Suluboya Malzemeleri Nelerdir? Suluboya Aletleri

Suluboya Takımı

Suluboya Malzemeleri Nelerdir? Suluboya Aletleri tanıtacahız. Bundan önce Suluboya ile resim yapmak için gerekli olan boyaları gördük. Şimdi de bu işte çalışmak için ne gibi alet ve vasıtaların lazım olduğunu görelim: İlk önce bir suluboya takımı lazımdır. Bu takım, çarşıda satıldığını gördüğümüz, tenekeden yapılma alelade bir suluboya kutusudur. Bu iş için yapılan kutu­ların dışları umumiyetle siyah ve içleri de beyaz sırlıdır. Sırlı olmayan ku­tuların çarçabuk paslanmak gibi bir mahzurları vardır. Kutu kısmının içine boyalar ve fırça konur, kapak da palet işini görür. Bazı kutuların altında sol elin başparmağım geçirip palet gibi tutmak için bir halka vardır. Çalışırken kutu buradan tutulup taşınır. Kutunun içinde boyalar ya küçük porselen ve ya teneke çanaklara konarak dizilmiştir yahut da tüpler içinde sıralanmıştır. Kapağın iç tarafı ise iki veya üç bölmelidir ve her bölme birer çanak gibi çukurdur.

Sulu Boya Takımı

Sulu Boya Takımı

Boyalar, bilhassa genişçe satıhları boyamak için kullanılacak bo­yalar bu çukurlarda karıştırılıp eritilir. Resim yapmaya başlarken kutunun palet gibi kullanılan kapağının iç tarafına her boyadan lüzumu kadar sıkılır. Palete az boya konursa, çalışma sırasında sık sık biter ve her seferinde yeni­den boya çıkarmak gerekir. Çok konursa bu sefer de artar. Artan boyalar gerçi bir müddet daha kullanılabilirse de nihayet yavaş yavaş kuruyup sertleşirler. Bunun için resme başlarken, yapılacak işe göre, tüplerden lüzuma kadar boya sıkmalıdır. Palette kalan boyaların çarçabuk kurumasına engel olmak için üzerlerine yaş bir bez parçası veya sünger kağıdı örtü­lür.

Sulu Boya Paleti

Boyalar tüplerde değil de çanaklar içinde ise, o zaman ıslak fırça ucuyla bunların üzerinden lüzumu kadar boya alınır ve palette karıştırılarak kullanılır.

Suluboya Paleti

Suluboya Paleti

Palet üzerinde boyaları gelişi güzel değil, fakat bir sıraya göre dizmek daha iyi ve daha kullanışlı bir usuldür. En iyisi açık renklerden başlayıp koyulara doğru bir sıra gözetmektir. Böylece paletteki boyalar piyano klavyesindeki tuşlar gibi dizilir ve biz de, istediğimiz sesi çıkarmak için istediğimiz tuşa parmağımızı basıp çaldığımız gibi, istediğimiz rengi kolayca alıp kullanabiliriz. Paletimizi böyle kullanmaya alışırsak resim yaparken her­hangi bir rengi tekrar tekrar aramak zorunda kalmayız. Fırçamızı elimiz kendiliğinden istenilen renge götürür. Daha yukarıdaki boya listesinde görülen sıra, renklerin palete dizilişinde esas olarak alınabilir.

Fırçalar

Fırçalar içinde Zierlein (Nürnberg)” ve “Louis Meunier” mar­kalan en başta gelenleridir. Suluboya resimde boya kadar önemi olan bir şey de fırçadır. Sulu boya fırçası yağlıboya resimde kullanılan fırça gibi yassı ve sert değil, uzun ve yumuşak (esnek) kıllı, yuvarlak ve sivri uçludur. Numarası büyüdükçe kalınlaşır. Her resimde kullanılacak fırçanın büyüklüğü, resim yapılacak kağıdın büyüklüğüne bağlıdır. Bununla beraber çok küçük ve incecik bir fırça kullanmamalıdır. Çünkü o zaman resimde kendiliğinden çocukça bir boyama tarzı hakim olur. Geniş satıhları boyamak için siyah kıldan yapıl­mış nikel bilezikli, yassı fırçalar kullanılabilir. İki uçlu fırçalar da iyi iş görürler. Bu çeşit fırçalar bir sapın iki ucuna takılmış birer fırçadan ibaret­tir. Uçlardan biri daha kalın, ötekisi daha incedir. İnce uç daha ziyade şe­killeri belirtmeğe yarayan renk ve gölgeleri vurmağa, kalın uç ta renk de­ğişikliklerini işletmeğe yani renkleri yaymağa veya sürülmüş bir rengin fazlasını alıp silmeye yarar.

SuluBoya Fırça Çeşitleri

SuluBoya Fırça Çeşitleri

Kenar çizgilerini çizmeğe, resmin içinde çiz­giye ait teferruatı işlemeğe ve bilhassa kapatıcı boyalarla parlak ışıklı yer­leri belirtmeğe en elverişli fırça zerdeva tüyünden yapılmış ince uçlu sulu­boya fırçasıdır. Yalnız, bu fırçalar biraz pahalıdır. Bunun için bunlardan bir tane satın alınacağı zaman fırçayı bir bardak su içinde ıslatıp ucuna denemek lazımdır. İyi bir fırçanın ucu bir tek kıldan ibaret değildir, bütün kıllar uca doğru muntazam bir yuvarlaklıkla incelir (fırçalar yapılırken kösele taşma tutularak uçları sivriltilir). İyi bir fırça ıslandığı zaman ucu yarılmaz, kılları hep bir araya toplanır. Bilhassa iyi cins bir fırça satın alı­nacağı zaman bu noktayı göz önünde tutmalıdır.

Fırça Çeşitlerinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kuğu tüyü üzerine ipek sarılıp yapılan fırçalar da oldukça değerlidir. Ayni şekilde bilhassa İngilizlerin kullandığı, devetüyünden veya su samuru kıllarından yapılma fırça­lar da iyi ve kıymetli fırçalardır. Küçük boyda resimler için sert kıllı fırça­lar kullanmak iyi değildir. Fakat büyük boyda suluboya resimlerde bu tür­lü fırçalar, boyaların kötü şekilde akıp karışmasını önlemek ve ışıklı yer­leri açıp belirtmek hususunda kolaylıklar sağlar. Sert kıllı fırçalar, yağlı boyada olduğu gibi, umumiyetle guaş tekniğiyle çalışıldığı zaman işe yarar.

Resim yapmağa yarayan alet ve vasıtaları gayet temiz tutmak ve çok dikkatle kullanmak lazımdır. Bu, hem masrafı önlemek, hem de çalışmayı kolaylaştırmak bakımından lüzumludur. Üzerinde boyaların eritilip karış­tırıldığı palet her zaman gayet temiz bulunmalıdır. Resmi yapıp bitirdikten sonra paletin üzerinde hiç boya bırakmamalıdır. Çünkü o zaman palette ka­lan boya artıkları kurur ve başka bir resim için boya hazırlanırken bu ar­tıklar hiç istenmeyecek bir şekilde işe karışır, renkleri bulandırıp bozarlar. Fırçanın kıllarını su- içinde tutmamalıdır, ucu bir daha düzelmeyecek şe­kilde eğrilebilir. Ancak çalışma bittikten sonra fırçayı yıkamalı, bir sünger ve kurutma kağıdı ile iyice kurulayıp kutudaki yerine veya mahfazasına, koymalıdır. Fırçayı boya kutusuna koymaktansa hususi bir mahfaza içinde saklamak daha iyidir. Çünkü kutuda bulunduğu zaman kıllarının yanlara çarpıp sürünmesini önlemek hemen hemen, imkansızdır.

Kağıt

Suluboya resimde çeşitli kağıtlar kullanılır. Bu çeşitlilik kağıdın yüzünün düz veya pürüzlü oluşuna ve bir de içindeki tutkal derecesine göredir. Kimisi düz kağıtlar üzerine resim yapmaktan hoşlanır, kimisi de pürüz­lü kağıtları sever. Hemen her işte olduğu gibi, bunda da her iki bakımdan ifrata varmaksızın orta yoldan gitmek en iyisidir. Büsbütün pürüzsüz, parlak kağıtlar resimde gerçi teknik bakımdan bir güçlük göstermezler, fakat konuya uygun nesnel bir tesir yaratmağa da elverişli değildirler. Çok faz­la pürüzlü kağıtlar üzerine boya sürmek için ise hususi bir çalışma tarzı kullanmak, kağıdın tersini veya yüzünü daimi surette ıslatmak lazımdır. Çünkü böyle yapılmazsa boya sadece kabarık yerleri örter, çukurlukları boyamaz. Resme yeni başlayanlar ne dümdüz ve ne de çok fazla pürüzlü bir kağıt kullanmamak, az pürüzlü bir kağıt üzerine resim yapmalıdırlar. Düz­lük ve pürüzlülük bakımından böyle ikisi ortası bir kağıt gerek şekilleri; belirtmek ve gerekse realist bir anlayışla serbestçe çalışmak yönlerinden elverişlidir.

Almanya’da yapılan kağıtlar içinde J. W. Zan­der firmasının yaptığı resim kağıtları, İngilizlerin meşhur Whatman resim, kağıtları ile yarışabilecek niteliktedir. Kağıdın kalınlığı umumiyetle bü­yüklüğü ile birlikte artar. Kağıdın kalınlığı emiciliğiyle de bir dereceye ka­dar belli olur. Ne kadar kalın olursa suyu o kadar çok içer. İyi bir resim kağıdı saman veya odundan değil, keten liflerinden yapılır ve içinde yapış­tırıcı madde olarak ta şapla birlikte yalnız hayvanlardan çıkarılan tutkal kullanılır. Asıl önemli olan bir nokta da kağıdın, sanayide büyük ölçüde yapıldığı şekilde kireç kaymağı ile değil, elle yapılan kağıtlarda olduğu; gibi, tabii şekilde beyazlatılmasıdır. Kireç kaymağıyla beyazlatılan kağıtlar bazı hassas boyaları zamanla bozarlar. Bütün resim kağıtlarının her iki yü­zü de bir değildir. Bazılarının suluboya için kullanılacak yüzlerinde bir işaret vardır. Bundan başka, kağıdın fazla tutkallı oluşu da iyi değildir, boya­ları içmez ve iyi boyanmaz. Çok fazla emici olması da kullanışlı sayılmaz. Çünkü o zaman alelade sünger kağıdına benzer ve resim yapmağa yaramaz.

Üzerinde suluboya ile resim yaptığımız kağıdı çok kere sürekli olarak ıslatmak gerekir. Bu sebepler resme başlamadan önce kağıdı bir blok, bir resim tahtası veya, bir çerçeve germek lazımdır. Böyle yapılmazsa boyanır­ken kağıt buruşur. Bu tekniklerin her birinin kendine göre faydalı ve zararlı  tarafları vardır. Evde ve atölyede yapılacak resimlerde en iyisi bir resim tahtası kullanmaktır. (Resim tahtası, üzerine resim kağıdının koyup resim yaparken altlık gibi kullanılan, dörtgen biçimi genişçe ve düz bir tahtadır; çok kere ıhlamurdan ve en az bir resim kağıdının yarısının sığabilecek boyda yapılır). Böyle bir resim tahtasına istenilen bir resim kağıdını tespit et­mek mümkündür.

Kağıdın Gerilmesi

Üzerine suluboya ile resim yapılacak kağıdı ıslattığımız zaman buruş­masını önlemek için germek lazımdır. Bu iş şöyle yapılır: Önce kağıdın iki uzun kenarından birer santim eninde bir parça arkadan öne doğru kıvrılıp katlanır. Sonra kağıdın arkası yaş bir süngerle düzgün şekilde ıslatılır. Öne kıvrılan kenarlara kuvvetli bir zamk ve mesela dekstrin sürülür ve bu kenarlar resim tahtasının, yahut da altlık olarak kullanılan çerçevenin dış yanlarına bastırılıp yapıştırılır. Yapıştırırken kağıdı, üzerinde hiç buruşukluk kalmayacak şekilde germeliyiz. Bundan sonra kağıdın geri kalan iki yanı da ayni şekilde yapıştırılır. Bunları yapıştırmadan önce kağıdın yüzü gene süngerle bir kere daha ıslatılırsa kağıt daha fazla genişler ve daha çok gerilir. Yalnız, bu ıslatma ve germe işinde ifrata varmamak ve kağıdı yumu­şayıp yırtılacak derecede ıslatmamak lazımdır.

Kırda, açık havada resim yapmağa gidileceği zaman resim tahtasını ve buna benzer ağır şeyleri götürmek güçtür. Bu iş için taşınması kolay daha hafif malzeme lazımdır. En çok kullanılanı, bir veya iki tarafına kağıtlar yapıştırılmış resim bloklarıdır. Fakat bunda da şuna dikkat gerekir, ki gi­deceğimiz yerde çeşit büyüklükte resimler yapmak istiyorsak, yanımızda ona göre çeşit boyda kağıtları bulunan birkaç blok götürmeliyiz.

Yanımız­da birden fazla blok bulundurmanın bir faydası da şudur: ikinci bir resme başlamak istersek mutlaka birinci resmin bitmesini beklemek icap etmez. Blokların boyu 40×45 cm den fazla değildir. Üzerlerindeki kağıtlar da her zaman çalışmağa hazır ve gergin bir durumdadır. Blok yerine, üzerine ka­ğıt gerilemiş tahta çerçeveler de götürülebilir. Fakat bunlar blok kadar kul­lanışlı değildirler. Bu çeşit bloklar hazır satıldığı gibi, kendimiz de yapa biliriz. Yolculukta yükten çekinmeyen ve seyahatleri esnasında bir sürü taslaktan ziyade bitirilmiş resimler yapmak isteyenler için başka bir imkan daha vardır: sağlamca bir mukavvanın üzerine istendiği kadar resim kağıdı yapıştırıp kendi kendine bir resim bloku yapmak (bu kağıtların hepsi bir boyda olacak ve yalnız dış yanlarından tutkallayıp yapıştırılacaktır). Bu mukavvanın kıvrılmasını önlemek için arka tarafına istenilen renkte ayrıca bir kağıt daha yapıştırmak faydalı olur.

Sünger

Suluboya ile resim yapmak için en çok lüzumu olan araçlardan birisi de süngerdir. Resim kağıdının tahtaya veya çerçeveye gererken ıslatmak, resme başlarken boyaları sürmeden önce kağıdın yüzünü gene biraz nem­lendirmek lazımdır. Bütün bu işler süngerle yapılır. Bundan başka hoşa git­meyen bir boyayı resmin üzerinden silip kaldırmak, fırçalan kurutup te­mizlemek içinde gene sünger kullanılır. Bütün bu işleri yapmak için küçük bir sünger parçası yeter. Yalnız, bu sünger tabii sünger olmalıdır. Çünkü kauçuk sünger ötekinin gördüğü işi görmez.

Su Kabı

Suluboya resimde boyaları eritmek ve fırçayı yıkamak için su lazım­dır. Ticarette bu maksatla yapılmış küçük teneke kaplar satılır. İki gözlü ve kapaklı olan bu kapların bir gözüne boyalar için, ötekine de fırçayı yı­kamak için gerekli olan su konur. Kabın orta yerinde, resim yapmak için bir yere giderken bel kayışına takılıp taşınmak için bir de halkası vardır. Fakat buna rağmen bu türlü kaplar pek te kullanışlı değildirler. Çünkü bir defa az su alırlar. Bunların alabildiği miktardaki su hem fırçayı yıkamağa, hem de boyaları eritmeğe çok kere yetmez. Sonra sırlı olmalarına rağmen gene paslanıyorlar. Bele takılı olduğu zaman oturarak resim yapmak ge­rekirse oturmaya engel olur, ve pek rahat kullanılamazlar. Bu iş için en iyisi yassı bir kolonya şişesi ile bir alüminyum bardak kullanmaktır.

Suluboya Su Kabı

Suluboya Su Kabı

 

Kurutma Kağıdı

Resmin üzerinde fazla kalan boyaları kaldırmak ve süngerle birlikte fırçayı kurulamakta kullanmak üzere bir parça beyaz kurutma kağıdı da lazımıdır.

Suluboya Kurutma Kağıdı

Suluboya Kurutma Kağıdı

İskemle

Kırda, açık havada resim yaparken üzerine oturup çalışmak için bir de taşınabilir iskemle lazımdır. Bu maksat için üç ve dört ayaklı olmak üzere iki çeşit iskemle yapılmıştır. Her ikisi de açılıp kapanır. Uç ayaklısı, düzolmayan arazide kolayca oturtulabilmek bakımından ötekinden kullanışlıdır. Fakat rahatlık bakımından bilhassa kadınlar için dört ayaklı iskemle tavsiyeye değer.

Ressam Doğa Çizimi İskemle Şemsiye

Ressam Doğa Çizimi İskemle Şemsiye

Dayanak

Küçük boyda resimler yaparken hiç lüzumu yoktur. Fakat büyük boyda kağıtlarının üzerine resim yapıldığı ve resme uzaktan bakarak çalışılmak istendiğinde fırça tutan el dayamak için, cetvele benzer bir tahta parçası. Bir ucuna, cetvelinde olduğu gibi, dik bir tahta parçası sabitlenmiştir. Bu parça, üzerine kağıt gerilenmiş olan tahta veya çerçevenin ast ke­narına takılır ve çalışıldığı zaman dayanağın öteki ucu istenildiği gibi aşa­ğı, yukarı kaldırılırken, burası bir menteşe işini görür.

Sabit

Ayakta durarak resim yaptığımız zaman kağıdımızı üzerine koyup ça­lışacak bir şey lazımdır. Evde çalıştığımız zaman bir masa, bir sandalye ve­ya buna benzer bir şey bu işi pekala görür. Fakat kırda ayakta çalışabilmek İçin bir sehpa ister. Bloku veya resim kağıdını sehpanın üzerine dik veya meyilli değil, ufki olarak koymalıyız. Böyle yapılmazsa boyalar akar.

Suluboya Kağıt Sabitleme

Suluboya Kağıt Sabitleme

Şemsiye

Açık havada resim yapmanın zor taraflarından birisi de güneşe karşı alınacak durumdur. Besim kağıdı üzerine güneş vurduğu zaman çalışmak güçtür. Her zaman gölgesine sığınacak bir ev veya ağaç bulunmaz. Bunun için açıkta resim yaparken gölgemiz daima resim yaptığımız kağıdın üzeri­ne vuracak şekilde durmalıyız. Taşımak için biraz yük olmakla beraber, bu maksatla yanımızda bir de şemsiye götürmemiz çok faydalı olur. Bu şemsi­yenin sapı biraz uzunca olmalı ve toprağa dikebilmek için de nen sivri bu­lunmalıdır. Şemsiyenin bezi hafif, kurşuni veya rengi solmaz bir kumaştan olursa daha iyidir. Şemsiyeyi taşıyan çubuğun üst kısmında, istenildiği za­man şemsiyeyi sağa, sola eğebilecek bir tertibat bulunursa çok daha mükemmel olur.

Suluboya Kağıt Sabitleme

Suluboya Doğa Çizimi Şemsiye Arthipo

Burada, açık havada resim yapan herkesin her zaman gözüne çarpan bir şeyi tekrar etmeden geçmeyelim: Açık havada yapılan bir resim, hava­sı loşça, kapalı bir yere getirildiği zaman oldukça farklı görünür. Renkler daha koyu imiş gibi bir tesir bırakır. Bundan başka, dışarıda, açık havada göze çarpan renklilik, renk parlaklığı içeride bir parça soluklaşmış görünür.

Buraya kadar saydığımız bütün bu resim araçlarını, kırda resim yap­maya giderken hep birlikte taşımak için, omuza veya arkaya asılabilen bir torba veya çanta kullanmak faydalı olur.

 

Pin It on Pinterest