Yağlıboya Sonbahar Ağaç Nasıl Yapılır, Ağaç Gövdesi Nasıl Yapılır?

Yağlıboya Sonbahar Ağaç Nasıl Yapılır, Ağaç Gövdesi Nasıl Yapılır? Sonbaharda Ağaçlar Coğrafya durumu ve iklim şartlarına göre ekim ayının başında veya ortasında, manzara ressamları için en güzel mevsim başlar. Bilhassa çamlarla birlikte meşe, kayın, huş, kiraz ve saire gibi geniş yapraklı ağaçları bulunan ormanlarda bu mevsimde rastlanan manzara pek hoş ve pek göz alıcıdır. Yapraklanan döken ağaçlar bu mevsimde san, kırmızı ve kahverenginin türlü türlü tonlamayla parlarlar. Bunların arasında bulunan-türlü cinste çam ağaçları ise koyu yeşil renkleriyle bu parlaklığı büsbütün arttırırlar. Sonbaharın bu renk denizi üzerine güneş ışığı da vurdu mu, insan kendini adeta bir masal alemi içinde sanır. Bu renk bolluğunun verdiği zevk ve heyecanla fırçamıza sarılıp resim yaparken zevksizliğe düşmekten ve kağıdımızı bayağı bir alacalı bulacalı hale koymaktan sakınmalıyız. Bunun için en iyi çare, her rengi vururken, kuvvetini ve tonunu yanındaki renklerle ölçerek vurmaktır.

Sonbahar Ağaçlar Vincent van Gogh

Sonbahar Ağaçlar Vincent van Gogh

Manzara resimlerinin esas renginde yeşil yerine mavi, kurşuni, san veya kahverengi hakim olmalıdır. Çünkü resme yeşilin hakim olması umumiyetle nahoş bir tesir bırakır. Fakat bunu söylerken, resimde daima sonbahar renklerinin uygun düşeceğini anlatmak istemiyoruz. Ağaçlarda yapraklar, dallar ve bunların arasında da karşı taraftan göğün görülmesine imkan veren boşluklar gibi birçok teferruat vardır. Resim yaparken bütün bunların hepsini noktası noktasına belirtmeye kalkışmak hem imkansız, hem de lüzumsuzdur. Gerçek tabiatla bizim, içine her şeyi sıkıştırdığımız küçücük resmimiz arasında, gayet tabii olarak, büyük ayrılıklar vardır.

Claude Monet Sonbahar

Ağaç Gövdesi Çiziminde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bir çam ağacı uzaktan sivri bir piramidi andırır. Bununla beraber yanlarında bazı girinti ve çıkıntılar vardır. Fakat gözlerimizi yarı kapayarak veya sadece bir tek gözümüzü açarak bakarsak çamın dış yanlarındaki çıkıntıların bizim tasavvur ettiğimiz kadar çok olmadığını görürüz. Bu şekilde ağaç bize daha düzgün görünür. Yabani çam da öyle. Hatta upuzun yükselen kavakların yanları da nispeten pürüzsüz ve düzdür. Serviler ise kavaklardan daha düz görünürler. Bu ağaçlar havada keskin bir siluet gibi yükselirler. Yapraklar ağacın iskeleti, yani gövdesi ve dalları etrafında planlı bir şekilde toplanırlar. Güneş karşısındaki ışık ve gölge, durumlarına göre biz bunları tek tek değil, birbiriyle ilgili toplu kümeler halinde görürüz. Gerek kırlarda, gerekse ağaçlardaki yeşil renk birçok değişik tonlar taşır. Hepsini sadece mavi ile sarının karışmasından çıkan bir yeşile boyamak doğru değildir. Bu fark bilhassa ilkbahardan yaza geçiş sırasında çok açık bir şekilde görünür. Taze iken yapraklar başka bir yeşille görünür, büyüyüp geliştikçe daha başka tonlar alır.

Yaprak yığınları arasında gövde ve dalları kuvvetli, belirli renklerle göstermek hem plastik tesiri yükseltmek, hem de yığın halindeki yaprak kümelerini parçalayıp küçültmek bakımlarından iyidir. Bunu yaparken gene yaş yaş çalışmak ve kaskatı sınırlar koyan koyu renkler sürmemek lazımdır. Hafifle koyu renkler arasında bir geçit, bir kaynaşma olmalıdır. Ağaçlar bizden ne kadar çok uzakta kalırsa, şekilleri de o kadar basitleşir ve yeşillikleri arasındaki farklar da o kadar azalır. Gölgeleri gittikçe mavimtırak bir renk alır ve en sonunda az çok kurşuni renkte bir leke, bir siluet gibi görünür. Arka planda kalan ağaç toplulukları ile geniş orman parçaları bazen koyu mavi bir renge bürünürler. Hatta daha yakınlarda bulundukları zaman, üzerilerine vuran ışığa göre, koyuluk ortasında kırmızımtırak veya kahverengine çalar bir renkte ağaç gövdeleri bile bu mavilik içinde kaybolurlar.