Duvar Resmi
Duvar resmi bir duvar sanatıdır. Duvar sanatı yalnızca duvar resmi ile sınırlı değildir. Kapalı ve açık mekanlardaki duvarlara çeşitli teknik ve malzemelerle uygulanan süslemeler, vitray ve rölyef çalışmaları, ahşap uygulamalar, çeşitli amaçlı yazı ve afişler, panolar ve çok yönlü boyamalar duvar sanatı kapsamında ilk akla gelenlerdir. Konu duvar resminin nitelikleri ve plastik özellikleri çerçevesinde incelenecektir. Amaç, işin malzeme ve tekniklerle ilgili yanını araştırmak veya duvar resminin tarihsel gelişim sürecini sergilemek değildir.

Antik mısır sanatına ait duvar resmi ve hiyeroglif yazılar
Zamanla aynı sanatsal olayı yaratma işine ekonomik güçlerinden pay ayırabilecek kişi ve kuruluşlar da katılmışlardır. Bu bir anlamda sanatın sivilleşmesine öncülük etmiştir. Resmi sanat çevresi dışında kalıp, sanat eğitimi ve sanatsal etkinliklere yaratıcı olarak katılamayan, hatta yeterince sanat ürünlerinden yararlanamayan geniş bir halk kitlesi kendi sanatını yaratır oldu. Bunda amaç, çoğu kez sanat yapma yerine, ihtiyaç karşılama, eğlenme ve boş zaman değerlendirmedir. Böylelikle yaratıcıları profesyonel sanatçılar olmayan halk sanatı ile resmi sanat ayrımı doğdu. Günümüzde bu ayrım halk sanatı aleyhine bozularak ve azalarak sürmektedir. Akademik nitelik taşımayan halk sanatı da konumuz dışındadır.
İlk örneklerine mağara devrinde rastladığımız duvar resminin serüveni günümüze kadar gelmiştir. Zaman içinde, yer ve toplumlara bağlı olarak konu, teknik, malzeme ve plastik yapı açısından değişikliklere uğramıştır. Kimi zaman resim sanatının belirleyicisi olmuş, kimi zaman ikinci plana düşmüş ve hatta kesintilere uğramıştır. Eski Mısır, Çin, rönesans öncesi Avrupa resim sanatını belirleyici güce ulaşmıştır. Batı da İtalyan Rönesansına kadar ön planda yer alan duvar uygulamaları birden önemini kaybederek yerini sehpa resmine bırakmıştı.
Zira resmin ana kaynağı ve destekçisi olan din ve kilise gücünden çok şey kaybetmiştir. Ekonomik güç ve yönetim açısından yerini sivil güçler almıştır. Resim, dinsel ve resmi istekler dışında da uygulanabilinen ve sahip olunabilenen bir maldır. Böylelikle tekniği ile birlikte sehpa resmi doğmuş ve sehpa resmi-duvar resmi ayrımı meydana çıkmıştır.
Duvar resmi toplumsal bir sesleniştir
İlk uygulamalar sayılan mağara duvarlarına yapılmış resimlerdeki yaygın konular olan av ve büyü sahneleri, dönem insanının ortak inanç ve isteklerinin biçimlenişidir. Eski Mısır tapmak ve kıral mezarlarındaki av, hasat, firavunun yaşam ve eylemlerini konu alan sahneler de aynı anlamdadır.
Eski Çin tapınaklarının veya kiliselerin duvarlarına yapılan dinsel düzenlemeler o toplumların ortak nabız atışlarının ifadesidir. Bu örneklerin çoğu imzasızdır ve sanatçıları belli değildir. Zira sanat bir meslek, sanatçı da meslek sahibi bir insan olarak kabul edilmez. Sanatçı kişiliğinden söz edilemez ve o, inançlan, ilkeleri ve kuralları ile toplumun ayrılmaz bir parçasıdır. Yönetim toplum adına konuyu verir, yerini gösterir, ihtiyaçları karşılar, sanatçı da görevini yapar.
Giderek resim sanatının bir meslek ve ressamın da bir meslek adamı olarak kabul edildiği dönemlerde bile toplumun ortak sesi olma özelliği değişmemiştir. Sanat bireyselleşmiş, sanatçılar daha özgürce konu seçme ve biçimlendirme olanaklarına kavuşmuşlardır. Olay bütün yanları ile çeşitlenmiştir. Bu, duvar sanatının zenginleşmesi ve bütün çeşitleriyle bir bütün olarak çeşitlenen toplumun nefes alış-verişinin biçimlenişi demektir.
Günümüzün kitap, gazete, radyo, televizyon, film gibi araçlarının olmadığı ya da yaygınlaşmadığı dönemlerde duvar resmi önemli bir iletişim aracı olmuştur. Okur-yazar oranının çok düşük olduğu toplumlarda bu işlev daha da önemlidir.
Resmin yasaklanması üzerine tartışmalarda duvar resminin etkisi
Özellikle dinsel konular büyük duvar resimleriyle geniş halk kitlelerine ulaştırılabilir. Bu nedenle duvar resmi uzunca süre betimleyici, anlatıcı bir niteliğe sahip olmak zorunda kalmıştır. Sanatçılar sanatsal endişelerini bu sınırlar içinde biçimlendirmek durumunda olmuşlardır. Duvar resminin bu işlevi nedeniyle, Hristiyan dünyasında resmin yasaklanması konusunda yapılan uzun tartışma ve mücadeleler resmin lehine sonuçlanmıştır. Hristiyan ülkeler bundan yararlanmışlardır. Aynı konu benzer endişelerle müslüman ülkelerde de gündeme gelmiş, benzer tartışmalar uzun zaman almış, ancak sonuç resmin aleyhine gelişmiştir.
Duvar resmi konusal açıdan toplumsal değişim ve gelişmelerle paralellik gösterir
Hiçbir eylem genel toplum yapısının dışında ve ona rağmen oluşamaz. Bu kural duvar resmi ve konusu için de geçerlidir. Ana sorunları korunma, barınma ve beslenme olan mağara devri insanının duvar resimlerinde, av, büyü ve eğlence sahnelerinin çokça işlemcisinden daha doğal ne olabilir, özünde özellikle plastik bir tavır söz konusu olsa da çağımızın ilk yarısında uygulanan duvar resimlerinin konularını Meksika toplumunun çalkantılarından alması bir rastlantı olamaz. Tıpkı rönesans öncesi Avrupasında değişmez konunun din olması gibi.

Son akşam yemeği freski .Rönesans dönemi duvar resmine örnektir.
Eski Mısır resimlerinde toplumun herşeyine sahip olan firavun imgesi ne ise Bizans mozaiğindeki aziz veya kral imgesi odur. Goya’nın aynı konuyu işleyen fresklerinde tipleri idealize edilmiş biçimlerinden sıyırarak yere indirmesi ve normal İspanyol tipleri olarak göstermesi sanatçının afaroz edilmesine neden olmuştur.Oysa bir başka İspanyol usta olan Picasso, çağımızda, normal İspanyol tiplerini ve onların maceralarını konu almış, dinsel konulara hiç ilgi duymamıştır bile.
Dinsel sahnelerden kardinal portrelerine, imparator savaşlarından ulusal savaş sahnelerine, doğa görüntülerinden sivil portrelere, natürmortlardan soyut düzenlemelere kadar macera değişerek sürmektedir. Aynı çağda Victor Vasarely geometrik biçimleri optik yanılsama anlayışı içinde düzenlerken, yanıbaşında Chagal İncili resimlemekle meşguldür. Çağımızın çeşitliliğine ve çok yönlülüğüne de bu yakışır olmalı.
Duvar resmi biçim ve içerik açısından zamanının genel sanat anlayışı ile paralellik gösterir
Sanat eseri yaratıldığı zamanın geçerli estetik değerlerini taşır. Aksi halde kabul edilmesi mümkün değildir. Bu böyle olmakla birlikte büyük ustalar yaygın estetik beğeniye karşın onu değiştirip yerine yenisini getirebilenlerdir. Yenilikler önce tepki görür ancak, zamanla anlaşılır ve beğenilir olurlar. Çok geçmeden onlar da alışılmış ve aşılması gereken durumuna düşer.
Sözü edilen yaygın estetik beğeni bütün sanat dalları için geçerlidir ve ortaktır. İzlenimciliğin yalnızca resim sanatına has bir olay olmadığı gibi. Yine bu ortak estetik endişeler resim sanatının bütün uygulamalan için geçerli olmak durumundadır. Rönesans döneminin bütün uygulamalarının ortak üslup özelliği taşıması gibi.

Mağaradaki Meryem, Leonardo da Vinci Ünlü Tablosu
Da Vinci’nin Kayalıkta Meryem adlı sehpa resmi ile Son Akşam Yemeği adlı duvar resmi aynı estetik endişeleri taşır. Bu üsluptur. Rafael’in Madonnaları ile Atina Mektebi ,Goya’nın tabloları ile freskleri hep aynı üslubu taşırlar. Örnekleri Michelanj’dan Chagal’e, Matisse’den Vasarely’e, Sgieros’dan Picasso’ya kadar çoğaltabiliriz.Yine La Jakond’la bir Matisse arasındaki fark ne ise, Son Akşam Yemeği ile Paul de Vince Şapelinin duvar uygulamaları arasındaki fark odur.
Duvar resmi mimari yapı ve çevreye bağımlıdır :
Uygulama ister iç, ister dış mekanlarda, ister açık alanlarda olsun mimari bir öğe olan duvarda yer alır. Bu zorunlu beraberlik resmi kendiliğinden bir mimari öğe durumuna sokar. Duvar, kemer, kubbe, pencere vb. O halde resmin aynı anda hem mimari çevreden etkilenmesi, hem de onu etkilemesi son derece doğal bir durumdur, öncelikle boyut ve forma açısından duvara bağımlıdır resim. Uygulanacak teknik yerine göre seçilmek zorundadır.

Sistine şapelinden bir görüntü. Michelangelo’nun eseri
Verilen mekanın ışık durumuna, yerine, işlevine göre biçimlenir. Mimari mekan ise resimle ışıklanır, kararır, genişler, daralır. Bu çok küçük alanların aynalarla genişletilmesi ve aydınlatılmasına benzer. Resim duvarı dekore eder, hafifletir. Mimari mekana sosyal işlev açısından anlam kazandırır. Cami ile kilise arasındaki farklılık yalnızca has mimari yapı ve öğelerin farklılığından gelmez. Bir o kadar iç mekandaki süslemeler, resimler, vitray ve yazılar etkindir. Aynı karşılaştırma §ivil binalarla resimleri, sosyal ve ticari olanları arasında yapılabilir.
Bu örnekler mimari yapıların çok yönlü bir bütün olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çoğu zaman yapıların mimarıyla ressamının aynı kişi olduğu gözlenir. Benzer örnekler çağımızda da mevcuttur. Diğer bir uygulama olarak mimar, ressam ve heykelci grup olarak birlikte çalışmak durumundadır
Duvar resmi anıtsaldır
Daha önce duvar resminin zamanının sanat anlayışına uymak durumunda olduğuna değinilmiş, aynı dönem ve sanatçılardan örnekler verilmişti. O halde duvar resmi ile diğer resim uygulamaları arasında hiçbir fark olmadığı akla gelebilir. Başka bir deyişle bir tablo büyütüldüğünde duvar resmi ya da bir duvar resmi küçültül- düğünde sehpa resmi olabilir. Bu mümkün olamayacağına göre arada bir fark olmalıdır. Bu plastik yapı farkıdır.

İran / İsfahan – Çehel Sütun Sarayı içindeki duvar resmi (fresk).
Duvar resmi ne tür mekanlarda uygulanırsa uygulansın duvara bağımlıdır. İlgili mekanla bütünleşmek, belirli çevreye uymak ve onu zenginleştirmek durumundadır. Bu durum onun yalnızca fiziksel boyutlarıyla değil, plastik yapı ve etkisiyle de anıtsal olmasını gerektirir.
Tarihsel süreç içinde dönemlerinin sanat anlayışlarına uygun olarak farklılıklar gösterseler bile, genelde anıtsallığı sağlayan biçim özelliklerinin başlıcalarını saptamak mümkündür.
Biçimler motifleşmişcesine arı, yalın ve stilizedirler. Figüratif veya soyut uzaktan algılanabilmeleri ve etkili olabilmeleri için bu önemlidir.
Bu motifleşme ve stilize oluşa paralel olarak fonlar da motif- leşmiştir. Böylelikle motif biçimlerle motifleşmiş fonlar birbirlerini destekler ve yaşatırlar.
Duvar resminde renkler ve çizgiler
Renkler andır. Kullanılan renkler ana tonlar veya ara tonlar da olsa arı ve yalındırlar. Sanatçı yüzey resmi yapsa da bu özellik gözlenir, modle yapsa da, renkçi olsa da, olmasa da.
Çizgiler birer arabesk ve ritm öğesidirler, nakış özelliği taşırlar. Gerek çevre çizgisi özelliğinde, gerek bağımsız biçim olarak kullanıldıklarında biçimlerin motifleşmesi, arılaşması, toklaşması ve genel hareketlerin oluşmasında yardımcıdırlar.
Bütün bu öğe ve niteliklerin orkestrasyonunun oluşturduğu anıtsal etkili kompozisyonu ile duvar resmi, dekoratiftir. Uzağa ulaşabilen, tok etkili ve kalıcı bir müzik parçası gibidir.
Veysel GÜNAY