“Suluboya (Aquarell)” tabiri İtalyanca “aquarello” kelimesinden çıkmıştır.Suluboya Nasıl Yapılır? yazısında bu konuyu ele alacağız. Ayrıca suluboya youtube video ile suluboya tekniği öğrenebilirsiniz. Bu adı duyunca insan bu çeşit boyaların yapılışında suyun büyük bir önemi bulunduğunu sanır. Halbuki suluboyada suyun gördüğü iş, yağlıboyada yağın ve tutkallı boyalarda tutkalın gördüğü işten farklıdır. Suluboya, daha yukarılarda görmüş olduğumuz gibi, toz haline getirilmiş renk maddelerinin zamk, bal ve buna benzer yapışkan maddelerle karıştırılmasından meydana gelmiştir. Yapılışlarında suyun hemen hiçbir rolü olmadığı halde bu türlü boyalara “suluboya” denmesinin sebebi sadece bu boyaların kullanılırken su ile sulandırılarak kullanılmasından ileri gelmektedir. Pekala suluboya resim nasıl yapılır?
Suyun suluboya resimde gördüğü başlıca iş – guaş ve temperada da olduğu gibi renkleri, boyalar istenilen derecede eritip sulandırarak, en koyusundan en şeffafına kadar türlü ton farkları meydana getirmek ve böylece boyaların kağıt üzerine sürülmesini kolaylaştırmaktan ibarettir. Suluboyada renkler şeffaf olduğu için suyun bu şekilde kullanılışı resimde birçok teknik imkanlar sağlar ve bu yolda, kullanıştaki ustalığa göre, taklidi imkansız güzellikler elde edilir.
Suluboya nasıl yapılır
Suluboya nasıl yapılır, çoğumuza çok zor gelen bir boyama tekniğidir. Kağıt üzerinde renklerin az çok birbirine karışması, koyu renklerin kağıdın beyazlığı ile açılması, ışığın hiç boyanmadan kağıdın beyazlığıyla rengiyle belirtilmesi, suluboya resme güzellik veren teknik özelliklerdir. Suluboyaya özgü bu şeffaflık dolayısıyla, beyaz kağıt yerine renkli – mesela gri veya sarımtırak bir kağıt üzerine resim yapıldığı zaman kullanılacak renklerde ona göre değişiklik yapmak gerekir. Çünkü kağıdın rengi de öteki renklerle birlikte resme tesir eder. Böylece hem kağıdın ve hem de boyaların renkleri arasında bir birlik ve uygunluk sağlanmış olur. Yalnız, renkli kağıt üzerinde resim yapıldığı zaman çok kere beyaz boya da kullanmak gerekir. Çünkü renkli bir kağıt üzerine sürülen her renk biraz donuk ve koyu bir ton alır.
Suluboya Resim Nasıl Yapılır, Suluboya Youtube Video
Suluboya youtube video, izleyerek sizde suluboya resim nasıl yapılır öğrenebilirsiniz.
Kağıt Yüzeyinde Suluboyanın Birleşmesi Karışması
Resim kağıdı üzerine her hangi bir boya sürüldüğü zaman, bu boyayı meydana getiren renk zerrecikleri (Pigmente), diğer bütün cisimler gibi, resmin teşkil ettiği yüzeyde kendi üzerine her yandan gelen ışıkları yansıtırlar. Suluboya nasıl yapılır mı, Eğer boya, renk veren bu zerrecikleri yağla karıştırarak yapılmışsa o zaman yağ bu ışık yansımasını biraz yumuşatır ve ayni zamanda böylece renklere bir tonluk verir. Suluboya resimde renkler yaşken da’ ima çok koyu görünür. Çünkü renk zerreciklerinin su ile birleşmesi satıhtaki ışıkların tesirini giderir. Bunun için suluboya ile çalışırken renklerde biraz mübalağalı davranmak ve her hangi istediğimiz tondan daha koyu sürmek lazımdır.
Suluboya Resim Nasıl Yapılır
Boya kuruyup suyu uçtuktan sonra, yüzeydeki yansıma dolayısıyla, renkler kendiliğinden soluk ve donuk bir ton alacakları için, sonunda bizim istediğimiz renk meydana gelmiş olacaktır. Renkleri birbirine karıştırırken çok dikkatli olmak lazımdır. Çünkü bazı boyalar ötekilerinden daha kuvvetli ve daha verimlidirler, yani su ile karıştırıldıkları zaman daha çok renk verirler. Mesela kadmiyum turuncusu, sarı ile kırmızının karıştırılmasından çıkan turuncudan; yeşil de, sarı ile mavinin karıştırılmasından meydana gelen yeşilden daha kuvvetlidir.
Suluboya Youtube Video
Bundan başka renklere katılan beyaz boya, kağıdın beyazlığının yaptığı tesirden bambaşka bir etkide bulunur. Kağıdın beyazlığıyla meydana gelen tesirde boyanın şeffaflığının da etkisi vardır. Suluboya resimde renklerin yaşlığına ve kuruluğuna, boyaların kuvvetine ve kağıdın tesirlerine göre meydana gelen bütün bu değişikler hakkında herkes, kendi kendine biraz tecrübe sahibi olduktan sonra daha iyi bir fikir sahibi olur ve buna göre gerek boyaları, gerekse fırçayı daha hakimiyetle kullanır.
Suluboya Nasıl Yapılır, Suluboya Youtube Video
Suluboya Resimlerde Şeffaf Renk Tabakası Nasıl Yapılır?
Suluboya resimlerin üzerine şeffaf bir renk tabakası sürmek te tesir bakımından birçok imkanlar sağlar. Sıcak veya soğuk ahengine göre yapılan resme az çok bir itidal, bir yumuşaklık verir. Boyaların az veya çok sulandırılarak sürüldüğüne göre bu tesirler de değişir. Gerçi şeffaf boya ile hiçbir zaman yağlıboya renklerinin tokluğu ve koyuluğu elde edilemez, fakat suluboyaya özgü hoş, parlak ve hafif dumanlı bir ahenk sağlanır. Şeffaflığı, akıcılığı ve olağanüstü tazeliğiyle bu özellik suluboyaya doğaya en yakın bir ifade imkanı veriyor.
Suluboya Nasıl Yapılır, Suluboya teknikleri
Şeffaf renk tabakası, guaş boyaları ile kullanılırsa, ışık ve renkleri birbirine kaynaştırmak suretiyle bu resimlere yağlıboya resimler yanına asılmak imkanı verir. Bunu birçok büyük resim sergilerinde bile görebiliyoruz. Yalnız suluboyada ve su ile karıştırılarak yapılan guaş resimlerinde büyüklük bakımından bazı ölçülere uymak zorunluğu vardır. Bunları, yağlıboya resimler gibi istediğimiz kadar büyütemeyiz. Çünkü özellikle suluboya resim için kullanılan 134-79 cm boyundaki İngiliz Whatman resim kağıtlarında; daha büyük ölçüde kağıtlara suluboya ile resim yapmak zordur. Bu kadar büyük kağıtları hiç boş yer kalmayacak şekilde ve uygunlukla boyayabilenler pek azdır.
Makelemizin üst kısmında bulunan suluboya resim nasıl yapılır, suluboya youtube video size iyi bir çalışma yapmak için yardımcı olacaktır.
Yağlıboya Deniz Nasıl Yapılır Youtube, Deniz Resmi Nasıl Çizilir?
Bu makalede işlediğimiz konu deniz resminin nasıl çizileceğidir. Yağlıboya deniz nasıl yapılır, youtube, deniz resmi nasıl çizilir? Dalgalı bir deniz mi, yoksa sakin bir deniz çizeceksiniz?
Yağlıboya Deniz Nasıl Yapılır?
Okyanuslara varıncaya kadar, renk ve saire bakımlarından türlü değişiklikler gösteren denizleri resmetmek o kadar kolay değildir. Herkesin bildiği gibi, böyle bir iş birçok zorluklar taşımaktadır. Bir defa hiç rüzgar olmadığı zamanlarda bile deniz yine de hareketlidir. Sonra, onun büyüklüğünü resimde belirtmek için teknik bir ifade kudreti ile birlikte ona uygun bir duyuş ve seziş de lazımdır. Resmin şu veya bu kolu üzerinde eğitim yapan ressamlar bulunduğu gibi sırf deniz resimleri üzerinde çalışan ve bize bu alanda değerli eserler yeren deniz ressamları vardır. Onların eserleri bize bu sanatçıların büyük su kütlelerini nasıl bir ustalıkla ifade ettiklerini göstermekten başka, böyle özel bir alanda nasıl yetiştiklerini de gösterir.
Her işte olduğu gibi bunda da önce kıyıdaki bir gemi enkazı, limandaki balıkçı kayıkları, yahut körfezdeki kumlukları gibi nispeten mütevazi konularla işe başlanır ve gittikçe ilerleyerek daha zor çalışmalara geçilir. Fotoğrafın gelişmesi de bize, dalgaların oluşumunu anlamayı kolaylaştırması bakımından, faydalı hizmetler görmüştür.
Yağlıboya Deniz Nasıl Yapılır Youtube, Deniz Resmi Nasıl Çizilir?
Deniz Resmi Nasıl Çizilir?
Dalgaların şekillerini çizmeden önce böyle bir fotoğrafı incelemek faydalı olur. Denizin ahenkli hareketlerini ve dalgalarını belirtmek işinde Japonlar pek ustadırlar. Bunların kendi üsluplarıyla bu konuda yaptıkları ağaç oyma resimler başkalarına örnek olmuştur. Alçalıp yükselecek ve birbirlerini kovalayarak ilerleyen, başlangıçta yani resim yapıtta işinin başlangıcında olanlar için pek karışık görünen dalgalar bu resimlerde önce şema gibi gösterilmiş, sonra ışık ve gölgeler daha ziyade çizgi halinde işlenerek dalganın hareketi belirtilmiştir. Hep ayni biçimde yuvarlanıp gelen dalgalar kıyıya çarpıp parçalandıkları sırada, bilhassa özel ve belirli bir şekil alırlar. Yağlıboya Deniz Nasıl Yapılır Youtube, Deniz Resmi Nasıl Çizilir?
Yağlıboya Deniz Nasıl Yapılır Youtube
Güneşli havalarda durgun deniz parlak kurşuni renktedir. Hava kapalı öldüğü zaman ise koyu mavi (Ultramarin) ve çividi (İndigo) bir renk alır, üzerinde yeşil ve beyaz parıltılar görülür. Kıyıların, havanın ve çevresindeki şeylerin de denizin rengi üzerinde etkisi vardır. San ve kırmızıya çalar bir gök rengi göle parlaklık verdiği gibi, denize de büyük bir azamet verir. Deniz Resmi Nasıl Çizilir? Deniz resimlerini boyarken daima havadan başlamalıdır. Açık denize doğru bakılıyorsa gök daima ufki bir hat halinde uzar. Yağlıboya deniz nasıl yapılır, youtube, deniz resmi nasıl çizilir? Deniz üzerindeki gölgeler, yani ışık vuran yerlerin arka tarafları, suyun renginde boyanır; daha açık tonlarla da havanın akisleri belirtilir. Dalgalanma sırasında su, hareket ettiği istikamette kabarıp kıvrılır, fakat ayni zamanda geriye doğru da bir hareket yapar.
Yağlıboya Deniz Nasıl Yapılır Youtube, Deniz Resmi Nasıl Çizilir?
Deniz Resmi Nasıl Çizimi, Dikkat Edilecek Konular
Hava ve su birbirine çok uygun, ahenkli renkler taşıyor; her ikisinde de o andaki hava ve iklim şartlarının izleri görülüyor, ön planda bir siluet halindeki koyu renkler bütün, resme sağlamlık, gemilerin perspektife göre dizilişi, ise derinlik veriyor. Koyu renkli dalgakıranın önünde duran balıkçı gemisinin daha açık renkteki yelkenleri, fırtınadan sıvaları kararmış fener kulesiyle bariz bir tezat teşkil etmektedir. Deniz yüzündeki akisler su hattında hafif bir hareket olduğunu gösteriyor. Bu yansımaların üzerinde fırça ile ufki olarak açık renkli; kapatıcı bir boya geçilmiştir.
960×800 mobile phone wallpapers download – www.wallpaper-mobile.com
Resmin sol yarısı koyu renklerle boyanmış ve böylece ışığa karşı bir tezat yaratılmıştır fakat hiçbir tarafta gözü rahatsız edecek bir sertlik yoktur. Bu koyuluk içindeki ton ayrılıkları gayet yumuşak olarak belirtildiği gibi, göğe karşı da sert düşmüyorlar. Hatta pek sert gibi görülen yansımaların ve şekillerin bu sertliği daha yumuşak tonlarla giderilmiştir. Sol tarafın aksine olarak sağ taraf daha açık ve renkli görünmektedir. Yağlıboya deniz nasıl yapılır, youtube, deniz resmi nasıl çizilir?
Halka Önderlik Eden Özgürlük, Fransız resminin başyapıtlarından biri olarak kabul edilen bir yağlı boya tablodur. Fransız romantik ressamlardan biri olan Eugene Delacroix tarafından yapılmıştır. Kral Charles 10’un devrilmesine yol açan üç günlük halk ayaklanmasını anmak için 1830 yılında inşa edilmiştir. Tüm dünyada Fransız Devrimi’nin sembolü olarak kabul edilir.
Resimde, özgürlüğü simgeleyen bir kadın, bir elinde Fransız bayrağı, diğerinde tüfekle yürüyor, peşinden gelen devrimcilere barikatları aşmaya öncülük ediyor. Elbisesi yırtık, göğsü ve ayakları çıplak, başında özgürlüğün simgesi olan Frig şapkası var. Bir yanda yoksulları temsil eden, iki elinde silah taşıyan on iki yaşında bir erkek çocuk, diğer yanda ise burjuvaziyi temsil eden, elinde tüfek ve silindir şapkalı bir adam. Çatışma içindeki bir şehirde, yerde yaralı ve ölülerin arasından geçerler. Bu resim, modern resmin ilk politik eseri olarak kabul edilir. Louvre Müzesi’nde sergilenmektedir.
Sanatı, kültürel bir etkinlik olarak değerlendirdiğimizde, her ne kadar kültürü yaratanın insan olduğunu kabul etsek bile, kültürün de insanını kendine özgü ayrılıklarıyla ve yöntemleriyle biçimlendirdiğini gözardı etmemek zorunda olduğumuzu unutmamalıyız. Bu durumda ise sanat, kimi yaşamın çok dışında kalabilir. Kimi yaşam için de bir lüks, bir fantazi olma özelliğini taşıyabilir.
Ne olduğu, nasıl olduğu üzerine tartışmaların halâ devam ettiği insanoğlu için de, en sade deyimiyle, oluşum süreci içindedir demek, herhalde çok yanıltıcı birşey söylemek sayılmaz. Bu oluşum süreci ise, zaman ve mekan bakımından tanımlanabilecek belli eği tim aşamalarını ifade ediyor olabilir ve bu eğitim, kendini açık ve seçik tanıyamayan insanoğluna bir tanıma, bir bulma, bir yakalama olanağı verir.
İster yaygın, ister örgün eğitim olsun, ister programlı, ister programsız eğitim olsun, eğitimin her türünde ve her sürecinde sanat, bazen amaç olarak, bazen de araç olarak, fakat daima ve mutlaka işin içine girer. Girmelidir de.
Picasso’nun demek istediği de bu olsa gerek.
Sanat Nedir ? Sorusuna Değişik bakışlar
Japon Kültürü adlı kitabında Bozkurt Güvenç ; ” İyi, güzel, temiz yapılabilen her iş güç, her meslek Japonya’da bir sanattır ” diyor.
Bu öyle bir kültürdür ki, bildiğimiz, izleyebildiğimiz kadarı ile bile, insanına sanatı, her alanda, bir yaşama aracı olarak kullanmasını öğretir.
Yani sanat, sadece bir estetik obje yaratmak, ya da bir estetik obje karşısında olunduğunun farkına varmak demek değildir. Sanat; insanoğlunun, yaşamının her anında, yaptığı her eylemde, tüm tutum ve davranışlarında, düşünülmeden gerçekleştirilen bir estetik kaygı içinde olması demektir.
Sanat nedir ? Sorusunun cevabı
Sanat Estetik kaygı duymaktır.
”Sanat, yaşamı daha anlamlı kılmaktır” gibi klasik bir tanımlamadan hareket edersek ”sanat, estetik kaygı duymaktır’‘, ya da ”Estetik kaygı yaşamı daha anlamlı hale getirir” yargılarına da varabiliriz.
Kaygı; güçlü bir isteğin, bir dileğin olabilirliği üzerine duyulan tedirginliği ifade eden bir psikoloji terimidir. Psikoloji disiplininin bulgularına göre de ancak öğrenme yolu ile kazanılabilen bir duy gudur. Eğer bu duygu estetik alana kaydırılabilirse, insanoğlu yap tığı her şeyde iyiye, güzele, hoşa gidene ulaşmayı amaçlıyacak ve duyduğu estetik kaygı ile de yaptığı her şeyde sanatsal bir yön, sa natsal bir görünüm olacaktır. Böylece kaygı, istenmeyen bir tutum, bir kişilik örüntüsü olmaktan da çıkıp, insanı istendik davranışlara yönelten bir güdü haline de gelecektir.
Ayrıca estetiğe yöneltilebilen kaygı, kişinin diğer alanlar karşısında hissedebileceği tedirginlikleri de en aza indireceğinden ruh sağlığı yönünde olumlu bir gelişme, olumlu bir atılım da izlenmiş olacaktır.
Her toplum bu kaygıyı öğrenmek, her kültür kendi toplumuna bu kaygıyı öğretmek durumundadır. Ancak estetik kaygı ile, insan, ya şamını yoğunlaştırabilir, her davranışından artistik bir haz alabilir ve her ürününde bir yenilik, bir yaratıcılık ortaya çıkabilir.
Deyiş yerinde ise, ancak estetik kaygı ile insan «yavan» olmak tan kurtulabilir.
Estetik kaygı; «doğru ile,«yanlış», «sahte» ile «gerçek», yada «iyi» ile «kötü» gibi karşıt kavramlar arasındaki seçimlerde, bu kavramlar arasındaki ilişkilerde, duygularımız yolu ile istenilene meyletmede önemli bir güdüleyici olarak karşımıza çıkmaktadır. O halde, bu tür bir kaygı ile yaşıyor olabilmemiz için ilk adımda iki önkoşulun bir arada olması beklenir: seçme hakkımızı kullanabileceğimiz bir ortam ve duyularımızı doğru değerlendirebilecek kadar kendimizi tanıma.
Seçme eyleminden, ancak, birden fazla olasılığın hazır bulunduğu bir ortamda söz edilebilir. Seçenekler karşısında bulunulduğu an güçlü bir istek, bir dilek sahibi olunabilir ve bunların erişilebilirliği oranında da kaygı duygusu doğar. çinde yaşadığımız sosyo-kültürel ortam, hazlarımızı doyuma ulaştırabilmemiz için bize ne kadar fazla eylem olanağı tanıyabiliyorsa o denli seçici olma olanağına sahip bulunabiliriz.
Sanatın anlamı ve estetik kaygılarımızla ilişkisi
Bilindiği gibi, eylemle bilgi birbirini etkiler. Sanatla ilgili ne kadar bilgi sahibi olabilirsek o kadar da eylemde bulunabiliriz. İşte, birden fazla eylemde bulunabilme olanağı değerlendirilirken de estetik kaygılarımız bizi hem daha iyiye, güzele götürecektir, hem de daha fazla doyum ve haz sağlamamıza yardım edecektir.
İnsan sadece bilen bir özne değildir. Bunun yanı sıra bir diğer kişi için, çevresi için bilgi üreten öznedir de. Sahip olageldiğimiz bilgileri işe vuruklaştırdığımızda ve davranışa dönüştürdüğümüzde çevremiz için bir yeni öğrenme olanağı hazırlamış olabiliriz. Bu yeni olanak ise belli bir toplum içinde seçilebilirliği olanların sayısını ar tırıcı bir durum yaratacaktır hiç şüphesiz. O halde seçiciliği pekiştirmek için, yenilikleri sürekli olarak eldekilere eklemek, çevre koşullarının vazgeçilmez diğer bir şartı durumundadır. Yani, seçicilik ile yenilik daima birlikte düşünülmelidir.
Yeniliklere açıklık ve sanatın anlamı
Yeniliklere açık olunmadığında, o toplum için, en azından, seçme açısından bir durukluk olacaktır. Bunun bir sonucu olarak da zaman içinde, seçme eyleminde bulunma, bulunabilme olanağı yitirilecek ve varolanla yetinilir hale gelinecektir. Bu durumun sürekliliğinde, şüphesiz estetik kaygıdan söz etmek mümkün değildir. Yani sanat, yaşamdan dışlanmış olacaktır. İşte, biraz önce sözü edilen «yavanlık» bu durum için tipik bir kişilik hali olarak kabul edilebilir. Böyle bir toplumdan gelen insan, kendini, estetik kaygı ile haşır-neşir olmuş toplumlar içinde biraz ezik, biraz süklüm-püklüm ve bir hayli yavan hissetmek durumundadır.Sanatın anlamı burada mı gizlidir ?
Yalnız burada bir noktayı da belirtmek gerekir. Kişi, kendinin yavan olduğunu bilmez, ya da kabul etmez genellikle. Fakat, eksikliğinin farkında olmayan, hatta kendinden «memnun» olan kişiler bile, örneğin, Batılıların toplu olarak ve tam uyum içinde bir ezgiyi söylemeleri yanında kendinin, bir ezgiyi tek başına bile, baştan sona söyleyemeyişinin ezikliğini hissedecektir. Ya da, en basitinden, bir folk dansını doğru olarak yapamayışının…
Yazımızın konusu; desen nedir, desen nasıl çizilir, desen teknikleri, daha çok sanatsal yönden ele almaktadır. Desen, resim sanatında önemli bir yer alır. Eski çağlardan bu yana desen, ifade bakımından yerini muhafaza etmiştir. Mağara devri resimlerindeki üstün çizgi, gelişi güzel doğmamıştır. Herbert Kühn Der Aufstieg der Menscheit adlı kitabında İspanya’da Santander civarındaki mağaralarda yapılan araştırmalar sonucu bu ilkel insanların ekollere varan çalışmalar yaptığını tespit etmiştir. Uzun çalışmalar sonucu, desen çizme gücünü kazanan ilkel insanların bu resimleri yaptığı anlaşılmıştır. Bu hayvan desenlerindeki anlık hareketleri yakalayabilme gücü gerçekten şaşırtıcıdır. Bu desenler mağaraların derinliklerinde yapılmış hayal gücüne dayanan çalışmalardır.
Desen Nedir?
O devir inşam bunları, güzel yapma duygusu içinde değil, o hayvanlar av için cezbetme duygusu içinde yapmıştır. Altamira mağarasında bir hayvan resminin kamına resim yapıldıktan sonra bir ok saplanmıştır. Bu, hayali desenlerin büyük bir tutku içinde yapıldığım göstermektedir. İlkel insanların yaptığı desenler derin bir gözleme dayanan çizgi desenlerdir. Paleolitik devrin sonlarına doğru yapılan desenler, leke ile modle edilmişlerdir. Paleolitik devrin sonlarına doğru hayvan resimleri empresyonist anlamdadır. Geyik sürülerine ait İsveç’te öyle resimler bulunmuştur ki, bunlarda, bir toz bulutu içinde Ren geyiklerinin nasıl kaçtığım insan hayretle seyretmektedir. Prehistorik sanat üzerinde büyük bir bilgin olan Herbert Kühn bu hususu Der Aufstieg der Menschheit adlı eserinde insanı heyecan içinde bırakan bir ifade ile bahseder.
Desen Nedir? Desen Nasıl Çizilir?
Modern Uygulamalar
Terim, dünyada veya insan yapımı bir tasarımda ayırt edilebilir bir düzenliliktir. Bu nedenle, model unsurları öngörülebilir şekilde tekrarlanır. Geometrik desen, geometrik şekillerden oluşan ve genellikle bir duvar kağıdı gibi tekrar eden bir çeşit desendir.
Herhangi bir duyu doğrudan kalıpları gözlemleyebilir. Tersine, bilim, matematik veya dildeki soyut kalıplar yalnızca analiz yoluyla gözlemlenebilir. Uygulamada doğrudan gözlem, doğada ve sanayide yaygın olan görsel kalıpları görme anlamına gelir. Doğadaki görsel kalıplar genelde kaotiktir, Hiçbir zaman tam olarak tekrarlanmaz ve çoğunlukla fraktalları içerir. Doğal figürler arasında spiraller, kıvrımlar, dalgalar, köpükler, devrilmeler, çatlaklar ve dönüş ve yansıma simetrileri tarafından yaratılmış olanlar bulunur. Desenlerin altında yatan bir matematiksel yapı vardır; aslında, matematik düzensellik arayışı olarak görülebilir ve herhangi bir işlevin çıktısı matematiksel bir kalıptır. Benzer şekilde bilimlerdeki kuramlar dünyadaki düzenlilikleri açıklar ve tahmin eder.
Sanat ve mimaride, süsleme veya görsel motifler, izleyici üzerinde seçilmiş bir efekte sahip olacak şekilde tasarlanmış desenler oluşturmak üzere bir araya getirilebilir ve tekrarlanabilir. Bilgisayar bilimlerinde, bir yazılım tasarım kalıbı, programlamada bir takım problemler için bilinen bir çözümdür. Moda olarak, desen benzer giysilerin herhangi bir sayıda oluşturmak için kullanılan bir şablondur.
Kaos teorisi, fizik yasalarının determinist olmasına rağmen doğadaki olaylar ve kalıplar hiçbir zaman tam olarak tekrarlanmayacağını öngörür, çünkü başlangıç koşullarındaki küçük farklar çok farklı sonuçlara yol açabilir. Birçok doğal desen, bu girdap sokakları ve nehirlerdeki gibi türbülanslı akışın diğer etkileri de dahil olmak üzere, bu belirgin rastlantı tarafından şekillendirilmiştir.
Desen Nasıl Çizilir?
Tarihin bu ilk desen çalışmaları aktif, yani herhangi bir güzelleştirme düşüncesine önem vermeden yapılmıştır. Figürlerin yapımında çizginin aktif olarak çizilişi büyük hayat verici önemdedir. Çizerken parmakla yapılan koyudan açığa lekeler aktif duyuşu ortadaki kaldırmaktadır. Bugünkü resimde yaşantıyı öldüren yaşantıya dayanmayan çizgiler terk edilmiştir. Yaşantıya duygululuğa dayanan figürler, acemice ve elden çıktığı gibi bırakılmıştır. Yani el yazısı karakterindedir. Mağara devirlerinden bu yana kudret ifade eden figürler bu aktif çizgili desenlerdir.
Aktif çizilen desenlerin yarımda bir de konstrüktif desen vardır.
Konstrüktif desen bilgiye dayanır. Anatomi ile desen çizen birçok ressam, anatomi, bilgilerinin imkanları ile oturan, koşan havalarda uçan figürler çizmişlerdir. Barok çağ ile son tarihi resimlerin yapıldığı 19. yüzyılda, balon gibi şişirilmiş kaslı insanlar icat edilmiştir. Bu desenler bugün terk edilmiştir. Hatta anatominin resim sanatında yeri olmadığına kanaati getirilmiştir.
Esher’den Örnek Çizimler
Figür çizme yeteneği kazanmak, uzun çalışma isti yen bir iştir. İlk olarak, kurşun kalem ile tabiattan alınan bir obje, gayet kati olarak çizilmelidir. Modelin muhtelif kısımları çizilirken modelin etraf çizgilerini takip yerine, objenin muayyen parçalarını tüm olarak görmek, akılda, tutarak çizme yoluna gitmelidir. Yani etraf çizgisi takip etme yerine form takip etme, desen çalışanı bütünü görmeye ve çizmeye götürür. Ayrıca form hafızasını geliştirir.
Füzen yani sürttükçe toz olan kömür çubuklar ile yapılacak ilk çalışmalar genellikle deseni göze hoş görünen sonuçlara götürür. İlk defa resim çalışan kimse için bu alışkanlıklar tehlikelidir. Bunun içindir ki, füzenle çalışma ancak ilk çalışmalarda başarı gösterdikten ve gereken disiplini kazandıktan, sonra yapılmalıdır. Desende, ilk çalışmaların kurşun kalem ve çini mürekkebi ile yapılması genellikle iyi neticelere ulaştırmaktadır. Desenle birlikte lekeli, yani tonlu yapılacak çalışmalar, derinliği olan şekiller yapılmasını sağlar. Böylece model formlarının taklidine önem verilmesini sağlar. Sonunda da, kurgu resimlere doğru alışkanlık bilinmeden doğar. Bu alışkanlıklar sonucu maniyere dediğimiz sahte çalışmalar doğar. Esasen sanatta maniyerizm denilen sahtecilik böyle doğar.
Desen Teknikleri Nelerdir?
Minyatürlerin deseni olsun, batı sanatçıların desenleri olsun alışılmışın dışında, daima gördüğüne karşı hassas, uydurmaya uygun olmayan bir samimiyet içindedir. Kişiliğin doğuşu bir alışkanlık değil, sanatçının obje karşısındaki tutumundan doğar. Kişiliğe ayrıca değineceğimiz için burada bu konunun incelenmesi yapılmayacaktır.
Desen Teknikleri
Desen çizerken eğer objeden izlenim alındıkça çalışılırsa, zamanla kağıdın üzerinde çizilen şeyi görür gibi oluruz. İnsan doğayla tam kontak halinde olduğu zaman kalemi gayet hassas bir hal alır. Model karakterini yakalamaya çalışan kimse kendine gittikçe itimat eden bir cesaretle çizme gücü bulur. Böylece, gittikçe gelişen form hafızası rahatça desen çizmeye götürür. Bu çalışmalar insanı ilk önceleri nasıl dikkatle, samimiyetle çalıştığım, gittikçe nasıl cesaretle ifadeye gittiğini açıklar. Bu çalışmadır ki, çalışanı alışılmışın dışına çıkarır. Gördüğünü keşfetmeye götürür. Desende artistik heyecan artistik bir özelliği yakalamadan doğar.
Figürleri çizerken silgi kullanmak üzerinde durulacak hususlardan biridir. Kurşun kalemle çalışırken silgi kullanmak genel olarak, çalışanı çekingenliğe götürür. Ve zamanla her çizdiğini silmek gibi alışkanlıklar kazandırır. Çalışanda güven gittikçe azalır . Bu bakımlardan çalışmaya çini mürekkebine ucu yontulmuş bir çubuk ile başlamak çizilenin de elden çıktığı gibi kalmasını sağlar. Bu da desenin el yazısı karakterini taşımasına serbest ve samimi olmasını kolaylaştırır.
Burada değinilecek şeylerden biri de çizginin kalitesidir. Gerçekten sanat niteliği taşıyan çizginin bir görünüşü vardır. Bunu çok çok desen görmekle iyice tanımak mümkündür. Sanat niteliği taşıyan desenin çok çeşitli görünüşleri vardır. Delacroix’nin dediği gibi resmin iskeletini teşkil eder. Desenin çeşitli özelliklerini büyük sanatçıların yapıtlarından öğrenmek mümkündür. Ancak bu özellikleri bilen bir kimsenin göstermesi iyi olur. İyi bir desen rahat, takılmadan, kağıdı örselemeden çizilir.