Ekspresyonizm Sanat Akımı (Dışavurumculuk)

Dışavurumculuk (Ekspresyonizm Sanat Akımı) metafizik resim yapanlar ve özellikle dadacı­lar, çağdaş endüstriyel yaşamın yarattığı hayal kırıklığına tepki gösterdiler. Sanat, onlar için güzel, ince, zarif, süsleyici işlevi olan bir şey değildi. Onların tutumu, protestocu, isyan edici, reddedici idi. Ancak bu akım temsilcilerinden yalnız dışavurum­cular ile metafizik resim yanlıları, kendi iç dünyalarının resmine önem veriyorlardı. Bu iki akımın anlayışına paralel bir diğer görüşü de gerçeküstücüler ortaya attılar. Ancak bu akımın tem­silcileri olan ressamlar, konu olarak insanların bilinmeyen bir ev­re olan bilinçaltını resimlemeye yöneldiler. Onlar rüyaların, bilinçsiz davranışların bilinçaltı yaşantıya dayandığını ortaya çıkarmak istediler ve bunun için de kontrolsüz içgüdüsel bir bi­çimlemeye yöneldiler.

Franz Marc, Sarı İnek, Arthipo, Ekspresyonizm Sanat Akımı

Franz Marc, Sarı İnek, Arthipo, Ekspresyonizm Sanat Akımı

Bu resimlemede, otomatik yani kendili­ğinden (Spontaneit), hiçbir estetik kaygıya kapılmadan yapılan anlatım önem kazanıyordu. Gerçeküstücü akımın programını da gerçekçilerde olduğu gibi gene bir şair olan Andre Breton yazdı. Ancak buna paralel olarak birçok yazar da, bilincin, bi­linçaltı baskılara boyun eğdiğini gösteren romanlar kaleme aldı­lar. Bu akımın temsilcileri de Salvadore Dalı, Yves TanGuy, Man Ray, Joan Mıro, Hans Arp ve Max Ernst gibi ressamlar oldular. Viyana’daki Fantastik Gerçekçilik’de aslında gerçeküstü bir görüşe dayanmakta idi. (Ekspresyonizm Sanat Akımı, Dışavurumculuk)

 

Dışavurumculuk Sanat Akımında (Ekspresyonizm) Ressamın Ruhsal Durumu

Dışavurumcu ressam ise, kendi içine dönük, dış dünyanın de­ğil, kendi içinin yani psikolojik durumunun resmini yapmaktadır. Dış dünyaya karşı tavrını, isyanını resimlemektedir. Sehpası­nı da bu nedenle dış dünyanın, bir modelin karşısına dikmemekledir. Zaten o, bir manzara ya da model karşısında resim yapma­sı da, gene de kendi içinin resmini yapmaktadır.

Dışavurumcuların bir grubu olan Die Brucke ressamları da kentten uzak yaşamayı yeğlemişlerdir. Der Blauere İter grubu da yer yer kentten uzak dağ köylerinde yaşamlarını sürdürmüşlerdir. Hatta zaman zaman kuzey Afrika’ya gidenleri bile olmuştur. Kandinsky ise, Bavyera Alplerinde bir dağ köyü olan Mumau’da 2 yılını geçirmiş­tir. (Ekspresyonizm Sanat Akımı, Dışavurumculuk)

August Macke, Zooloji Bahçesi, 1912, Arthipo, Sanat Akımları

August Macke, Zooloji Bahçesi, 1912, Arthipo, Sanat Akımları

Dışavurumculuğun (Ekspresyonizm Sanat Akımı) bir grubu olan Der Blatie Reiter ressamlarının resimlerinde dinsel bir eğilim yansımamaktadır. Oysa Dtc Brucke ressamlarında, bu dünyadan kaçışla ilgili kimi duygular onları dinsel konulara yaklaştırmıştır. Emil Nolde’de de ilkel kavimlerin basit yaşamını tercih ettiği görülmektedir, öyle ki. Nolde bu özlemini Büyük Okyanus adalarında bilimsel bir sefer yapan ilim adamlarına katılarak gidermiş ve ilkel kavimlerin sa­natları ile ilgilenmiştir. Ancak o, İncil’le ilgili konuları da resim­lemiştir. Dinsel konu eğilimi, Dic Brucke’nin bir diğer ressamı olan Kari Schmiedt-Rottluff’ta da görülmektedir.

Fovizm olanlar arasında adı geçmekle birlikte dışavurumcu özellikler gösteren Fransız Georges Rouault’da da aynı dinsel konu anlayışı, yapıtlarında bir Tanrıya sığınış duygusu biçiminde yan­sır. Dışavurumcu ressam bir düşünce dünyası içindedir ve yapıtı da bu kaynaktan doğar. Avusturya’lı ressam Oscar Kokoschka’da nesne ve figür resmi bir anlamla kaynaşır. Onun kullandı­ğı renkler, çevresinde görülen biçimleri tamamen değiştirmekte­dir. Portreleri de, karşısına aldığı insanların iç dünyalarının res­mi olmaktadır. (Ekspresyonizm Sanat Akımı)

Michael Cavio Krogh Caspersen, Dışavurumculuk, Ekspresyonizm, Sanat Akımı

Michael Cavio Krogh Caspersen, Dışavurumculuk, Ekspresyonizm, Sanat Akımı

Dışavurumculukta (Ekspresyonizm Sanat Akımı) Cézanne ya da Gauguin ‘deki renkli modle hiç dikkate alınmamıştır. Dışavurumcularda renk, bir zıtlık ola­rak görülmekte ve büyük yüzeyler halinde sürülmektedir. Bu uy­gulama, hem Die Brucke, hem Der Blaue Reiter Grubunda aynı­dır. Ancak renkler fovizm ressamlarda olduğu gibi sırf bir renk zıtlığı olarak kullanılmamıştır. Aksine, dışavurumcuların renk­leri simgeseldir, örneğin Der Blaue Reiter, Kandisky’nin bir res­minin adıdır. Franz Marc’ın “Mavi Atlar” ya da “Kır­mızı Atlar” adlı yapıtlarındaki renkler de simgeseldir. Saf, karıştırılmamış, yani bağıncı renklerle boyanmış olan doğa bi­çimlerinin çevreleri, koyu siyah çizgilerle çevrilerek daha da kuvvetli bir biçimde renkli gösterilmesi sağlanmıştır. Renklerin karşıtlığı da büyük bir ruhsal gerilimi göstermektedir.