Yağlıboya Çiçek Tabloları Nasıl Yapılır?  Yağlıboya Çiçek Yapımı İzle

Natürmort modelleri arasında çiçeklerin de büyük bir yeri vardır. Çi­çeklerin kendilerine mahsus renkliliği ve parlaklığı suluboya tekniğinin renk ahengine pek uygundur. Bilhassa beyaz kağıt üzerine sürülen şeffaf suluboya renklerinin parlak ve tazeliği bu yolda başarı sağlayan başlıca amildir. En basit bir kır çiçeği demeti bile bir şiir tesiri bırakır. Ayçiçekleri, gelinci; der, leylaklar, yıldız çiçekleri ve kasımpatılarından gayet güzel resim­ler yapılır. Sonra, türlü renk ve çeşitleriyle güller vazoda, bardakta, demet veya dalda, bilhassa bir kadın elinde olmak üzere gayet güzel bir resim ko­nusu teşkil ederler.

Resimde eline ve fırçasına hakim bazı ressamlar, çiçek ve saire gibi tez solan modelleri resmederken, şekilleri kağıt üzerine önce sivri uçlu bir fır­ça ile ve modeldeki renklere uygun renkleri çizerler, ondan sonra boyamağa geçerler. Bunun iki faydası vardır. Biri: kağıdın şu veya burasının hangi renge boyanması gerektiği belirtilmiş olur, ki bundan sonra o yerleri model­deki renklerin parlaklığına uygun tonlarla boyamak kolaylaşır, ikinci fay­dası da resmin boyanmasını çabuklaştırmasıdır.

 

Modelde bulunan bardak, kumaş gibi değişmeyen şeyler en son olarak çizilip boyanır. Şimdiye kadar daha yukarılarda da söylediğimiz gibi, suluboya ile boyanan yerler mümkün olduğu kadar bir fırçada ve boyaların parlaklığı bir sürü karıştırmalarla bozulmadan boyanacaktır. Suluboyanın parlaklık ve canlılığı başka boyalarda ve mesela guaşta yoktur. Fakat buna karşı guaşla özel ve samimi ifadeler yaratılabilir. Bilhassa beyaz kağıt yerine uygun renkte başka kağıt kullan­mak suretiyle çok güzel renk ahenkleri ortaya konur. Bu sebeple bu her iki boya ile her iki teknikte çalışmak, yavaş yavaş sıra ile bunların her ikisini de kullanmaya alışmak iyi olur.

Yağlıboya Çiçek Resmi Nasıl Yapılır ?

Yağlıboya Çiçek Resmi Nasıl Yapılır ? Koparılmış çiçeklerden başka saksıdaki çiçekleri de model olarak kul­lanabiliriz. Bilhassa sıcak yaz günlerinde bunları kullanmak daha faydalı olur, çünkü solmaz ve bozulmaz. Model olarak mesela saksı içinde bir beyaz çuha çiçeği seçelim . Bu çiçeğin üstte bol çiçekli birkaç, sapı, altta da çelenk gibi dizilmiş gür ve kuvvetli yaprakları vardır. Bu saksıyı pencere önüne göğe mürtesem düşecek şekilde koyarsak ancak siluet gibi görürüz, bu durumda renkleri iyice belli olmaz. IV numaralı resimde fotoğ­rafı görülen çuha çiçeğinin renkli resmi, soluk çiçek rengi ipek bir zemin ile yeşile çalar kahverengi kadife fon üzerinde yapılmıştır. Resim kareye ya­kın bir dört köşe içine alınmış ve ışık da soldan gelmiştir.

Model önce kurşun kalemle çizilmiş, sonra çiçeklerin çizgileri üzerinden fırça ile ve hafif bir kurşuni renkle geçilmiştir. Bunun sebebi, yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi, hem çiçekleri fondan ayırmak, hem de gölgeli kı­sımları belli etmektir. Bundan sonra en çok iki veya üç renk karıştırmak suretiyle resim boyanmıştır. Böyle bir resim eğer renkli kağıt üzenine yapı­lacaksa, renkleri hiç karıştırmadan kullanmalıdır. Çünkü kağıdın kendisi de sürülen boyalara bir renk olarak tesir eder ve bu tesir, kağıda sürülen bo­ya kuruduktan sonra belli olur. Kağıdın yaşlığı da renkleri ayni şekilde değişik gösterir. Buna göre mesela kağıda sürülen saf bir kobalt mavisi kurşuniye çalar bir renk alır; “Paynes” kurşunisi de donuk ve siyahımtırak görünür. Renkler üzerinde bu sebepten meydana gelen değişiklikleri an­ladıktan sonra, kağıda süreceğimiz her rengin kuruduğu zaman daha açı    görüneceğini hesaba katmamız ve ona göre kullanmamız lazımdır.

Resimde parlak ve beyaz gösterilmesi gereken yerlerin boyanmasını en sonraya bırakmalıdır. Resimdeki ayrı ayrı parçaların bütün içinde plastik yani müces­sem görünmesine de dikkat etmemiz gerektir. Yukarıda sözü geçen resimde çiçek sapları ve yapraklar açık kadmiyum sarısı ve krom oksidi yeşili ile, gölgeler de veronez yeşiliyle boyanmıştır. Saksı ve altlık için yanık Siena toprağı, çilek rengi altlık kumaşın başlıca gölgeli yerleri için kadmiyum tu­runcusu ile veronez yeşili karışığı kullanılmış, fonun koyu gölgeli yerlerine demir oksidi kırmızı (caput mortum) katılmıştır.

Yağlıboya Çiçek Resmi Yapılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yağlıboya Çiçek Resmi Yapılırken Dikkat Edilmesi Gerekenler Resimde, fazla sert ve koyu boyanmış yerler varsa fırça ile boyalarının fazlasını alıp o yerleri yumuşattıktan ve diğer bazı yerlerde, mesela saksı ile alt bağı arasında, yaprak katları aralarındaki gölgeli yerleri kuvvetlendirdikten sonra kapatıcı boyalarla son renklerin vurulmasına geçilmiştir. Bu işe ilk önce modelin en ilgi çeken yerinden, yani çiçeklerden başlanmış ve bunlara gayet hafif, şef­faf bir beyaz sürülmüştür. Bu boya sürülürken en parlak ve en açık görün­mesi gereken yerler boyanmamıştır. Sürülen boyalar üzerinde kağıdın tesiri burada da görülür. Bu yolda, yani boyalarla kağıt renginin birleşmesiyle çok zarif tonlar elde edilir. Gayet az miktarda sarı ve mavi de katılmak suretiyle bu tonları sıcak ile soğuk arasında değiştirmek mümkündür.

Biraz şeffaf olarak sürülen bu kapatıcı boyalar en açık yeklerle bir az daha koyu ışıklı yerler arasında bir geçittir. Yaprakların, sapların, işaret etmiş olduğumuz gibi, üst üste birçok boyalar sürmek suretiyle renklerin şeffaflığını bozmamak ve her sürülen boyanın kuruduktan sonra yaşken gö­ründüğünden daha açık bir renk alacağını unutmamak lazımdır. Arkadaki kadife kumaş üzerine hiç beyaz boya vurmamak ve kağıdın da renginden faydalanarak sadece suluboya ile boyamak daha iyi olur. Böylece fon, ren­ginin kuvvetine rağmen, öne doğru fırlamış olmaz.

Yağlıboya Çiçek Resmi Yapılırken Guaş Tekniği Yardımı

Yağlıboya Çiçek Resmi Yapılırken Guaş Tekniği Yardımı kullanılabilir. Bu türlü resimlerde guaş tekniğiyle çalışmak bize başka imkanlar verir. İstediğimiz her türlü renk özellikleri üzerinde durabiliriz. Yalnız, bu yolda çalışırken incecik bir fırça ile lüzumlu lüzumsuz her türlü teferruata girişmemek lazımdır. Mesela bu saksıda arkaya dönük çiçeklerin bir kısmını, kurşuniye çalar düz beyazla boyayıp geçeriz. Böylece bunlar fondaki yeşilimsi, sarı kahverengi tona daha uygun olurlar. Zaten saksıyı çiçekler, yapraklar diye ayrı ayrı parçalar halinde görmeye kalkarsak bu parçalar için de de ayrıca birçok kısımlar görürüz. Halbuki yapraklar ve çiçeklerle birlikte bütün saksıya bir bütünmüş gibi bakarsak o zaman çok ışıklı olan bu sebeple iyice beliren birkaç yeri ayrı ayrı fark eder ve geri kalan öteki kısımları ise bütün içinde erimiş, kaynaşmış olarak görürüz. Çiçekler ve çiçeklerin beyaz rengi için durum böyle olduğu gibi yapraklar ve yeşil renkler için de mesele aynıdır.

Yaprakların bir kısmı gerek şekil, ve gerekse renk bakımından daha iyi belirdiği halde diğer bir kısmı sadece bütünün İçinde bir parça gibi görünür. Modelde, ön planda ayni şekilde ve ayni değerde görülen kısımlar esas olarak ele alınır, ötekileri buna göre geriye doğru sıra­lanır ve hepsi birlikte resmin derece derece plastik, yani mücessem, kabartma olarak görülmesini sağlarlar. Boyarken, çiçeklerde olduğu gibi, yaprakların altlı üstlü sıralanışında da açıktan başlayıp koyuya doğru gitmek lazımıdır. Kuruduğu zaman koyu ve donuk değil, açık görünmesini istediğimiz yerlere, beyaz karıştırırız. Bunu da kağıt ıslakken önce hafif süreriz, sürülen bo­yalar kurumak üzere iken daha koyu olarak bir kere daha ayni rengi vuru­ruz. Kağıdı kurutmadan yaş yaş çalışabilmek için kağıdın arkasını tekrar tekrar süngerle ıslatmak gerekir, kağıdın arkası açık değilse o zaman bir püskürgeç kullanılır. Fakat bunu kullanırken kağıda çok fazla yaklaştırma malıyız. Çünkü kağıda düşen su damlaları birer leke gibi görünebilir.