Fovizm Sanat Akımı
Matisse’in baş temsilcisi olduğu Fovizm Sanat Akımı (yabanıl) anlayışı (fovizm) çiğ renkler, figürlerin sade biçimlere indirgenişi, karşıt renkler ve yaşama sevincini yansıtmaya yönelik resimsel bir anlatımdı. Yani bu resim anlayışında trajik, karamsar bir içe dönüklük söz konusu değildir. Ayrıca nesne ve figür renkleri, bu resim anlayışında dikkate alınmamaktadır. Hatta bu doğa öğeleri mümkün olduğu oranda çiğ renklerle resimlenmektedir, örneğin kırmızı ağaçlar, vişneçürüğü çimenler, turuncu, yeşil gökler, mavi evler, son derece hoyratça tuval yüzeyine sürülmüş hamur boyalarla biçimlendirilmek istenmiştir. Doğanın renk ve biçim değil, kendi içinin yani psikolojik durumunun resmini yapmaktadır.
Fovizm Sanat Akımı sanatçıları, resimlerini kendi iç dünyalarına kapanarak değil, model ve manzara karşısına geçerek yapmışlardır. Onlar protestocu değil, uyumcuduriardır. Hayata küsen değil, onu seven insanlardır. İçinde yaşanılan ortamın yorgun, bunalımlı insanına yaşama sevinci duygusu veren, renkçi, doğacı bir resmi yaratırlar. Fovizm akımı da aynı gerekçeye dayanmıyordu. Yani bu akımda da toplumsal değişimlerin yarattığı etkiler söz konusu değildi.
Dış dünyaya karşı tavrını, isyanını resimlemektedir. Sehpasını da bu nedenle dış dünyanın, bir modelin karşısına dikmemektedir. Zaten o, bir manzara ya da model karşısında resim yapmasa da, gene kendi içinin resmini yapmaktadır. Bu nedenle o, kendi ruhsal durumunun, isyan eden, başkaldıran, bağıran, çığlıklar içindeki iç dünyasının portresini resimlemektedir. Kan kırmızıları, bağıran turuncular, yeşiller, maviler, irin sarıları ile onlar, neşeli olmayan, dünyaya küskün bir mizacın dramatik ruh ağaçlar, vişneçürüğü çimenler, turuncu, yeşil gökler, mavi evler, son derece hoyratça tuval yüzeyine dürülmüş hamur boyalarla biçimlendirilmek istenmiştir.
Fovizm Akımında Renk Kullanımı
Doğanın renk ve biçim durumuna bu derece ters düşen bir biçimlemeyi, Alman dışavurumculuğu ile aynı anlayışta görmek ilk bakışta olanaksız değildir. Ancak yabanıl akımın doğuş nedeni farklıdır. Yüzyılımızın başındaki endüstriyel ortamın yarattığı bunalıma, Alman, kendi içine dönerek bir çare aramış, Fransız ise, renkli, yaşama sevinci yaratan bir resim ile yanıt vermeği, kendi karakterine daha uygun bulmuştur. Böylece, fovizm akımının temsilcileri olan ressamlar, taze, ışıklı renklerin neşeli havasını resimlerine sokmuşlardır. Onlar, akşam evine dönen yorgun kişiye, huzur verici bir hava sağlamak istemektedirler. Buna karşılık dışavurumcu ressam, resmi ile insanı sarsmak, şoke etmek istemektedir. Oysa fovizm akımının böyle bir amacı yoktur.
Bu akımın baş temsilcisi olan Henri Matisse, yaptığı açıklamada, akşam evim* yorgun argın dönüp koltuğuna uzanmış insana, renkli resmi ile bir bayram sevinci yaratmak istediğini belirtmiştir. Bu akımın diğer temsilcileri de Raoul Dufy, Vlamınck, Andre De Rain ve Georges Rouault gibi ressamlardır.
Fovizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları
Henri Matisse, André Derain, Albert Marquet, Charles Camoin, Louis Valtat, Henri Evenepoel, Maurice Marinot, Karl Pärsimägi, Jean Puy, Maurice de Vlaminck, Henri Manguin, Raoul Dufy, Othon Friesz, Georges Rouault, Jean Metzinger, Kees van Dongen


