Sanatta deformasyon anlayışı

Sanatta deformasyon anlayışı eski devirlerden beri, yani belli bir şeyin şeklini değiştirme anlayışı vardı. Bu husus sanatta önemli bir anlayıştır. Tablodaki kompozisyonun gerektirdiği uzatma veya kısaltmalar rönesans öncesi ressamlar olan İtalya’nın Treçento (XIII yüzyıl) veya Quatroçento (XIV yüzyıl) ressamlarından itibaren izlendiği gibi ilkel devirlerin, eser olarak kabul ettiğimiz kalıntılarında da görüyoruz.

sanatta deformasyon picasso avignonlu kızlar

Örneğin, demir bir çubuğun dövülerek maşa haline getirildiği andan itibaren, artık o demir çubuk değil bir maşadır. Domates nasıl sıkılıp suyu çıkarıldıktan sonra bir bez üstünde güneşte serilir ve salça haline getirildiğinde, domates yerini salçaya bırakırsa, sanatçı da karşısına aldığı bir objenin sanat eseri haline getirebilmesi için, ondan muhakkak başka bir şey yapması gerekir. İşte bu iş bir de formasyondur. Sanat eseri yapmak için, deformasyon üzerinde gerekli bilgilerin muhakkak olarak kazanılmış olması gerekir.

sanatta deformasyon nedir picasso

Deformasyon, Fransız ressamı Jean Dominique-Ingres’de gayet bilinçli idi. Bu hususa Baudelaire de değinmiştir. Bu değiştirme prensibi, zar inanımızda artık anlaşılmıştır ve yerini daha ileri bir hamleye haklı olarak bırakmıştır. Parçalama, deformasyon ve parçalama, objenin, sanat eserinin yaşatıcı unsuru haline gelmesine yarar. Parçalama neden gereklidir? Açıklayalım. Sanat eserinin, bir düzey üzerinde unsurlar kompozisyonu olduğu malûm. Şimdi esas olan  bu unsurların bulunmasıdır.