Venüs Tanrıçası, Afrodit

Venüs Tanrıçası, esas olarak aşk, güzellik ve bereketin yanı sıra tarlalar ve bahçelerle ilişkilendirilen büyük bir Roma tanrıçasıydı. Mitolojik atası Aeneas aracılığıyla Roma halkının atası olarak kabul edildi ve bu nedenle birçok Roma dini festivalinde ve mitinde çok önemli bir rol oynadı. Roma mitolojisindeki figürlerin çoğu büyük ölçüde Yunan geleneğinden alındığı için Venüs, Yunan panteonundaki aşk tanrıçası Afrodit’e çok benzer.

​Venüs Tanrıçası’nın Hikayesi, Doğuşu ve Diğer İsimleri

Venüs ya da ilk olarak Antik Helenistik kültürde Afrodit olarak adlandırıldı, dünyanın başlangıcından önce sonsuz bir kara geceden doğduğu söylenen ilkel bir yaratıktı. Antik Yunan şairleri ve mit yaratıcıları, onun kökenlerine ilişkin bu korkunç hikayeyi anlattılar; Yeryüzü tanrıçası Gaia, kocası ve oğlu gök tanrısı Ouranos ile ebedi, neşesiz çiftleşmesinden bıkmış, diğer oğullarından biri olan Kronos’u harekete geçmeye ikna etti. Kronos, bir orak ile çılgınca babasının fallusunu ve testislerini kesti ardından denize attı. Kanlı organlar suya çarptığında su köpüklerle kaynamaya başladı. Ve sonra sihirli bir şey oldu. Köpüren deniz dumanından “korkunç ve güzel bir kız”, tanrıça Afrodit yükseldi, Afrodit’in doğuşu. Bu kavurucu, kanlı kütle, Kithira adasından Kıbrıs’taki Baf limanına kadar Akdeniz’i dolaşmaya başladı. Ancak şiddetli ve tuzlu başlangıcına rağmen, genç tanrıça denizden çorak, kuru toprağa çıkarken bir mucizeye tanık oldu, ayaklarının altından yeşil filizler ve çiçekler fışkırdı.

Bu, bazı varyasyonları olan bir hikayedir. Suistimal ve ıstıraptan doğan bu yüce güç, bize sadece ölümlü aşkın tanrıçası olarak değil, hem yaşam döngüsünün hem de yaşamın kendisinin tanrısı olarak tanımlanıyor. Bahçeler ve tarlalarla ilişkili antik İtalya’nın küçük bir tarım tanrısı olarak başladı. Venüs için birkaç Latin şehrinde tapınaklar inşa edildi.

Antik Romalılar, Yunan Afrodit mitlerine aşina oldukça, Venüs’ü giderek bu tanrıçayla özdeşleştirdiler. Ayrıca Venüs’ü Babil İştar gibi diğer yabancı tanrıçalarla ilişkilendirdiler. Bu bağlantının bir sonucu, Babilli gökbilimcilerin daha önce İştar ile ilişkilendirdiği Venüs gezegeninin isimlendirilmesiydi.

Ortaçağın başlarında Avrupalı Hristiyanlar, Venüs’ü şehvetli ve cinsel hazzın karanlık tarafında bir sembol olarak görmeye başlamışlardı. Ancak takip eden yüzyıllarda Venüs’ün daha dengeli bir görünümü ortaya çıktı. Edebiyat ve sanat eserleri gibi Botticelli’nin Venüs’ün Doğuşu (yaklaşık 1482) dişi güzellik ve bereket somut olarak onu tasvir etmektedir.

Roma mitolojisinde Venüs, Yunan mitolojisinde Afrodit (Aphrodite), Etrüsk mitolojisindeki ismi Turan’dır. Sümerler’de İnanna, Akadlar’da İştar, Filistin’de Kenan’ın bereket Tanrıçası Astarte, İsrail’de Aşeret, Aştorah ve Aşere, Venüs’ün tarihteki bereket kültünü üzerinde taşıyan isimleridir.

​Venüs Tanrıçası’nın Hikayesi, Afrodit Doğuşu ve Diğer İsimleri, ​Venüs’ün Önemi ve Sanata Etkileri

​Venüs’ün Önemi ve Sanata Etkileri

Venüs’e artık yaygın olarak tapınılmamasına rağmen, Batı dünyası üzerinde kalıcı bir etkisi oldu. Bir aşk ve şehvet tanrıçası olarak Venüs, Batı bilincinde, İskandinav tanrıçaları Frigg ve Freyja, Mezopotamya İştar’ı, Suriye-Filistinli Astarte’yi de içeren antik mitolojideki erotik kadın figürlerinin tarihsel zincirinde bir başka önemli bağlantı olarak varlığını sürdürmektedir. Güzelliğin kişileştirilmesi olarak Venüs, tarih boyunca bir dizi ünlü imgenin yanı sıra çağdaş olanlardan çok sayıda ilham kaynağı oldu ve bu nedenle, batı dünyasında tanrıçanın en tanımlanabilir imgelerinden biri haline geldi.

Venüs’ün güzellik ve cinselliğin kişileşmesi olduğu düşünüldüğünde, Venüs’ün klasik, ortaçağ ve modern sanatın ortak bir konusu olması şaşırtıcı değildir. Roma ve Helenistik sanat, genellikle Praksiteles’in en ünlü heykeli olan Knidoslu Afrodit’e dayanan tanrıça üzerinde birçok varyasyon üretti . Orijinal konuları bilinmeyen bu heykel döneminden birçok kadın nü, modern sanat tarihinde geleneksel olarak “Venüsler” olarak adlandırılır. Bu tür çalışmaların örnekleri arasında ünlü Venus de Milo ( MÖ 130 ), Venus de’ Medici, Capitoline Venus ve Syracuse’da popüler olan tanrıçanın bir formu olan Venus Kallipygos sayılabilir. Zamanla venüs genel terimi, öznenin tanrıça olduğuna dair hiçbir belirti olmadığında bile, çıplak bir kadının klasik sonrası herhangi bir sanatsal tasvirini ifade etmeye başladı.