Alman Dışavurumculuğu Sanat Akımı (Neoekspresyonizm)

Doğanın renk ve biçim durumuna bu derece ters düşen bir biçimlemeyi, Alman Dışavurumculuğu ile aynı anlayışta görmek ilk bakışta olanaksız de­ğildir. Ancak yabanıl akımın doğuş nedeni farklıdır. Yüzyılı­mızın başındaki endüstriyel ortamın yarattığı bunalıma, Alman, kendi içine dönerek bir çare aramış, Fransız ise, renkli, yaşama sevinci yaratan bir resim ile yanıt vermeği, kendi karakterine daha uygun bulmuştur. Böylece, yabanıl akımın temsilcileri olan ressamlar, taze, ışıklı renklerin neşeli havasını resimlerine sok­muşlardır. Onlar, akşam evine dönen yorgun kişiye, huzur veri­ci bir hava sağlamak istemektedirler. Neoekspresyonizm.

Alexej von Jawlensky, İspanyol Kadın, Alman Dışavurumculuğu Sanat Akımları,

Alexej von Jawlensky, İspanyol Kadın, Alman Dışavurumculuğu Sanat Akımları,

Alman dışavurumculuğu, İtalyan gerçekçiliği, bir İsviçre Dadacılığı, Avrupa kıtasında  bir özenti ya da ilerici sanatlar olarak benimsenip uy­gulandı. Yani Avrupa’da makirta ve savaya bir başkaldırma ne­deniyle ortaya çıkmıyan bu akımların eserlerine ait estetik beğeni gördü. Hatta devlet otoritesi de bu akımlara engel olmadı. Ancak Demir Perde ülkeleri bu akımları reddetti.

Alman dışavurumcu hareketi başlangıçta  I. Dünya Savaşı sırasında yaşanan izolasyon nedeniyle sadece Almanya’ya sınırlıyd. Hükümet yabancı filmleri yasaklamıştı. Dolasıyla tiyatro ve filme gelen iç talebi karşılayacak bir üretim dinamağine ihtiyaç vardı.  I. Dünya Savaşı sona ermesinden sonra Alman karşıtlığı azaldı. İç dinamiklerin oluşturduğu Alman sineması, takdir kazanmış ve uluslararası film endüstrisinin bir parçası haline gelmişti. Alman Dışavurumculuğu.

Sanat Akımı, Alman Dışavurumculugu, Ernst Ludwig Kirchner, Dresden'de Bir Sokak

Sanat Akımı, Alman Dışavurumculugu, Ernst Ludwig Kirchner, Dresden’de Bir Sokak

 

Savaş Sonrası Almanya

1920’lerden sonra oluşan barış iklimi  Avrupa kültürleri için yeni bir değişim ve ilerleme fırsatı sağladı. Cesur, yeni fikirler ve sanatsal stilleri ile deneyerek geleceğe bakmak için fırsatlar doğurdu. İlk Ekspresyonist eserler ışıklar, gölgeler, nesneler, duvarlar, tasarımlar, çılgınca olmayan gerçekçi, geometrik saçma açıları ile set tasarımı kullanarak lüks bütçelerinin bir eksikliği gidermek için yapılmıştı.

Ernst Toller, 1. Dünya Savaşı Sonrası Almanya

Ernst Toller, 1. Dünya Savaşı Sonrası Almanya

Ekspresyonist eserlerin araziler ve hikayeler genellikle delilik, ihanet ve (standart aksiyon macera ve romantik filmler aksine) Birinci Dünya Savaşı deneyimleri tarafından tetiklenen diğer “entelektüel” konuları ele aldı. Örneğin sık sık Alman Dışavurumculuk kısa tarihinin bir parçası olarak kategorize edilen Metropolis (1927) ve M (1931), Fritz Lang tarafından yönetilen film bu özellikleri barındırır. Bu eğilim gerçekçiliğe karşı doğrudan bir tepkiydi. Uygulayıcılarından ziyade yüzeyde olanda bir iç duygusal gerçeği göstermek için ifadede aşırı bozulmalara başvurdular. Alman Dışavurumculuğu. Neoekspresyonizm

Ekspresyonizmdeki aşırı anti-gerçekçilik sadece bir kaç yıl sürdü.

Hans Henny Jahn, Medea, Lore Bermach, Bir Sahne, Alman Dışavurumculuğu Sanat Akımı

Hans Henny Jahn, Medea, Lore Bermach, Bir Sahne, Alman Dışavurumculuğu Sanat Akımı

Alman Dışavurumculuğu Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Georg Kaiser, Ernst Toller (1893–1939), Hans Henny Jahnn (1894–1959), Reinhard Sorge (1892–1916), Bertolt Brecht (1898–1956), Ernst Ludwig Kirchner, Alexej von Jawlensky

Georg Kaiser, Berezil Filminden Bir Sahne, Alman Dışavurumculuğu Sanat Akımı

Georg Kaiser, Berezil Filminden Bir Sahne, Alman Dışavurumculuğu Sanat Akımı