İtalya’da Gotik Heykel ve Resim Sanatı
Gotik heykel ve resim denilince , Gotik sanatı resme heykelden daha az düşkündür. Karanlık katedrallerde renkli camlara çekilen gözler duvarları görmez. Fakat İtalya’da Gotik üslûp, klasik şekillerden ayrılmamıştır. Duvarlar ressama geniş yerler bırakıyordu. Burada sanatçılar eski alışkanlıklarla ilgilerini kesmiş değillerdir. Mermerde çalışmaya devam ederler. Her vakit yanlarında kendilerine modellik eden büstler ve lahitler vardır. Piza ekolünün Nic- coio ( XIII. yüzyıl) gibi Gotik heykeltraşları Greko – Romen heykelin geç kalmış talebeleridir. Piza vaftiz- hanesinin kürsüsündeki meşhur tahtadan heykeller Roma lahitlerindeki heykellerin taklididir. İhtiyar gövdedeki yeni filizlerdir.
Giotto (Cotto)
İtalya Orta Çağın en güzel ifadesini resimde vermiştir. Bizans kültürüne bağlı bulunan İtalya Hıristiyanlığı, fresk usulünü (detrem pe «detramp» usulü tabloyu) bırakmadı. Bazan hiç güzelliği olmayan yapılarda bile çok kıymetli resimler bulunmakta idi. Gelenek, resmin bu yeni uyanışını XIII. yüzyılın sonunda Floransa’da Cimabue ( Çimabue) ve Siena ( Siyena ) da Duccio ( Duçço ) ile başlatmaktadır. Fakat resmin yeniliğini isbat eden XIV. asrın ilk yıl larında Floransalı Giotto ( Cotto ) dur. Floransa’da Assisi ( Assizi) de San Francesco ( San Françesko) nun hayatına ait kompozisyonları, başta Pa- dova’daki Meryem’in ve îsâ’nın hayatlarını anlatan tabloları, zamanın tahrip etmediği bu eserler Bizans uykusundan sonra resmin nasıl duygu yu kırbaçlayarak heyecana getireceğini göstermektedirler. Padova’dakî eserlerinde resmin bize on asırdan beri anlattığı bu kutlu efsanelerde o kadar gerçek, tazelik vardır ki bunları ilk defa dinliyoruz sanırız. Giotto (Cotto) yeni resmin babasıdır. Zira mekanik bir hâle gelmiş olan formülleri yeniden düşünmüş ve cansız şekillerde uyuyan hayatı tekrar bulmuştur.
O yenilerin birincisidir. Çünkü uzun asırlardan beri sadece süsü ve ikonografiyi hedef tutan sanattan sonra resim dünyasına yaşayan realitenin duygusunu sokmayı başarmıştır. Önümüze koyduğu figürlere herşeyden önce gerçek varlıkların özelliklerini, hacımlarını, ve ağırlıklarının duygusunu verir. Bunun için onun figürleri Bizans resminin düz siluetle rinin mahrum olduğu realite kıymetini belirtirler. Onların varlıkların* inanırız ve onların anlattıkları duygular bizi heyecana getirebilir.
Siena’lı Ressamlar ve Gotik Sanat
Yine o günlerde şirin Siena kasabasında bütün bir mektep Bâkirenin hayalini ve belki mezhebini de gençleştiriyordu. Duccio ( Duçço) , Simone de Martino, Amiens ve Chartres heykeltraşlarının Meryem için heykelde yaptıklarını resim alanında gerçekleştirmişler, Meryemi insan ve güzel olarak gös termişlerdir. Bu sanatkârlar, içinde bulundukları sert mimarî ile bir tezat teşkil eden ve çizgileri oynak bir zarafet göste ren, renkleri saf ve çekici resimler bırakmışlardır. Bu Floransa ve Siena ( Siyena ) üstadları bol eser veren bir mektep kur dular. İ t a l y a ’nın XIV. yüzyıl freskçileri bir kilise veya manastır duvarı önünde bulundukları zaman, orasını seyrek olarak boş bırakmışlar, her zaman, güzel ve dinî bir eserle doldurmuşlardır. Kuzey Fransa katedralleri ile heykelleri ve Floransa, Siena (Siyena) freskleri Gotik çağın en güzel ifadeleridir.
Bir süre geçince m im arlar daha usta olacaklar ve heykelcilerle ressamlar da tabiati taklidi amaç edineceklerdir. Şimdilik gerçek onların tek ihtirasları değildir. Onların gözünde hakikat, imanlarını anlatmak ve ideallerini gerçekleştirmektir.
Gotik Sanatın Gelişimi
Fakat Gotik sanat, Avrupanın kuzeyinde, XVI. yüzyılın başlangıcına kadar devam etmiştir. Geçmişteki binalar kadar muhteşem anıtlar yaratmamış ise de gene çok canlıdır. Biteviye değişmesi ve olgunlaşması da buna bir delildir. Her memleket kendisine has fanteziyle bir sinir şebekesi olan Gotik inşa biçimi ile oynar.

Duccio ( Duçço ) — ( Ortalama 1255 – 1319 ) Zeytin dağında sabahlama Siena ( Siyena ) katedralinin künbedi – Fresk
İngiltere dikey taşları çoğaltan ve kubbenin altında onları yelpaze gibi açan « dikey üslûba» bağlanmış tır. İspanya, Gotik’in Arap motiflerile birleşmesinden doğan müdeccer denilen üslûba kayar. Fransa güller le süslü, geniş pence reli «rayonnant (şua gibi) üslûb ile bütün çizgileri alevin yükselen kıvrımları na bağlayan « Flam- boyant» üslûbu icad eder. XIII. yüzyılda kubbeler gürbüz fil ayaklarının üzerinde yükseliyordu. X V .yüzyılda bazı şapeller bükülmüş gövdeli fundalar gibidirler.

G*°*t°- ( Ortalama 1266 – 1336) — San Francesco küçük kuşlara va’zediyor. Fresk Assisi (Assizi) . İtalya
Zira gerçek yaratma durmuştur.

