Post Empresyonizm Sanat Akımı, Yeni İzlenimcilik
Post Empresyonizm Sanat Akımı, Yeni İzlenimcilik, izleyen Georges Seurat ve Paul Signac’ın ortaya attıkları Yeni İzlenimcilik’te sıcak-soğuk renk sistemi reddedilmektedir. Ancak izlenimcilerin terk ettikleri nesne biçimini yeniden resme sokmak istemişlerdir. Ayrıca renklerin palet üzerinde karıştırılması işlemini bırakmışlar, saf renkleri yan yana tuşlar halinde koyarak, bunların optik etkilerle göze karışmış olarak görünmesini amaç edinmişlerdir. (Post Empresyonizm Sanat Akımı, Yeni İzlenimcilik)
Renklerin palet üzerinde karıştırılması yerine, gözümüzde oluşan optik karışımı esas olarak benimsemişlerdir. Bu nedenle, nesnelerin biçimi Yeni – izlenimcilerle yeniden ele alınmasına karşın, bu kez nesnelerin gerçek renkleri bir tarafa bırakılmak zorunluğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanında Yeni-izlenimci ressamları renkleri noktalar halindeki tuşlarla resim yüzeyine koydukların dan, biçimleri geometrik yüzeylere indirgemek, dolaylı olarak ayrıntıdan uzaklaşmak zorunda kalmışlardı.
Renge Renkle Karşılık Verme Çabası
Ayrıca Yeni-İzlenimcilerde de, renge renkle karşılık vermek çabası izlenimcilerde olduğu gibi sürdü. Böylece ışık-gölge gene izlenimcilerde olduğu gibi renklere indirgenmiş oldu. Sonunda da izlenimcilerde ilk kez gözlenen resmin yüzeyselleşmesi durumu artık kesin olarak bunlarda da belirmeğe başladı. Çünkü nesnelerin derinlikleri değil renklerin optik olarak karışımları burada söz konusu oluyor ve biçimlerin üç boyutluluğu ister istemez ihmal ediliyordu Bu yüzdendir ki, mekan anlayışı önemli biçimde zayıflıyordu. Ayrıca nesne biçimleri geometrik yüzeylere indirgendiğinden, resmi, doğa karşısında bitirme gereksinimi de ortadan kalkıyordu. (Post Empresyonizm Sanat Akımı, Yeni İzlenimcilik)
Görülüyor ki, Yeni-izlenimcilik Avrupa resminde Rönesans tan bu yana süregelen resim anlayışını, yani nesne biçimi ve on ların doğal renklerini ve perspektifi de büyük oranda ortadan kaldırıyordu.
İzlenimciler için gün ışığı altındaki her şey konu olabiliyordu, örneğin Paris’in ortasından geçen Seine Nehri’nin üzerindeki kayıklar, gazinolar ve caddelerdeki kalabalıklar, dans edenler, piknik yapanlar, balerinler, at yarışları, deniz kıyıları, bulutlu gökler, fırtınalı denizler, tarlaların ve köylerin kırsal dünyası gibi. Fakat esas değişmeyen konu, doğada her an değişen ışık, daha doğrusu günışığı idi. Yeni-İzlenimcilerde ise, renkli noktalardan oluşturulmuş doğa görünümleri ya da nesnelerin geometrik biçimli yüzeylere oturtulması amaçlanıyordu. Bu birbirlerine benzeyen, fakat sonuçları çok farklı olan iki akım, aslında birbirlerine temelden zıt iki anlayışa dayanıyordu ve zaten Yeni-İzlenimcilik İzlenimciliğe bir tepki olarak ortaya çıkıyordu. (Post Empresyonizm Sanat Akımı, Yeni İzlenimcilik)
Rengin Yeni İşlevi
Post Empresyonizm Sanat Akımı, Yeni İzlenimcilik, rengin resimdeki işlevi de ortaya çıktı. Yani renkle mekan resminden yüzey resmine doğru yönlendiği anlaşıldı. Bu durum aydınlığa kavuşmağa başlayınca, nesnenin ve mekânın saptanması için yeniden nesne ve figür çevresine bir çizgi çekilmesi benimsenmeğe başlandı. Yani nesne ve figürün saptanmasında renk kadar çizgi de önem kazandı. Bu uygulama da ilk kez Gauguin ile Toulouse-Lautrec[de görüldü. Toulouse-Lautrec, ağabeyleri olan Monet, Degas ve Renoir gibi İzlenimci ressamların, olabildiği oranda terk etmedikleri desene özellikle önem verdi. Toulouse-Lautrec de bu sanatçılar gibi desenci bir nitelik gösterdi. Bu sanatçının deseni, daima karakterize eden, serbest, süratli ve daima modele dayanan bir kişiliği de yansıttı.
Böylece de Yeni-İzlenimcilerdeki akılcı, geometrik, düzenleyici uyanıklıktan uzakta kaldı. Ayrıca, bu ressam resminde, renk ile deseni bir denge içinde tutmayı da amaçladı. İzlenimciler, resme, içinde yaşanan manzarayı getirdiler. Lautrec ise, birlikte yaşadığı insanları resmine konu olarak aldı. Ayrıca o, İzlenimciler gibi nesne ve figür üzerindeki gün ışığını saptamayı da amaç edinmedi. O, nesnelerin çizgisel biçimlemesini de içeren bit renkçiliğe önem verdi ve her türlü kuramcılığı resminden uzak tuttu. Bu nedenle onun, doğasal konuları sevilen birer motif haline getirmek istediği de anlaşılabilmededir. (Post Empresyonizm Sanat Akımı, Yeni İzlenimcilik)
Post Empresyonizm Sanat Akımı, Yeni İzlenimcilik Ünlü Ressamlar, Sanatçılar
Georges Seurat (1859-1891), Paul Signac (1863-1935), Camille Pissarro (1830-1903), Albert Dubois-Pillet (1846-1890), Henri-Edmond Cross (1856-1910), Charles Angrand (1856-1926), Jan Toorop (1858-1928), Maximilien Luce (1858-1941), Leo Gausson (1860-1944), Theo Van Rysselberghe (1862-1926), Lucien Pissarro (1863-1944), Louis Hayet (1864-1940), Henri Matisse (1869-1954), Hippolyte Petitjean, Felix Pissarro, Antoine de la Rochefoucauld,


