Georges Seurat (1859 – 1891)

ressam georges seurat'ın hayatı ve eserleri

Sanat düzendir. / Georges SEURAT

 

Georges Seurat’ın hayatı

2 Aralık 1859 tarihinde doğan Georges Seurat’nın çevresi küçük burjuvaydı. Dar bir çevreydi bu. Üstelik babası sofuydu. Küçük Georges’u sanata doğru yöneltecek hiç bir etkinin belirtisi yoktu bu çevrede. Georges bir yandan okula giderken bir yandan da evinin yakınındaki bir yerde akşamları desen kurlarını izliyordu. Öğretmeni Justin Lequien adında bir heykelciydi. İyi bir insandı ama öğrencilerine tozlanmış alçıların çizgilerini kopya ettirmekten başka bir şey yapmıyordu. Seurat okulunu bitirince on dokuz yaşında Güzel Sanatlar Okuluna yazıldı.

Seurat, desen okulundaki akşam kurlarında tanıştığı Aman Jeanla beraber büyük ressam Angres’in öğrencilerinden Henrt Lehman’ın derslerini izlediler. Resimle ilgili çok şey bilen Lehman kişilikten yoksun bir ressamdı. Seurat da Aman-Jean da bu kasvetli öğretmenin yanında çok sıkılıyorlardı ki genç de kısa süre sonra Güzel Sanatlar Okulundan ayrıldılar.

Georges Seurat, La Grande Jatte'de Bir Pazar Günü

Georges Seurat, La Grande Jatte’de Bir Pazar Günü

Georges SEURAT Yeni Bir Arayış İçinde

1879 yılında fırçalarını bir yana bırakıp Brest’de askerliğini yapan Seurat 1880 yılında Paris’te ailesinin evinin yakınında bir atölye kiraladı. Garip bir adamdı Seurat. Aman-Jean’dan başka hiç bir arkadaşı, yakınlık kurduğu hiç kimse yoktu. Ne atölyeleri dolaşıyor, ne de bitmez tükenmez sanat tartışmaları yapılan kahvelere gidiyordu. Hiç bir ustayı benimsememişti. Sanatın çekici ve esrarengiz kapılarından tek başına girmişti içeri.

Bıkmadan usanmadan Chevreul adındaki fizikçinin yapıtlarını okuyordu. Bu yapıtlardan biri “Desen Sanatları Grameri” idi. D.N. Rood adındaki Amerikalının “Test-Book of Color” adındaki kitabı da elinden düşmüyordu. Bir yandan da L’Art dergisinde yayınlanan eleştirmeci David Sutter’in de yazılarını izliyordu.

Bu dönemde yalnız füzenle ve Conté kalemiyle çalışan Seurat ışıklarla gölgeler arasında denge kurmağa savaşıyor, esrar dolu şiirli bir iklimi yansıtıyordu çalışmaları. 1883 yılında Salon’da sergilediği Aman-Jean’ın portresi bu çalışmalar arasındadır.

Georges Seurat, The Maria Honfleur

Georges Seurat, The Maria Honfleur

Puantilizm’in Sanat Akımının Doğuşu

Seurat’nın kuramları fizikçi Chevreul’ün ilkesine dayanıyordu. Chevreul’ün açıklamasına göre ‘’renklerin aynı zamandaki karşıtlığı demek boyanmış objelerin fiziksel kompozisyonlarında ve karşılıklı renklerinin yoğunluğunda beliren bütün değişiklikler” anlamına geliyordu. Georges Seurat’nın renklerin aynı zamandaki karşıtlığı ile tamamlayıcılar kuramı üzerinde yaptığı incelemeleri “ Empresyonizmi” aşmaktaydı. Chevreul’ün açıklamasına karşı olan empresyonistler bir objenin “gerçek” rengine ulaşmanın imkansız olduğunu söylüyorlardı. Çünkü onlara göre bu renk yakın renklerin etkisiyle biçimsizleşiyordu. Seurat bu tanıtlamanın karşısındaydı. Empresyonistler  empresyonistlerin yaptığı her şeyi yeni baştan ele alacağını” söylüyordu durmadan ve bu söz de çevresindekileri güldürüyordu.

Georges Seurat, Modeller

Georges Seurat, Modeller, Arthipo

Renkler üzerindeki deneylerine temel olarak Seurat şunu alıyordu: Işık yedi renge ayrılıyordu. Bunlar prizmanın ve gökkuşağının renkleriydi. Bu renkleri paletin üzerine yerleştirip karıştırınca Seurat’ya göre atmosferin rengini bulmak mümkündü. Ama renklerin aşırı biçimde karışımı eninde sonunda geriye dönüşeceğinden Seurat temel yedi rengi sayısız noktalar halinde doğrudan doğruya tuvalin üzerine düzenli bir şekilde yerleştirmeği öğütlüyordu. Seurat işte bu yönteme tonların ayırımı adını veriyordu.

Georges Seurat, La Grande Jatte Adası

Georges Seurat, La Grande Jatte Adası

“Divisionnisme”i (Puantilizm) ortaya çıkarmıştı. Bu konuda “Pointillis” deyimi de aynı anlama gelmektedir, empresyonistler de tuval üzerinde renkleri fırça karıştırıyordu birbirine. Puantilist “Pointilliste’ de ise karışımı doğrudan doğruya göz yapıyordu.

Georges SEURAT’ın İlk Büyük Çalışması

Bu yöntem ve kurala göre çalışan Seurat ilk büyük kompozisyonu Baignade’ı 1883 yılında tamamladı. Bu büyük kompozisyonunu ressam birçok desenler, etütler, poşadlar yaparak hazırladı. Ama tablosunun “ Salon” da sergilenmesini istediği için Pointillis’ini (Puantilizm) aşırılığa vardırmadı çünkü böyle bir şeyin jüri üyelerini ürkütmesinden çekiniyordu. Çabası hiç bir fayda sağlamadı. Baignade, birçok genç ressamın tablolarıyla Salon’a kabul edilmedi.

Georges Seurat eserleri-The Bec Du Hoc Ggrandcamp 1885, Puantilizm

The Bec Du Hoc Ggrandcamp1885, Georges Seurat Puantilizm

Bunun üzerine atölyelerde ve kahvehanelerde toplanan ressamlar hükümet yetkililerine ve akademik ressamlara karşı birleşmeğe karar verdiler. 15 Mayıs 1884 tarihinde “Bağımsızlar Salonu’’ bu başkaldırma havası içinde kuruldu. Bu topluluk ne jüri üyesi istiyordu, ne de ödül dağıtılmasını. Yeni kuruluşa ilk katılanlar arasında şu ressamlar vardı. Seurat, Odilon Redon, Paul Signac, Hennri-Edmond Cross, Charles Angrand, Albert Dubois Pillet. Bu genç ressamlar tablolarını ilk defa Tuileries’nin avlusunda geçici olarak Posta ve Telgraf Yöneticiliği için yapılan bir barakada sergilediler.

Georges Seurat eserleri ve eleştirmenler

Seurat bu sergiye Baignade ile katılmıştı. Ama resim eleştirmecileri tablonun değerini anlayamadılar. Üstelik alay edenlerin sayısı da küçümsenmeyecek kadar çoktu. Ve bütün bu gürültü patırtı arasında Seurat yirmi bir yaşında bir ressamla yakınlık kurmuştu: Paul Signac. Seurat’nın en zeki ve en anlayışlı öğrencisi işte bu ressam olacaktır.

Köylüler, Les Terrassiers Georges Seurat 15.5 x 24.8 cm

Georges Seurat eserleri -Köylüler, Les Terrassiers

Ve aralarında Charles Angrand, Henri Edmond Cross ve Dubois Pillet gibi değerli genç ressamların da bulunduğu bir grup bazen Signac’ın evinde, bazan Café d’Orient’da, bazen da Café Marengo’da toplanmaya başladı. Seurat’yı dinliyor ve çok az konuşuyordu. Ama kendinden emin bir görünüşü vardı. Bu da çevresindekileri çok etkiliyordu. Kendi estetiğini zorla kabul ettirmeğe çalışmıyordu. Sadece yapmak istediği şeyi açıklıyordu, o kadar. Bir defasında aralarında şöyle bir konuşma geçti:

Georges Seurat eserleri, Asniereste Banyo

Georges Seurat, Asniereste Banyo

Puantilizm Üzerine Seurat ve Arkadaşları Arasında Bir Tartışma

Seurat :  Çok küçük fırça tuşlarıyla küçük yüzeyler üzerinde büyük bir renk ve ton çeşidi toplayabiliyorum. Belirli bir uzaklıkta bu noktalar gözde eriyor. Ve bu gözle ilgili karışım herhangi bir karışımdan daha ışıklı bir ahenk yaratıyor.

Signac : Benimsediğiniz kurallar yaratıcı içgüdüde bir çeşit frenleme yapmıyor mu?

Seurat : Hiç ilgisi yok! Bu bir denetleme yoludur özellikle. Daha doğrusu bence böyle…

Cross: Yani bir çeşit kılavuz mu?

Seurat :  Evet tamam, bir kılavuz.

Georges Seurat eserleri, Asniereste Banyo Arthipo

Georges Seurat, Asniereste Banyo Arthipo

Seurat’ın bütün yaşamı atölyesinde geçiyordu. Ara sıra Normandiya ’ya da Crotoy’a gidiyor, manzara resimleri yapıyordu. Madeleine Knobloh adında sessiz bir kadın yaşıyordu ressamın yanında. 1889-90 yıllarında yaptığı “Pudra Süren Genç Kadın’ tablosundaki yarı soyunuk kadın Madeleine’dir. Ama bu yıllarda yaptığı tabloların da hiç biri anlaşılmamıştır.

Ama Seurat durmadan çalışıyordu. Renoir’un, Degas’nın, Toulouse Lautrec’in çok sevdiği bir konuya el atmıştı Seurat. Cambazhane. Harekete daha özgür, daha canlı bir dinamizm vermek istiyordu.

1891 yılı. Paris. Kış. Ve korkunç bir grip salgını. Ve bir çok kurban. Seurat bir o minibüste soğuk almıştı. İki gün sonra ateş yükseldi. Sayıklamağa başladı Seurat. Ama başka bir ateş yakıyordu onun içini: Sanatının ateşi. Yorganı bir yana atıp kalkıyordu sanatçı. “Cirque – Cambazhane” adını verdiği son tablosuna doğru koşuyordu. Son fırça darbelerini vuruyordu tuvale…

Georges Seurat eserleri, Sirk, Cambazhane

Georges Seurat, Sirk, Cambazhane

 

Georges Seurat Ölümü

Ve bir gece bir kanama oldu. Seurat’nın dünyada son gecesiydi bu. Henüz otuz iki yaşındaydı sanatçı.

Seurat geometriciydi, kimyacıydı, felsefeciydi, içine kapanık bir sanatçıydı. Kuramlarım tablolarına yerleştiren tek sanatçıydı. Ama zaten kuramlarının sınırları “Le Cirque” tablosunda kendini belli etmeğe başlamıştı. Işık ve yaşam eksikti bu tabloda. Ama ne olursa olsun Divisionnisme (Puantilizm) resim tarihinin en büyük dönemlerinden biri olarak kalacaktır. Çünkü Seurat’nın bilimsel yönden ele aldığı bu sanat çabası Empreyonizle ile Favizm ve Kübizm arasındaki geçici aşamanın en belirli, en parlak aşamasıdır. Matisse de, Picasso da, Braque da, La Fresnaye da Puantilizmi uygulayacaklardır. Ama Seurat’nın deneylerini yeni baştan ele alan Delaunay daha da ileri giderek biçim-renk araştırmalarında çok büyük aşamalar yapacaktır.