Sanat Akımları Nelerdir, Özellikleri

Sanat akımları, görsel sanatların, resim, heykel gibi dallarında; teknik, tarz, soyutlama, deformasyon gibi özelliklerin değişmesiyle ortaya çıkan köklü sanatsal değişimleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Elbette sanat akımlarının etkileri felsefi, düşünce ve edebiyata kadar uzanır.

1789 yılı, Fransa’da krallık rejiminin yıkıldığı ve cumhuriyet yani parlamenter dönemin başladığı yıldır. Ancak daha önemli­si bu olayı hazırlayan nedenlerin, tüm krallık yönetimlerinin ar­tık yaşayamayacağı ortamı, er geç tüm dünyada yaratacağı idi. Aslında bu olayın tohumları, Rönesans’ta İtalya ve Hollanda’da­ki hümanist görüşlerde vardı ve için için burjuva aydınlarının kalbinde yaşamıştı. Ancak bu görüşler, 1789’a değin mutlak yö­netim ve kilise tarafından tüm Avrupa’da baskı altında tutulmuş, bu nedenle de gelişmemişti. Bu devrim hareketi, krallığa ve onun yönetimine karşı idi ve ayrıca burjuvanın değil, halkın ha­reketi olarak gelişmişti. Parolası da hürriyet, eşitlik ve kardeşlik idi.

Avrupada Değişim

Bu olaydan sonra, Avrupa’daki güzel sanatlarda da önemli de­ğişiklikler oldu. Hatta Avrupa’da giderek kentlerin kuruluş ne­denleri ve toplumların yaşayış biçimleri bile değişecektir. Önce sarayın, saray mimarlığının önemi kalmayacaktır. En önemli değişiklik ise, toplumların tarım ekonomisinden endüstriyel eko­nomiye geçişleri olacaktır. Yani, tarımsal kültür ve mutlak kral­lık yönetimi, yerlerini, endüstriyel makine üretimi ile parlamen­ter yönetime bırakacaktır. Elişinin yerini makine işi alacaktır. Bu yüzden yeni bir yaşam ve onun gereği yeni bir sanat anla­yışı önce Avrupa’ya, giderek tüm dünyaya yayılacaktır. Ancak bu yeni yaşamın ve düzeninin rayına oturması için, XIX. yüzyı­lın ortalarına değin beklemek gerekmiştir. Çünkü, krallıkla ilgili zemin yerine, parlamenter zeminin hazırlanması için bir ara dö­nem gerekmiştir, işte bu ara dönemin de kendine özgü bir sanatı olmuştur.

Fransa’da fovizm (yabanıllık) ve kübizm, İtalya’ da (fütürizm) ve Almanya’da dışavurumculuk (ekspressiyonizm), hep bu iç gereksiniminden kaynaklanıyordu. Sanatçının bu kendi içine, iç dünyasına yönelişi, çeşitli sanat akımlarının birden Avrupa’nın her tarafında benimsenmesine, yayılmasına neden oluyordu. 1905’de yabanıllık (fovizm), 1906′ da dışavurumculuk, 1908’de kübizm, 1909’da gelecekçilik, 1910’da soyut sanat akımları gibi.

Abstre Sanat Akımı (Soyut Resim Sanat Akımları)

1910 yılında Kandinsky’nin ilk soyut resmi de, renk, çizgi ve yüzey öğelerini dikkate alarak yeni bir anlayışı ortaya koydu. Bu sanatçının resminde nesne ve figürlerin biçimleri hiç dikkate alınmıyor ve renkler, çizgiler, yüzeyler, soyut bir kompozisyon olarak değerlendiriliyordu. Bu nedenle onun ortaya koyduğu bu yeni resim, salt soyut bir resmin ilk örneği oluyordu. Böylece, resim sanatında korumun terkedildiği ve resimsel öğelerin resim için yeterli olduğu görüşü kuvvet kazanıyordu. Yani resimde, müzik gibi soyut öğelerle bir biçimleme olanağı bulunuyordu. Sanat Akımları

Bu görüşe dayalı olarak lekecilik (tachisme) akımı da, tamamen boya lekelerine dayalı, hatta kompozisyonu bile bir yana bırakan bir resim anlayışı ortaya çıkardı. Boya lekelerine dayanan bu resim anlayışında, ne doğanın ima edilişi, ne de onun simge­sel bir anlatımı söz konusu oluyordu.

Abstre Sanat Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Josef Albers, Alexander Calder, Robert Delaunay, Paul Klee, Arshile Gorky, Patrick Heron, Howard Hodgkin, Hans Hofmann, Wassily Kandinsky, Franz Kline, Willem de Kooning, Lee Krasner, Kasimir Malevich, Agnes Martin, Joan Miro, Piet Mondrian, Robert Motherwell, Barnett Newman, Georgia O’Keeffe, Jackson Pollock, Mark Rothko, Frank Stella, Clyfford Still,

Abstre Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Gerhard Richter, Flow P6, Soyut Sanat Akımı, Abtstre, Akımlar

Alman Dışavurumculuğu (Neo-ekspresyonizm)

Doğanın renk ve biçim durumuna bu derece ters düşen bir biçimlemeyi, Alman dışavu­rumculuğu ile aynı anlayışta görmek ilk bakışta olanaksız de­ğildir. Ancak yabanıl akımın doğuş nedeni farklıdır. Yüzyılı­mızın başındaki endüstriyel ortamın yarattığı bunalıma, Alman, kendi içine dönerek bir çare aramış, Fransız ise, renkli, yaşama sevinci yaratan bir resim ile yanıt vermeği, kendi karakterine daha uygun bulmuştur. Böylece, yabanıl akımın temsilcileri olan ressamlar, taze, ışıklı renklerin neşeli havasını resimlerine sok­muşlardır. Onlar, akşam evine dönen yorgun kişiye, huzur veri­ci bir hava sağlamak istemektedirler.

Alman dışavurumculuğu, İtalyan gerçekçiliği, bir İsviçre Dadacılığı, Avrupa kıtasında  bir özenti ya da ilerici sanatlar olarak benimsenip uy­gulandı. Yani Avrupa’da makirta ve savaya bir başkaldırma ne­deniyle ortaya çıkmıyan bu akımların eserlerine ait estetik beğeni gördü. Sanat Akımları

Alman Dışavurumculuğu Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Georg Kaiser, Ernst Toller (1893–1939), Hans Henny Jahnn (1894–1959), Reinhard Sorge (1892–1916), Bertolt Brecht (1898–1956), Ernst Ludwig Kirchner, Alexej von Jawlensky

Alman Dışavurumculuğu Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Alman Dışavurumculuğu, Sanat Akımları, Ernst Ludwig Kirchner Asker Otoportre

Barok Sanat Akımları Özellikleri, Sanatçıları

Barok (Barock) terimi, düzenli olmayan ya da kural dışı anla­mına gelen Portekizce “BAROCCO” sözcüğünden alınmış ve Av­rupa’nın 1600 ile 1775 yılları arasındaki sanatına ad olarak ve­rilmiştir. Bu sanat üslubu ile Maniyerist sanat anlayışı son bul­muştur. Barok üsluplu sanat, Güney İtalya çıkışlıdır. Genel olarak bu üslup kuzey Avrupa’dan çok Bavyera, Avusturya ve İspanya; bu sonuncu ülkenin etkisi ile de özellikle Güney Amerika’da yayıl­mıştır. Ancak, bu etkiler daha çok mimarlık alanında yaygınlık göstermiştir. Sanat Akımları

Barok üsluplu Avrupa sanatında, duygusal bir taşkın­lığın biçimlemesi söz konusu olmuştur. Rönesans’ın sade yüzey düzenlemesi, klasik dengesi, sakin, huzur veren yatay ve dikey çizgilerin egemenliği, bu barok üslupla birlikte kaybolma­ğa başlar. Rönesans’ın hümanist dünya görüşü, dinin dogmatik kuralcılığına kuşku düşüren reformasyon olayları, Avrupa insa­nına büyük bir düşünce özgürlüğü getirmişti. Ayrıca ekonomik zenginlik de soylular dışındaki orta halli toplum insanına dünye­vi değerlere yönelmenin faydalarını göstermişti.

Barok Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Rembrandt Harmenszoon van Rijn, Michelangelo Merisi da Caravaggio, Gian Lorenzo Bernini, Peter Paul Rubens, Diego Rodríguez de Silva y Velázquez, Johannes, Jan or Johan Vermeer, Artemisia Gentileschi, Anthony van Dyck, Claudio Coello, Guido Reni, Nicolas Poussin, Charles Le Brun, Luca Giordano, Juan de Pareja, Jan van de Velde, Aelbert Jacobsz Cuyp, William Dobson, Frans Hals, Inigo Jones, Simon Vouet, Pietro da Cortona, Bartolomé Esteban Murillo, Antoine Le Nain, Louis Le Nain, and Mathieu Le Nain, Pieter de Hooch, Abraham Bloemaert, Jan Josephszoon van Goyen, Jan Havickszoon Steen, Bartholomeus van der Helst, Jean-Baptiste Carpeaux.

Barok Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Barok Sanat Akımı, Johannes Vermeer Girl with a Pearl Earring

Dadaizm Sanat Akımı

Dadaizm, Avrupa ve Kuzey Amerika’da katılımcılarıyla beraber  uluslararası hareket oldu. Bir çok katılımcı için I. Dünya Savaşı’nın patlak verişine karşılık olduğuna inanıyordu. Dadaistler savaşın temel nedeninin  burjuva milliyetçi ve sömürgeci çıkarlarına karşı sanatlarının bir protesto olduğunu düşünüyorlardı. Bir çok Dadaist ‘nedeni’ ve burjuva kapitalist toplumun ‘mantığı’nın savaşa yol açtığı fikrindeydi. Onlar mantığını reddediyoruz ve kaos ve mantıksızlığı kucaklamak için ortaya çıktıklarını, sanatsal ifade olarak  ideolojiyi reddetlerini açıklıyorlardı.  George Grosz daha sonra Dadaist sanatın savaşa karşı bir protesto olarak  “karşılıklı imha bu dünyaya karşı” demiştir. Sanat Akımları

Dadaizm Birinci Dünya Savaşının dehşetine  tepki olarak doğdu. Haraket uluslararası  Zürich Cabaret Voltaire ile ilişkili sanatçılar ve şairlerden oluşan bir grup tarafından başlatıldı.. Dada saçma, mantıksız, sezgisizliği, aklı ve mantığı reddetti. Dada kelimesinin  kökeni belirsizdir; bazıları saçma bir kelime olduğuna inanıyor. Bazıları kelimenin kökenin Romen dilinde “evet, evet” anlamına gelen Romen sanatçılar kaynaklandığını iddia ederler. Başka bir teoriye göre adı “Dada” Fransız-Alman Sözlüğe sıkışmış bir kağıt bıçak için söylenen bir deyim olduğuna belirtmiştir.

Dadaizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Hugo Ball, Emmy Hennings, Tristan Tzara, Jean Arp, Marcel Janco, Richard Huelsenbeck, Sophie Taeuber, Hans Richter

Dadaizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Dadaizm Sanat Akımı

Ekspresyonizm (Dışavurumculuk) Sanat Akımları Özellikleri, Sanatçıları

Dışavurumcuların nesne-figür karşısında yapılan biçimlemeyi terkedip, yoğun çiğ renklerde kendi ruhsal durumlarını sergilemeleri, aslında dolaylı olarak doğacı gözlemi yeterli bulmamala­rından ileri geliyordu. Dışavurumcu ressam ise, kendi içine dönük, dış dünyanın de­ğil, kendi içinin yani psikolojik durumunun resmini yapmaktadır. Dış dünyaya karşı tavrını, isyanını resimlemektedir. Sehpası­nı da bu nedenle dış dünyanın, bir modelin karşısına dikmemekledir. Sanat Akımları

Dışavurumcular, metafizik resim yapanlar ve özellikle dadacı­lar, çağdaş endüstriyel yaşamın yarattığı hayal kırıklığına tepki gösterdiler. Sanat, onlar için güzel, ince, zarif, süsleyici işlevi olan bir şey değildi. Onların tutumu, protestocu, isyan edici, reddedici idi.

Dışavurumculuk resminde özellikle psikoloji alanındaki gelişmelerin yansıması kuvvetli bir biçimde görülmektedir. Sigmund Freud’un ortaya koyduğu psikaliz insanın zihninin göründüğü gibi olmadığını, derin ve karmaşık gizemler taşıdığını ortaya koymuştur. Elbette büyük sansasyonlar yaratan bu düşünceden sanatçılarda etkilenmiştir. İnsan iç dünyasının gerçekliği gün yüzüne çıkarken gerçeklik algısında değişimler olması kaçınışmazdı. Elbette bu resme ve edebiyata yansımıştır.

Dı­şavurumculukta, nesnenin optik gö­rüntüsüne bağlı biçimleme oldukça önemini yitirmiştir. Bundan başka izlenimciler’de dikkate alman ışık-gölge öğesi de, bu iki akımda dikkate alınmıyordu. Bunun yanında, modle anlayışı da, gene bu akımda büyük oranda önemini yitiriyordu.

Ekspresyonism (Dışavurumculuk) Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

August Macke, Franz Marc, Ernst Ludwig Kirchner, Edvard Munch

Neo-ekspresyonizm Akımı Ressamları

Anselm Kiefer, Georg Baselitz, Jean-Michel Basquiat, Eric Fischl, David Salle and Julian Schnabel, Antonio Peris carbonelli, Pablo Carreno, Rémi Blanchard, Hervé Di Rosa, Bernard Buffet, Francesco Clemente, Paolo Salvati, Sandro Chia and Enzo Cucchi, David Hockney, Frank Auerbach and Leon Kossoff, Natalia Chernogolova

Ekspresyonism (Dışavurumculuk) Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Edvard Much, Çığlık
Ekspresyonizm, Dışavurumculuk Sanat Akımı

Empresyonizm

İzlenimci diye adlandırılan ressamlar aslında 1865’lerden iti­baren birbirlerine bağlanmaya başlarlar. Sabahları hep birlikte, ikişer ikişer sehpalarını sırtlayıp kıra, banliyölere dalan bu res­samlar, güneşin yedi rengini, doğanın ışık-gölgeli atmosferini saptamak için çaba harcadılar. “Açık hava ressamları” diye de adlandırılan izlenimciler, güneşin ya da gün ışığının nesne üzerindeki ışık ve gölgelerini saptama amacındadırlar. Işıkları, sarı-kırmızı-turuncu; gölgeleri, mavi-yeşil-mor renklerle sapta­maktadırlar. Resimleri, yıllık bir devlet sergisi olan “Salon”da sürekli reddedilen bu ressamların yapıtları, ilk kez 1874’de bir fotoğraf atölyesinin salonunda halka gösterilmiş, fakat büyük bir tepki ile karşılaşılmıştır. Sanat Akımları

Kendileri ile alay edilmesi bir yana, onlara ışık hastası bile denmiştir. Ancak bu tarihten 20 yıl son­ra, alınyazıları değişmiş, bu kez de yapıtları büyük bir merakla aranır olmuştur. Claude Monet, Auguste Renoir, Edgar Degas, Sisley ve Pissarro, bu akımın en önemli sanatçıları olmuşlardır. Claude Monet’nin “Soleil Levant” ya da “İmpression” adlı yapıtı, bu akıma bir eleştirmen tara­fından alay olmak üzere isim olarak verilmiştir. Sanat Akımları

Empresyonism (İzlenimcilik) Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Claude Monet, Pierre-Auguste Renoir, Edouard Manet, Vincent van Gogh, Edgar De Gas, Paul Cezanne, Camille Pissaro,

Empresyonism (İzlenimcilik) Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Empresyonizm, İzlenimcilik Sanat Akımları, Claude Monet Gün Doğumu

Fovizm

Fovizm (yabanıl) anlayışı (fovizm) çiğ renkler, figürlerin sade biçimlere indirgenişi, karşıt renkler ve yaşama sevincini yansıtmaya yönelik resimsel bir anlatımdı. Ya­ni bu resim anlayışında trajik, karamsar bir içe dönüklük söz ko­nusu değildir. Ayrıca nesne ve figür renkleri, bu resim anlayışın­da dikkate alınmamaktadır. Hatta bu doğa öğeleri mümkün ol­duğu oranda çiğ renklerle resimlenmektedir, örneğin kırmızı ağaçlar, vişneçürüğü çimenler, turuncu, yeşil gökler, mavi ev­ler, son derece hoyratça tuval yüzeyine sürülmüş hamur boya­larla biçimlendirilmek istenmiştir. Doğanın renk ve biçim değil, kendi içinin yani psikolojik durumunun resmini yapmakta­dır. Dış dünyaya karşı tavrını, isyanını resimlemektedir. Sehpası­nı da bu nedenle dış dünyanın, bir modelin karşısına dikmemektedir. Zaten o, bir manzara ya da model karşısında resim yapma­sa da, gene kendi içinin resmini yapmaktadır. Sanat Akımları

Fovizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Henri Matisse, André Derain,  Albert Marquet, Charles Camoin, Louis Valtat, Henri Evenepoel, Maurice Marinot, Karl Pärsimägi, Jean Puy, Maurice de Vlaminck, Henri Manguin, Raoul Dufy, Othon Friesz, Georges Rouault, Jean Metzinger,  Kees van Dongen

Fovizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Fovizm Sanat Akımı
Henri Matisse, Dans

Fütürizm

İtalya’da çağdaş endüstriyel olumsuzluklar Al­manya’daki gibi değerlendirilmedi. Yani bir bunalım nedeni ola­rak sanatçılarca ele alınmadı. Aksine, bu Akdeniz yarımadasında, çağdaş endüstriyel girişimleri destekleyen bir sanat akımı ortaya çıktı, örneğin 1909’da İtalya’da bir Fütürizm (futurisme) akımı, makinenin hareketliliğini benimseyen bir görüşle insanlığa yararlı olmayı amaçladı. Bu akımın temsilcileri makinayı ve onun hareketliliğini resimlerine konu olarak aldılar. Sanat Akımları

Geleceğe bu açıdan bakarak iyimser bir tavır takındılar. Böylece endüstri­nin hareketli yaşamını renk ve çizgi ile yansıtan yapıtlar ortaya koydular. Kısacası gelecekçilikte dinamizm, resme verilmesi gereken bir özdük oluyordu. Yani hareket, bu çağa özgü yeni bir boyut idi. Bu görüşe paralel olarak gelecekçi ressam, yapıtında bir hareketin oluşumunu resimsel olarak biçimlemek istedi.

Fütürizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Filippo Tommaso Marinetti, Umberto Boccioni, Carlo Carrà, Gino Severini, Giacomo Balla, Antonio Sant’Elia, Bruno Munari, Benedetta Cappa, Luigi Russolo, Natalia Goncharova, Velimir Khlebnikov, Igor Severyanin, David Burliuk, Aleksei Kruchenykh, Vladimir Mayakovsky, Jules Schmalzigaug,  Almada Negreiros

Fütürizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Fütürizm Sanat Akımı
Gino Severini, 1912, Dynamic Hieroglyphic of the Bal Tabarin

Gotik Sanat Akımı

Gotik Sanat Akımı, Kuzey Fransa’da 12. yüzyılda gelişen ve mimarinin de ortaya çıktığı sanat biçimidir. Avrupa’nın hemen hemen her yerinde görülmüştür. Gotik sanat diğer tarzların dışında sofistike bir gelişm göstermiştir. Birçok alanda, özellikle Almanya’da, Geç Gotik sanat Rönesans sanatına dahil edilmeden önce on altıncı yüzyıla kadar devam etti.  Heykeller, pano boyama, vitray, vitray, fresk uygulama alanlarıydı.

En eski Gotik Sanat tarzı,  katedrallerin, kiliselerin ve manastırların duvarlarında anıtsal heykeller yer almıştır. Hıristiyan sanatı genellikle Yeni Ahit ve Eski Ahit’in öykülerini birlikte gösteren tipolojik bir nitelik taşır. Ermişlerin hayatları sık sık tasvir edilmiştir. Meryem Ana’nın görüntüleri, Havarilerin ve Mesih özellikle tasvir edilen kişilikler olmuştur.

Gotik Sanat Akımı
Simone Martini Beato Agostino Novello

Klasisizm

Fransız İhtilali’nden sonra bu ülkede benim­senen sanat, bir halk sanatı olmamıştır. Aksine, idealist içerikli ve konulu bir saray sanatı ilgi görmüştür. Elbette bunun nedenle­ri vardır. Çünkü XVIII. yüzyılın ortalarında Pompei ve Herculanum’un keşfi, eski antik Roma heykellerinin ortaya çıkarılması ve ünlü Alman bilim adamı Johann Winckelman’ın “Anti­kite Sanatı Tarihi” adlı kitabını yayımlaması (1764) ya­nında, bu yapıtın tüm Batı dillerine çevrilmesi, geçmişin değer­lerine olan ilgiyi heyecan duyulan bir noktaya vardırmıştı. Ayrı­ca Winckelman’ın Barok sanatı kötülemesi ve Grek sanatını göklere çıkarması, barok üsluplu çalışmaları çok yavaşlatmıştı. Sanat Akımları

Hegel’den Goethe’ye ve hatta Schopenhauer’e değin Avrupa’nın o sıralar tüm büyük düşünürleri de Grek ve Roma sanatlarını, sa­natın varabileceği son aşama olarak kabul etmişlerdir. Grek-Roma antikitesinin üstünlüğü, otoritelerce kabul edilince, tüm Avrupa başkentlerinde Grek tapınaklarının, alınlıktı çevresi, sütunlu biçimi, devlet yapılarından kiliselere, saray yapılarından zengin evlerine değin her türlü mimaride uygulanmaya başlamış­tı. Hatta antikiteyi inceleyerek, edebiyat ve plastik sanatları ye­nileme düşüncesi öylesine yaygınlaştı ki, Fransız klasisist okulu­nun büyük temsilcisi Jacques Louis David bile Louvre ‘da kurduğu akademisinde bu yönde bir eğitime büyük önem verdi.

Klasisizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Jacques-Louis David, Bernini, Nicolas Mignard, Nicolas Poussin, Gerard de Lairesse, Claude Lorrain, Barthélemy Prieur

Klasisizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Klasisizm Sanat Akımı,
Jacques-Louis David, Horasların Yemini

Konstruktivizm

Soyut resimde, lekeci bir estetiğe dayanmayan, rastlantı bir biçimlemeye yer vermeyen, geometrik inşacı bir akım da ortaya çıktı. Aslında kübist akımda da geometrik bir inşa söz konusu idi. Ancak bu geometrizm nesne ve figürleri geometrik yüzeyler halinde bir parçalamaya ve ortaya çıkan yüzeyleri ise kesin çiz­gilerle sınırlamaya dayanıyordu. Ortaya çıkan yeni geometrik öğelere dayanan akım ise, yalnız salt geometrik biçimlerin re­simsel etkisini amaçlıyordu. Kısacası biçimlerin saflığını, yalın­lığını hedef alıyordu. Konstrüktivizm (İnşacılık, Constructivisme) denen bu soyut akımın ilk yaratıcısı (Maleviç) Malewitsch idi. Resmi mümkün olduğu oranda en az öğeden oluşturmak isteyen bu sanatçı, beyaz bir zemin üzerine boyanan siyah bir dikdörtgenin pür katılığını bir yapıt için yeterli görüyordu. Sanat Akımları

İnşacılık (Constructivisme) denen bu soyut akımın ilk yaratıcısı (Maleviç) Malewitsch idi. Resmi mümkün olduğu oranda en az öğeden oluşturmak isteyen bu sanatçı, beyaz bir zemin üzerine boyanan siyah bir dikdörtgenin pür katılığını bir yapıt için yeterli görüyordu. Bu katı siyah dik­dörtgen, Malewitch’e göre salt resimsel bir öğe idi ve bir yapıt için de yeterli idi. Kısacası bu ressam, salt biçimi saptıyordu. Böyle olunca, onun resminde oylum-nesne ilişkisi gibi sorunlar önemini yitiriyordu.

Konstrüktivizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Alexander Rodchenko, Liubov Popova, Alexander Vesnin, Rodchenko, Varvara Stepanova, Aleksei Gan, Boris Arvatov, Osip Brik, Alexander Vesnin, Moisei Ginzburg

Konstrüktivizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Konstrüktivizm Sanat Akımı, Alexander Rodchenko, Costume design for We

Kübizm

Kübist biçimleme, bu kez nesne-fi­gür biçimlemelerinin parçalanması, bizzat doğa karşısında yapılmaya başlandı. Hatta bu parçalama işleminde renk, özellikle bir yana bırakıldı. Nesnelerin optik biçimlerini resimde parçalaya­rak yok etmeyi, materyalist görüşe bir tepki olarak kabul eden­ler görüldü. Bu akımın yaratıcı­ları olan Picasso Ve Braque, 1907’de açılan Cezanne sergi­sinden sonra (1907), kendi aralarında yaptıkları konuşmalar so­nucu, resimden perspektifi almak ve bunun için de nesnenin do­ğal görüntüsünden uzaklaşmak, gerekliliğine inandıklarını belirt­mişlerdir. Sanat Akımları

Ancak bütün bunlara rağmen kübistler, doğa­da görülen biçimlerin kimi tanınabilir şematik biçimlerini ta­mamen terk etmediler. Bu nedenledir ki, bu resimsel biçimlerde ortadan kalkan, yalnız nesne ve figürlerin optik görüntü mantığı idi. übist biçimlemenin gelişmesi ile ortaya çıkan, gerçek do­ğa görüntüsünü değil, gerçeğini yakalamak olduğu idi. Çünkü gerçek, yani doğanın gerçeği, aslında doğanın görüntüsü değildi. Bunu bilim de kanıtlıyordu. Bir kere, bir insanın yandan görün­tüsünde insanın bir gözü görülüyordu.

Georges Braque, Pablo Picasso, Andre Lhote, Jean Metzinger, Albert Gleizes, Robert Delaunay, Henri Le Fauconnier, Fernand Léger, Juan Gri

Kübizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Kübizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları, Pablo Picasso, Cezayirli Kadınlar

Lekecilik Sanat Akımı, Tchisme, Taşizm

Kesin biçime dayanmayan “art informel” akımı, özellikle Lekecilik ve “Aksiyon Resmi” ile büyük güç kazandı Lekecilik (uchisme) adı, Fransız “tache” leke sözcüğünden çıkarıldı. Lekeci ressam, bir kapta sulandırdığı renkli boyanan, kontrolsüz olarak resim zeminine akıtarak, sıçratarak, serperek birbirine karıştırarak, kazıyarak ya da tüpten doğrudan doğruya sıkarak oluşturmaya çalışıyordu. Burada, kompozisyon düşüncelinin ilk bakışta göz önünde tutuloluyormuş gibi görünmesine rağmen, gene de etkilerin yönetilmesi, anında yapılan davranışlarla ger­çek leştir ilebiliyordu. Yani genel olarak lekeci bir resim, birbiri arka una yapılan boyama davranışlarının sonucu olmasına rağ­men, gene de kompozisyonda bir kararlılığı, bir etki yaratabilmektedir. Sanat Akımları

Lekecilik Sanat Akımları Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Jean-Paul Riopelle, Wols, Jean Dubuffet, Pierre Soulages, Nicolas de Staël, Hans Hartung, Serge Poliakoff, Georges Mathieu and Jean Messagier

Lekecilik Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Lekecilik Sanat Akımı, Tchisme, Taşizm

Neoklasisizm

18. yüzyıldan sonra ortaya çıkan Neoklasizm Sanat Akımı, sanatta Yunan ve Roma geleneğini temel alarak yeni bir anlayış geliştirmiştir. Dekoratif, görsel sanatlar, edebiyat, tiyatro, müzik ve mimari alanda etkileri görülmüştür. Antik Yunan veya Antik Roma “klasik” sanat ve kültür ya da klasik akım olarak adlandırılmaktadır. Neoklasizim 1550’li yıllarda Roma’da doğdu. Yeniden canlandırılan Greko-Romen idealleri İtalya’dan tüm Avrupa’ya yayılmıştır. Neoklasik sanat hareketi Aydınlanma dönemine rastlamış ve Romantizm sanat akımıyla rekabet ettiğini söylemek yerinde bir tespit olur. Neoklasizm 19. yüzyılın başlarında da devam etmiştir ancak mimaride 21. yüzyıla kadar devam etmiştir. Sanat Akımları

Avrupa’da Neoklasizm, Barok ve Rokoko Sanat Akımlarına muhalif olduğu söylenebilir. Neoklasik mimari anayışı Roma ve Antik Yunan sanatını erdem olarak görürdü. 16. yüzyıl Rönesans’ında Klasik sanat anlayışı  sadelik ve simetri ilkelerine dayanmaktadır.

Neo-Klasisizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Nicolai Abildgaard, Francisco Agustín y Grande, Giuseppe Appian,i Francisco Bayeu y Subías, Giovanni Carlo Bevilacqua, Adam Buck, Giuseppe Cammarano, Antonio Carnicero, Sante Cattaneo, Franz Caucig, Charles-Alexandre Coëssin de la Fosse, Agostino Comerio, Jonas Damelis, Anna Rosina de Gasc, Camillo Guerra, Gavin Hamilton (artist), František Horčička, Alexander Andreyevich Ivanov, Angelica Kauffman, Wilhelmina Krafft, Giuseppe Levati, Anton Losenko, Antonín Machek, Angélique Mongez, Domenico Vantini, Joseph-Marie Vien, Herbert William Weekes

Neo-Klasisizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Neo-Klasisizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Post Empresyonizm

Post Empresyonizm izleyen Georges Seurat ve Paul Signac’ın ortaya attıkları Yeni İzlenimcilik’te sıcak-soğuk renk sistemi reddedilmektedir. Ancak izlenimcilerin terk ettikleri nes­ne biçimini yeniden resme sokmak istemişlerdir. Ayrıca renk­lerin palet üzerinde karıştırılması işlemini bırakmışlar, saf renk­leri yan yana tuşlar halinde koyarak, bunların optik etkilerle göze karışmış olarak görünmesini amaç edinmişlerdir. Yani renklerin palet üzerinde karıştırılması yerine, gözümüzde oluşan optik karışımı esas olarak benimsemişlerdir. Bu nedenle, nesne­lerin biçimi Yeni – izlenimcilerle yeniden ele alınmasına karşın, bu kez nesnelerin gerçek renkleri bir tarafa bırakılmak zorunluğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında Yeni-izlenimci ressamları renkleri noktalar halindeki tuşlarla resim yüzeyine koydukların dan, biçimleri geometrik yüzeylere indirgemek, dolaylı olarak ayrıntıdan uzaklaşmak zorunda kalmışlardı. Sanat Akımları

Ayrıca Yeni-İzlenimcilerde de, renge renkle karşılık vermek çabası izlenimciler­de olduğu gibi sürdü. Böylece ışık-gölge gene izlenimcilerde olduğu gibi renklere indirgenmiş oldu.

Post Empresyonizm (Yeni- İzlenimcilik) Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Georges Seurat (1859-1891), Paul Signac (1863-1935), Camille Pissarro (1830-1903), Albert Dubois-Pillet (1846-1890), Henri-Edmond Cross (1856-1910), Charles Angrand (1856-1926), Jan Toorop (1858-1928), Maximilien Luce (1858-1941), Leo Gausson (1860-1944), Theo Van Rysselberghe (1862-1926), Lucien Pissarro (1863-1944), Louis Hayet (1864-1940), Henri Matisse (1869-1954), Hippolyte Petitjean, Felix Pissarro, Antoine de la Rochefoucauld,

Post Empresyonizm (Yeni- İzlenimcilik) Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Post Empresyonizm (Yeni- İzlenimcilik) Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Modernizm

Modernizm kültürel eğilimleri ve değişikliklerle birlikte, 19. ve erken 20. yüzyıllarda  Batı toplumunda geniş kapsamlı dönüşümler ortaya çıktı, bir felsefi bir değişimdi. Modern endüstriyel toplumların gelişimin neticesinde şehirler hızlı büyüdü. Birinci Dünya Savaşı korkular Aydınlanma düşüncelerinin reddedilmesine neden oldu ve birçok modernist dini inancı reddetti.

Modernizm bir dizi kültürel şokların etkisiyle kuruldu. Bu büyük şokların ilki 1. Dünya Savaşı’dır, 1914 ile 1918 Avrupa’yı kasıp kavurmuştur. Bilimin ve teknolojinin vaat ettiği, Aydınlanma’nın beslediği evrensel insan fikri yerle bir olmuş, kıta Avrupası üzerinde büyük katliamlar meydana gelmiştir. Elbette bu vahşetin sonunda derin bir korku ve endişe kalmış insanlar geleceğe umutsuzlukla bakmaya başlamışlardır.  Sanat Akımları

Modernizm merkezi meşgalesi insanın bilinç ve bilinçaltıdır. Romantik dünya görüşünün aksine, ilerleme ve büyüme yerine modernist aydınlar çürüme ve bireyin büyüyen yabancılaşmasını koyar. Modern toplumun makinesel yapısı, sanatsal dürtüye kişiliksiz kapitalist ve karşıt olarak algılanmaktadır.

Modernizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Piet Mondrian, Egon Schiele, Ludwig Mies van der Rohe’s, Reina Sofía, Pablo Picasso, Jean Metzinger, André Masson, Edward Johnston, Marjorie FitzGibbon,  Marcel Proust, Virginia Woolf, Robert Musil, Dorothy Richardson

Modernizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Naif Sanat Akımı (Naive)

Naif sanat akımı, profesyonel olmayan bir sanatçının (anatomi, sanat tarihi, tekniği, bakış açısı, görme şekilleri) geçirdiği örgün eğitim ve öğretimden yoksun bir kişi tarafından oluşturulmuş her türlü görsel sanatı anlatmak için kullanılan bir sanat terimidir. Bu estetik eğitimli bir sanatçı tarafından taklit edildiğinde, sonuç bazen ilkellik, sahte-naif sanat, ya da sahte saf sanat olarak adlandırılır. Halk sanatının aksine saf sanat, mutlaka ayrı bir kültürel bağlam veya geleneğin kanıtlanmadığı anlamına gelir. Doğal sanat, çocukça basitlik ve samimiyet için tanınır ve taklit edilir.  Bu tür tabloların tipik olarak ilk bakış açısı ile düz bir işleme tarzı vardır.

Doğal olmayan sanatın etkili ressamlarından biri, Pablo Picasso tarafından keşfedilen Fransız Post-Empresyonist Henri Rousseau’dır, ancak çağdaşları tarafından hafife alınan ve ağır şakalar yapılan bir ressamdır Henri.

Naif Sanat Akımının Ressamları Kimlerdir?

Camille Bombois (1883–1970), Denys Corbet (1826–1910), Henry Darger (1892–1973). Oluf Braren (1787–1839), Justus DaLee (1793–1878), Edward Hicks (1780–1849), Joshua Johnson (1763-1824), 19th century James Bard (1815–1897), Ilija Bašičević (1895–1972), André Bauchant (1873–1958), Theora Hamblett (1895–1977).

Naif Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Pop- Art Sanat Akımı

Popüler bir sanata yani “Pop—Art”a geliniyordu. Rausc Menberg ya da Rivers bu nedenle pop-ort’ın öncüleri sayıl­mıştı. Çünkü bu sanatçıların resimlerinde kolajlar, fotoğraflar, hatta afişler ve haritalar bile yer alıyordu. Yani önceden basıl­mış resimler kesilerek yeni bir resmin Öğeleri haline getiriliyor­du. Çünkü bu sanatçılar için, bir şeyin işlevini değiştirmekle, onun yeni bir yapıtın öğesi yapılabileceği görüşü, geçerli sayılı­yordu. Hatta pop sanatçıları, tuval yüzeyini ışığa karşı hassas hale getirip, fotoğraf filmlerini doğrudan doğruya yapıtlarına alabiliyorlardı. Sanat Akımları

Kısacası hareket resmindeki rastlantıya dayanan boyama olanaklarıyla figüratif resimler yapılması görüşü ve özellikle kolaja büyük yer verilmesi, pop-art anlayışına uygun zemini ha­zırlamıştı. Ancak pop-art, yapılan uygulamalar nedeniyle resim alanının sınırlarını aşmış ve heykele, hatta mimarlığa bile el at­mıştır. Çünkü pop sanatçıları, tuval yüzeyine meyve sandıkları­nı, tahtaları, testereleri, çalgı aletlerini hatta tuvalet klozetlerini bile çakmışlardır. Bu kolaj durumu, kuşkusuz Picasso ve Braque’m resimlerinde de bu denli aşırı olmamakla birlikte yer al­mıştı. Ancak onlarda, boyasal anlatım gene de birinci planda kalmıştı. Fakat Picasso, atılmış makina parçalarını, bir bisiklet direksiyonunu ve onun oturma yerini kullanarak ready made’lerin Öncülüğü olan kimi heykeller yapmıştı. Ancak o, kolajı, resimlerinde popçular gibi şaşırtıcı ölçüde kullanmamıştı.

Pop-Art ve Op-Art Sanat Akımları Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Andy Warhol, Roy Lichtenstein, James Rosenquist, Claes Oldenburg, Richard Hamilton, Tom Wesselmann, Sigmar Polke, Eduardo Paolozzi, David Hockney, Alex Katz, George Segal, Ed Ruscha, Robert Rauschenberg, Jasper Johns

Pop-Art ve Op-Art Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Op-Art Sanat Akımı

1960’larda ortaya çıkan ve süratle yayılan pop-art’ın karşısı­na, OP-ART ve Kinetik (cinetique) diye adlandırılan yeni sanat akımları daha da tutarlı boyasal çalışmalarla çıktı. 1962’de bir eleştirmen tarafından ad konulan bu yeni akım, yani Op- Art = Optical Art, ne lekeci ne de soyut hareket resmi gibi rastlantıya dayanan bir resmetmeyi benimsiyordu. Op-art’ ta, pop-art gibi tüketim toplumunun günlük kullandığı eşyalar da kolaj biçiminde tuvale yapıştırılmıyordu. Sanat Akımları

Op-artçı, resimde figüre dayanmayan saf geometrik biçimleri, akılcı, irticalıktan uzak, yalnız cetvelin kesinliği ile sınırlandırılmış olarak düzenli­yordu. Boyama işleminde ise, strüktür değerlendirmesini hiç dikkate almıyordu. Bu akımın resimlerinde bazen bir tek biçimselliği görülür.

Op-Art Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Victor Vasarely, Bridget Riley, Frank Stella, Jesus Rafael Soto, Josef Albers

Op-Art Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Postmodernizm

Felsefi bakışın kavrayışlı genelliğinden baktığımızda postmodernizmi “belirleyen şey, öncelikle modernliğe veya Descartes tarafından kurulan modernizme yönelik radikal bir eleştiridir. Post modernizm her şeyden önce modernliğin akılcılığına, aklın bütün alanlarda, insanlığın tüm problemlerini çözebilecek mutlak otorite olmasına itiraz eder. Postmodernizm, modernitenin ahlaki iddialarına, modern öznede temellenen evrensel etik düşüncesine, özellikle de yararcılık ve bireycilik diye ifade edilen etik anlayışlara şiddetle karşı çıkar. Postmodernizm, politik veya sosyal nitelikli, küresel, her şeyi kucaklayıcı bütün dünya görüşlerine itiraz ederken, Marksizm, faşizm, Stalinizm, liberalizm ve modern bilim ideolojisi benzeri tüm büyük ideoloji ve dünya görüşlerini, sözmerkezci, aşkın ve bütünselleştirici büyük anlatılar” olarak görür ve tüm büyük anlatıların insan(lığ)a trajik deneyimler yaşatması nedeniyle, onları reddeder denebilir.

Bu uzun tanımlamaya karşın postmodernizm, itirazları ve yıktığı bittiğini söylediği bunca şeyin yerine bir şeyler koyamaması nedeniyle sığ bulunup eleştirilere maruz kalmıştır. Dünya tarihinde eleştiriye uğramamış bir düşüncenin var olmadığını da söylemek gerekir. Postmodernizm açısından sıkıntıya yol açan sebep, modernizme karşı çıkmasına ve ona karşı yıkıcı olmasına rağmen, insanlığa bir seçenek sunmamasıdır. Burada denilebilir ki, postmoderni özel kılan taraf budur, çünkü insanlığa bir hedef gösteren her ne çıkmışsa sonunda insanlığa bolca hüsran armağan etmiştir. Bu bakımdan postmodern alternatifsizliğin, bir kısırlık değil, bir tercih olduğunu kabul etmek gerekir.

Postmodernizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Justin Michael Jenkins, Robert Rauschenberg, Johanna Drucker, Aydin Aghdashloo, Robert Carlton Breer, Edward Cleeve Horne, Ricky Swallow, José Antonio Severino Bernal Muñoz, William Powhida, Donray, Rafael Trelles, Cathy Cooper, Stieg Persson

Postmodernizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Puantilizm

Fransızca point ten türemiş olan Pointillisme kelimesinin dilimize aktarılmış hali . Türkçe tam karşılığı: Noktacılık. Bir sanat akımı . Noktacılık veya puantilizm, 19. yüzyıl sonları ve 20. yüzyıl başlarında Fransız Neo-empresyonist (yeni izlenimci) ressamlar tarafından yaygın olarak kullanılmış bir resim tekniğidir. Bu teknikle yapılan resimlerde, çok sayıda ufak temel renk noktası, birbiriyle karıştırılmadan bir araya getirilerek izleyicinin gözünde çeşitli ara renklerin illüzyonu oluşturulur.

Puantilizm kelimesi ilk olarak 1880`lerde bu teknikle alay eden sanat eleştirmenleri tarafından kullanılmış olsa da, bugün küçümseme anlamı içermez.

Puantilizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Georges Seurat, Paul Signac, Henri-Edmond Cross, Georges Lemmen, Camille Pissarro, Jean Metzinger, Hippolyte Petitjean, René Schützenberger, Robert Delaunay, Maximilien Luce,

Puantilizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Realizm

Fransa’sında ilk ger­çekçi (realist) ressam olarak ilân eden Gustave Courbet de önem kazanmıştır. O da Daumier gibi toplumcu görüşlere sahip­tir ve hatta kimi politik olaylara bile karışmıştır. Courbet, ken­dini gerçekçi ilân etmekle birlikte, onun bugünkü değerlendirili­şi, daha çok bir doğacı (natüralist) olduğu merkezindedir. An­cak onun gerçekçiliği, Daumier gibi iç dünyasının zengin izle­nimleriyle ilgili değildir ve gene Daumier gibi hayalden çalış­mamıştır. O, çalışmasının başından sonuna değin tamamen do­ğa karşısında kalmış ve yapıtını o biçimde bitirmiştir. Onun ‘Taş Kıranlar”ı, “Köyde Bir Gömme Töreni” ya da “Atölye”si, hep kendine model olanları bir araya toplayan re­simlerdir. Kısacası, kırsal kesimin kişilerini bir araya getiren portreler topluluğudur. Onun gerçekçi dediği anlayışında, ışık- gölge ile biçim, bir arada ifade edilmişlerdir. Onun manzaraları, ormanda geyikleri de aynı gözlemlerin sonucu olmuştur.

Realizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Gustave Courbet, Pieter Aertsen, Joachim Beuckelaer, Annibale Carracci, Bartolomeo Passerotti,Pieter Bruegel,  Jusepe de Ribera, Velázquez, Adriaen Brouwer, David Teniers, Robin Varol

Realizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Rokoko Sanat Akımı

Barokun son aşaması olarak değerlendirilen Rokoko ile Ro­man sanatından bu yana olan üslupsal gelişim, yani arkaik, klasik ve barok üslup aşamaları biter ve böylece tüm monarşik dönemlerin tarım ekonomili sanatları son bulur. Çünkü 1789 Fransız İhtilâli yalnız Avrupa barok saray saltanatını sona erdir­mez, aynı zamanda parlamenter, endüstriyel ekonomili bir yeni çağı da başlatır. Hatta böylece mimari, resim ve heykel sanatla­rına ait büyük üsluplar dönemi de son bulur.

Barok’un son dönemini içeren Rokoko‘da, duvarlar ve tavan­lar “Rocaille” denen midye kabuğu biçiminden esinlenmiş bir süsleme örgesi yanında, kabartma olarak biçimlenmiş meyve­ler, çiçekler ve salkımlarla süsleniyordu. Ayrıca asimetrik bir du­var düzeni de benimsenmeğe başlanmıştı. Duvarlara bol yapraklı ağaçlar arasından bakan hayvan resimleri yapmak da moda hali­ne gelmiştir. Rokoko döneminde yapılan küçük kasırlara Eremitage ya da Sanssouci gibi adlar verilmiş ve çok sevilmiş­tir.

Oyma gravür tekniği XVIII. yüzyılda özellikle kitap resimle­mesinde başvurulan bir olanak oldu. Bu yüzyılda Venedikli Piranesi ve Canaletto, bu kentten çeşitli görüntüleri gene bu yeni teknikle gerçekleştirdiler. Alman gravürcüleri de av ve hay­van resimlerini çoğalttılar. Tarama ve noktalama için gerekli aletlerin yapıldığı XVIII. yüzyılda, soğuk oyma (asitsiz) ile en güzel örnekler de gerçekleştirildi. Barok ve rokoko üslubunda olan bu baskılar, serbest, artistik bir el yazısının da rahatlığını yansıttılar. Sanat Akımları

Rokokonun, resmi, heyke­li ve dekorasyonu ile hizmetinde bulunduğu saray, 1789 İhtilâli ile önce Fransa’da, yavaş yavaş da diğer Avrupa ülkelerinde gü­cünü yitirip yıkılınca, eski ilk büyük uygarlıklardan bu yana sü­ren monarşi yönetimli, tarım ekonomili toplumların sanatları da ortadan kalkıyordu.

Rokoko Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Jacopo Amigoni, Paolo Anesi, Giorgio Anselmi, Giuseppe Baldrighi, Antonio Balestra, Giuseppe Bazzani, Antonio Beccadelli (painter), Bellino Bellini, Antonio Bellucci,Giuseppe Bonito, François Boucher, Pietro Capelli, Carlo Carlone, Andrea Casali, Jean-Baptiste-Siméon Chardin, Giambettino Cignaroli. Giovanni Domenico Cignaroli,Giovanni Battista Cipriani. Sanat Akımları

Rokoko Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Romantizim Sanat Akımı

Klasisizm, tüm figürü saran kesin çizgili bir desene yönelirken, romantik çizim, biçimi, ışık ve gölgesiyle bütünleştiren adeta karalama anlayışı getiri­yordu. Bu romantik desen, tamamen doğacı bir tutuma bağlı olup model karşısında yapılıyordu. Ayrıca, klasisistlerdeki idealize etme görüşü ile kesin bir eğriler kompozisyonu yaratma gö­rüşüne de tamamen ters oluyordu. Bunlar yanında renk klasisist resimde ikinci planda kalırken, romantik resimde renk, bi­rinci planda önem kazanıyordu. Klasisizmde itibar görmeyen sert ışık-gölge karşıtlığı da romantizmde çok seviliyordu.

Çünkü yukarıda değinildiği gibi, romantik resimde doğacı yani natüralist anlatım, model karşısında alınan dolaysız izlenimlerin heyecanına dayanıyordu. Bu nedenle ışık-gölge, romantik resmin önemli bir öğesi idi. Ayrıca, romantik resimde boyama, tuşsal bir biçimlemeyle oluyordu. Oysa klasisizmde, resim bezi üzerinde fırça izinin görülmesi bile istenmiyordu. Klasisist resim ya da heykelde, sakin figürler benimsendiği halde, romantikte, figürler için heyecanlı hareketler ve konular kullanılıyordu. An­cak, bu özellikler yalnız Fransız romantik resmine aittir ve örne­ğin bir Alman romantizminde söz konusu değildir. Alman ro­mantik resminde klasisist bir biçimleme, romantik konuların iş­lenmesinde de kullanılmıştır. Sanat Akımları

Romantizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Eugène Delacroix, Ingres, Théodore Géricault, Joseph Anton Koch, James Ward, Gordale Scar, John Constable, J. C. Dahl, William Blake, J. M. W. Turner, Ivan Aivazovsky, William Blake, Karl Bryullov, Hans Gude, John Martin,

Romantizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Sembolizm

Simgecilik akımı Gauguin’in Pont-Aven Okulu’nda yer alan sanatçılarca ustalarının görüşlerine uygun olarak benimsendi. Ancak bu akımın esas temsilcileri Nabis denen ressamlar oldular. Maurıce Denis, çevresinde topla­nan bu simgeciler ise daha çok dinsel konularda resimler yaptı­lar. Bonnard ye Vuillard da Nabis ressamlarındandılar. İsviçreli Erdinand Hodler’de çizgisel figür anlatımında olan bir simgeciliği temsil etmiştir. Sanat Akımları

Aslında simgecilik de, insan içine dönük bir anlatım biçimi­dir. Ancak bu akım resimden çok edebiyat alanında yapıtlar vermiştir. Dışavurumculuk akımında da durum aynı olmuştur.

Çağın dramı, insan ile çevresi arasında giderek büyüyen an­laşmazlık ve zıtlığa dayanıyordu. Bu çevre ve insan zıtlığı da resimde renk ve biçim karşıtlığı olarak yansımaktadır.

Sembolizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Gustav Klimt, Edvard Munch, Gustave Moreau, Frida Kahlo, Arnold Böcklin, Odilon Redon, Eugène Henri Paul Gauguin, Sir Edward Coley Burne-Jones, Nicholas Roerich, Franz Stuck, Fernand Edmond Jean Marie Khnopff, Mikhail Vasilyevich Nesterov, Émile Henri Bernard, Mikhail Aleksandrovich Vrubel, Eugène Anatole Carrière, Ludwig Fahrenkrog

Sembolizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Soyut Dışavurumcu Sanat Akımı

Soyut dışavurumculuk 1940’larda New York’ta gelişen bir sanat akımıdır. Amerikan resminde kendini gösteren akım  İkinci Dünya Savaşı sonrası sanat hareketidir. Uluslararası etki bakımından genelde sanatın başkenti sayılan Paris yerine  New York şehrini koymuş ve böylelikle aslen bir Amerikan hareketi olmuştur. Soyut dışavurumculuk terimi ilk olarak Robert Coates tarafından 1946 yılında dile getirilmiştir.

Soyut Dışavurumculuk teknik olarak, gerçeküstücülüğün spontane ve belirlenmezliği ile Tachizm ekolünde olduğu gibi, tuval üzerinde bilinçaltı yaratma üzerine kurgusunu temel alan yani Jackson Pollock damlama boya, André Masson, Max Ernst, ve David Alfaro Siqueiros çalışmalarına köken olarak ele alan olan bir tekniktir.Paalen kuantum mekaniğinin fikirlerini yanında totemsel fikirlerle mekansal fikirlerle yerli resmin temelini hazırlamıştır.

Soyut Dışavurumcu Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Jackson Pollock 1912-1956 Amerikalı Ressam. Lawrence Calcagno 1913-1993 Amerikalı Ressam. Philip Guston 1913-1980 Kanadalı/Amerikalı Ressam. Ibram Lassaw 1913-2003 Amerikalı Heykeltıraş. Conrad Marca-Relli 1913-2000 Amerikalı Ressam. Ad Reinhardt 1913-1967 Amerikalı Ressam. William Scott 1913-1989 İngiliz Ressam. Sam Francis 1923-1994 Amerikalı Ressam. Paul Jenkins 1923-2012 Amerikalı Ressam. Jean Paul Riopelle 1923-2002 Kanadalı Ressam. Richard Stankiewicz 1923-1983 Amerikalı Assemblage Artist. Antoni Tapies 1923-2012 İspanyol Ressam. Jasper Johns Born 1930 Amerikalı Ressam/Heykeltıraş. Raphael Collazo 1943-1990 Amerikalı Ressam    , Ümit Kara Ressam Ankara Türkiye. Joseph Marioni Born 1943 Amerikalı Ressam. Sanat Akımları

Soyut Dışavurumcu Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Suprematizm Sanat Akımı Nedir

Süprematizm, sınırlı sayıda renk kullanarak  daire, kare, çizgiler ve dikdörtgenler gibi temel geometrik formlara odaklanmış bir sanat hareketidir. 1913 civarında, Rusya’da Kazimir Maleviç tarafından kurulan ve Maleviç’in 1915 sergisi Fütürist Fuarında ilan edildi. Maleviç dışında on üç ressaamın benzer tarzda 36 eser sergilendi. Süprematizm; nesnelerin görsel tasviri üzerinde saf sanatsal duygu üstünlüğü” dayanan bir soyut sanat anlamına gelir. Sanat Akımları.

Eşek Tail ve Der Blaue Reiter (Mavi Rider) kübik-fütürist çalışmaları ile 1912 yılında sergilerde yer alan Kazimir Maleviç Suprematizm kavramını geliştirmiştir. Boyama, şiir ve tiyatro yeni sanatsal biçimlerin çoğalması Rusya’nın yanı sıra geleneksel halk sanatının canlanmasına zengin bir ortam sağladı.

Suprematizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Kazimir Malevich, Ilya Chashnik    Ilya Chashnik, El Lissitzky, Alexander Rodchenko, Olga Rozanova,    Nikolai Suetin, Vera Yermolayeva.

Suprematizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Sürrealizm (Gerçeküstücülük) Sanat Akımı

Gerçeküstücülük 1920’lerin başında başlayan  kültürel bir harekettir ve en iyi görsel sanat eserleri ve yazıları ile tanınır. Amaç “rüya ve gerçeklik arasındaki  çelişkili koşulları gidermek oldu. Sanatçılar, fotoğraf hassasiyetle sinir bozucu, mantıksız sahneleri boyalı bilinçsiz kendini ifade için, gündelik nesneler ve gelişmiş boyama teknikleri garip yaratıklar yarattı. Sanat Akımları.

Sürrealist çalışmalar sürpriz olarak, beklenmedik bitişiklikler ve tutarsızlıktadır. Ancak, pek çok sürrealist sanatçı ve yazar  eserleri bir objeden  önce felsefi hareketin ifadesi olarak  görmektedir.  André Breton Sürrealizm’i, her şeyden önce, bir devrimci hareket olduğunu onun iddiasını açıkça dile getirmiştir.

Gerçeküstücülük I. Dünya Savaşı sırasında Dada faaliyetlerinin dışında gelişmiş ve hareketin en önemli merkezi Paris oldu. 1920’lerden itibaren, hareket sonunda görsel sanatlar, edebiyat, film ve birçok ülkede ve dilde müzik yanı sıra siyasi düşünce ve uygulama, felsefe ve sosyal teori etkileyen, dünya çapında yayıldı.

Sürrealizm Akımının Önde Gelen Ressam, Heykeltraş ve Sanatçıları

Salvador Dali, Max Ernst, Giorgio de Chirico, René Magritte, Marc Chagall, Kay Sage, Carlo Carrà, Yves TanGuy, Man Ray, Joan Miro, Hans Arp

Sürrealizm Sanat Akımı Resim, Tablo ve Çalışmalar

Arthipo Sanat Akımları Galerisi İçin tıklayınız.