleminde bilhassa 14. asırdan itibaren mebzulen görülmektedirler.
ilk kültürlerden itibaren ilk önce şarkta, bilâhare Yunan kültüründe yer kaplaması olarak kullanılan mozaik, helenistik devirde artistik bir imkân olarak kullanılmıştır (İskender’in meydan muharebesi, Pompei). ‘ Mozaik bilhassa Bizans’da kıymetli taşların bir harç içine yahut camcı macunu içine yerleştirilmek suretiyle renkli bir süs, tasvir imkânı olarak geniş bir yer bulmuştur. Bu teknik «incrustation» yani kakma tekniğidir. Mozaik için renkli taşlar, değerli taşlar, altın çubuklar, beyaz, siyah ve renkli mermerler kullanılmıştır. Pompei, Roma, Ravenna, Bizans gibi birçok tarihî şehirlerin mimarî eserleri duvar kubbe ve tavanlarında geniş uygulama alanı bulmuş bir tekniktir.
Avrupa 15. yüzyıla kadar tempera tekniği ile çalışmış üzerine de vernik çekmiştir. Gotik sanatın devam ettiği sıralarda bütün kilise resimleri tempera tekniği’ ile yapılmışlardır. Ancak ilk defa Van Eick kardeşlerin boyayı sikatifle kullanmalarıdır ki, yağlıboya tekniğinin bulunmasına yol açmış ve böylece Batı’nın tablo sanatı gelişmiştir.
tarafından Arthipo | 23 Aralık 2016 | Güncel Sanat
Ne Seninle Ne Sensiz
“Biraz sonra kadınlar ve erkekler üzerine eğlenceli bir yazı okuyacaksınız…”
Buna benzer bir anons karşılıyor sizi salona girdiğinizde. Evli bir çiftin henüz çözümleyemedikleri noktaları keşfetmelerini izliyoruz önce. Daha önce nasıl olup da fark edemediklerini. Hani aşkın gözü kördür ya. Belki de ondandır bunları o an görememeleri…

Her şey iyi giderken neden birden bazı şeyler beni rahatsız etmeye, gözüme gönlüme batmaya başladı mesela. Kime sorarız önce? En yakınımız, kankamız 🙂 Bütün bunları yaşayan benken kankam elbette yalnızca yorum yapabilir değil mi? Yorumlar dile gelir, dile gelen önümüze düşüverir. Yorumlar bizi yorsa da önyargı sinirlerimiz geriliverir…

NE SENİNLE NE SENSİZ
Kadıköy Ak’la Kara Tiyatrosunda
Temeli buradan hareket eden keyifli ve eğlenceli bir oyun. Kendimizden de pek çok şey bulabileceğimiz enstantaneler arasında gülerken düşündüren, düşünürken güldüren iki perde. Evlilerin, evlilik hazırlığı içindekilerin ve hatta bana kalırsa evlilikle hiç ilgisi olmayanların bile izlemesini önereceğim oyun Kadıköy “Ak’la Kara Tiyatrosu”nda cuma ve cumartesi akşamları 20:30’da sahne alıyor. Biletlerinizi tiyatro gişesinden temin edebilirsiniz. Bunun yanında tiyatro web sitesi, biletix ve sosyal medya üzerinden oyunu takip edebileceğiniz linkler mevcut.

Zeynep GÜLMEZ, Yosi MİZRAHİ, Buket DEREOĞLU ve Fatih GÜLNAR’ın oynadığı; Hilal ÇELENK’in yazıp Savaş ÖZDURAL’ın yönettiği oyun, iki perdeden oluşuyor. Yaklaşık iki saatinizi ayırarak kendinize verebileceğiniz bir minik hediye belki de. Hepimizin minik de olsa hediyelere ihtiyacı var biliyorsunuz. Bazen kendimizi ödüllendirmek iyi geliyor doğrusu.
Hava gibi, su gibi, hayat gibi ilişkilerin ve evliklerin de bir döngüsü olduğunu ve akış içerisinde yine de alınan kararların, yapılan tercihlerin o an için en doğru karar olduğunu gösteriyor bize. Eğer yazılması ve yaşanması gereken bir hikayeniz varsa, o hikayeyi mutlaka yaşayarak yazacaksınız.
Keyifli seyirler diliyorum…
“Bakışlar birleşti, düşünceler kesişti, Dünya durdu adı; ‘Aşk’ oldu. Geriye bir tek adım kaldı; Evlilik… Nikah masasında son kez aynı fikirde olup, ‘Evet’ dediler. Ne olduysa ondan sonra oldu, her şeyi şeytan aldı götürdü… Amaaaa satamadan da geri getirdi.
Sema ve Macit evliliğin kurallarını, Hülya ve Ragıp aşkın kanunlarını yazıyorlardı… Sosyal medya takıntısı, maç çılgınlığı, dizi saplantısı, mağazadaki indirimler, kıskançlık, ters giden süprizler derken işler nasıl bu noktaya geldi kimse anlamadı…”
Tiyatro Ak’la Kara
Bahariye Caddesi No:92 Akyıldız Pasajı Kadıköy / İstanbul
0.216.541 43 59
www.tiyatroaklakara.com
/neseninlenesensiz