Henri Matisse Hayatı, Eserleri, Sözleri, Fovizm, Tabloları

Henri Matisse “El sadece duygululuğun ve zekâ­nın sürdürülmesi, uzamasıdır.” Henri Matisse Hayatı, Henri Matisse Eserleri, Henri Matisse Tabloları Henri Matisse Fovizm, Henri Matisse Sözleri ilgili bu makalededen faydalanabilirsiniz.

Henri Matisse Kimdir?

Henri Matisse ’in tablolarından birinin adı: “Lüks, Sakinlik ve Şehvet’tir. Baudelaire’in bir mısraıdır bu… Matisse’in tablolarının reprodüksiyonlarına baktığım ya da bunları düşündüğüm zaman elimde olmadan kendimi bu duygu dünyasında bulurum Işığın aşığıydı Matisse. Uzun ömrü boyunca her zaman aralıksız çalıştı. Yaşı ilerledikçe gençliğe doğru yaptığı korkusuz aşamalarla bir defa yaptığını tekrarlamaktan kaçarak yepyeni araştır­malara atıldı her zaman. İşte Matisse’in dış davranışında en üstün çizgilerin özeti budur. Henri Matisse kimdir?

Henri Matisse

Henri Matisse kimdir?

Guillaume Apollinaire, Matisse’in yarattığı dünyayı “parlak ışıklı meyvelere” benzetmişti. Ressam bizlere bu dünyayı kuramlarını sayıp dökmeden vermekle yetinmiştir. Henri Matisse kimdir?

Henri Matisse Hayatı

Henri Matisse 31 Aralık 1869 tarihinde Fransa’nın kuzeyindeki Cateau’da doğdu. 1881-1889 yılları arasında Saint – Quintin lisesine gitti. Sonra noter kâtibi oldu. 1890-92 yıllarında, bir süre hukuk eğitimi gördü. Yeniden Saint-Quintin’e döndü- Orada özellikle horoz resimleri yanan Couturier adında bir ressamdan ilk resim derslerini aldı. Ressam olmağa karar vermişti ama babası hiç istemiyordu bunu. Birçok tartışmadan sonra Matisse resim yapmasını öğrenmek için babasından izin koparabildi ve Paris’e gitti. Önceleri Bouguereau ile çalıştı. Ama akademik çalışma onu sıktı. Bouguereau’nun atölyesinde boğulacak gibi oluyordu. Henri Matisse kimdir? Henri Matisse Hayatı

Henri Matisse Hayatı

Henri Matisse Hayatı

Bunun üzerine Gustave Moreau’nun atölyesine geçti. Orada Dufy ve Rouault ile tanıştı. Matisse’in kişiliğini bulmasında Mo­reau’nun büyük etkisi olmuştur. 1893 yılında Amelie Parayre ile evlendi. 1894-96 yılları arasında Louvre’da birçok tablo kopya etti. Poussin’in “Narcisse”i ve Raphael’in “Baldassare Castiglione’nin Portresi” bunlar arasındadır. Henri Matisse Hayatı

Bir yazını Matisse, ressam Wery ile beraber Britanya’da ge­çirdi. Ressam yaşantısının bu dönemi için şöyle der: “Wery ile be­raber çalıştıkça onun en basit renklerle benim eski ustaların pa­letlerinden kaptığımdan çok daha fazla parlaklık elde ettiğini gördüm. Gelişmem bakımından çok önemli oldu bu. Paris’e Louvre’un etkisinden kurtulmuş olarak döndüm. Ve renklerle oynama­ğa başladım. Renk araştırmalarına girişmek düşüncesi bana resim sanatını öğrenirken değil de, dışarıdan, doğanın kendisinden, do­ğanın ışığından geldi. Henri Matisse Hayatı

Henri Matisse Fovizm

Matisse 1898 yılında Londra’ya, Korsika’ya, Saint-Tropez’ye gitti. Bu arada Japon sanatıyla de ilgilendi. 1904 yılında Saint – Tropez’de Signac ve Cross ile tanıştı. Bu iki ressam “puantilizm (divisionisme)” akımının kuramcılarıydı. Matisse “Divisionisme”i kısaca şöyle anlatır: “Bu okulun bütün resimleri hep aynı etki­yi taşırlar: Biraz pembe, biraz mavi, biraz yeşil. Sınırlı ola­naklara bağlı bir çalışma alanı olduğundan kendimi rahatça veremedim buna. Bana nedenini açıklamadan Cross kendi kuramına benim uyamayacağımı söyledi. Sonradan bunun nedenini anladım. Karşıtlarla güçlendirdiğimi sandığım üstün renklerim tıpkı bu renkler gibi önemsediğim aynı karşıtlar tarafından bozuluyordu. Beni basit tonlarla resim yapmağa yöneltti bu. Sonraları buna “fovizm (fauvisme)” dediler.

Henri Matisse Fovizm

Henri Matisse Fovizm

Vahşi hayvan anlamına gelen “fauve” deyimi Fauve ressam­lar tarafından hiç bir zaman benimsenmedi. Çünkü bu söz eleştir­mecilerin uydurmasıydı. Derain, Manguin, Marquet, Matisse, Puy, Camoin ve daha bir kaç ressam “Salon d’Automne”un büyük ga­lerilerinden birinde resimlerini sergilemişlerdi. Heykelci Marquet galerinin tanı orta yerinde İtalyan Üslûbunda bir çocuk büstü yerleştirmişti. Resim eleştirmecilerinden Vauxcelles salona girince:

“Vay!” diye haykırmış. “Vahşi hayvanlar arasında bir Donatello!” (Tiens, Donatello au milleıı des fauves!)

Henri Matisse Eserleri Hakkında Bilgi

1914 – 18 savaşı Matisse’in üzerinde büyük bir etki yaratma­dı. “Derenin Yanındaki Genç Kızlar” ve Piyano Dersi’’ tabloları bu yılların yapıtlarıdır.

1918’den sonra Matisse bir kaç gezinin dışında yaşantısının, büyük bir bölümünü Nice’de geçirdi. Ressam bu süre boyunca iz­lenimlerini şu sözlerle özetlemiştir: “Çalışma bakımından Nice’in olağanüstü bir yönü yoktur benim için. Odalıklar gibi pencereler de beni her zaman ilgilendirmiştir. Çünkü pencereler içeri dünya ile dış dünya arasındaki geçitlerdir.” Henri Matisse Eserleri

1936 yılında parlak renklere dönen Matisse’in sanatında bir yenilik oldu. Renklerindeki yumuşaklık “fauve” döneminin çıp­laklık ve tazelikle dolu keskinliğine bıraktı. Buna bir çeşit “neo- fauvisme” (yeni-fauvisme) de denebilir. Henri Matisse Eserleri

Henri Matisse Eserleri Hakkında Bilgi

Henri Matisse Eserleri Hakkında Bilgi

Matisse daha sonra İtalya’ya, İspanyaya gitti. Sevilya’da bir kış geçirdi, Tahiti’deki ışık önce onu çok büyüledi. Ama bundan çabuk bıktı: “Tahiti’de hava gün batarken güzeldir. Karanlık olana kadar hiç değişmez. Değişikliği olmayan bu mutluluk insa­nı yoruyor. ” Henri Matisse Eserleri

Tahiti’den Amerika’ya geçen ressam bu kentle ilgili izlenimi­ni şöyle açıklar: “New York’u ilk defa sabahın yedisinde siyah ve altın rengi halinde sulara yansımış gördüğüm zaman pek çok hoşuma gitmişti. Yanımda duran birisi “pullarla süslenmiş bir en­tariye benziyor” diyordu. Bu beni kişisel bir çağrışıma götürdü: New York benim için bir altın külçesiydi.” Henri Matisse Eserleri

Henri Matisse Tabloları

1911 yılının Ocak ayında Matisse Lyon’da büyük bir ameli­yat geçirdi. Uzun süre yattı. Ressamın dinsel duyguları da bu dö­nemde kesinlikle yüzeye çıkmıştır. Matisse bu eğiliminin bütün parlaklığını küçük Vence kilisesinde gösterecektir. Bu türdeki yapıtını gerçekleştirmek isteğiyle 1947 yılının yaz aylarında Vence’daki “Rüya” adını verdiği villasına yerleşti.

Matisse küçük kilisenin maketini hazırlamıştı. Bir gün Fran­sız ozanı Aragon gelmişti atölyesine. Makete şöyle bir göz atan Aragon başını başka yana çevirdi. Ozanın komünist olduğunu bi­len Henri Matisse kurnazca: Kilisem için bir şey söylemediniz” dedi, “Sevdiniz mi onu?” Henri Matisse Tabloları

Öteki acı bir gülümsemeyle karşılık verdi:

“Çok güzel! Çok boş! İktidara geldiğimiz zaman bunu dans salonu yaparız artık…”

Bunu duyan ressam patlayıverdi:

Henri Matisse Tabloları

Henri Matisse Tabloları

“Hiç bir zaman! Vence belediyesi yetkilileri bana söz ver­di, bir gün rahibeler buradan alınsalar bile kilisem müze olacak!” Aragon kendi düşüncesine ressamı yaklaştırmak için tartış­mayı sürdürdü. Ama çok öfkelenen Matisse:

Ben istediğimi yaparım! Hem siz bunu anlayamazsınız!” diyerek ozanı evinden uzaklaştırdı.

Vence kilisesi Matisse’in son yapıtıdır. Vitrayından mihrap­taki İsa’ya kadar Henri Matisse’in imzası vardır. Matisse’in en ol­gun yapıtıdır Vence kilisesi. Papazların dinsel tören sırasında giydikleri göğüslükler, her seramik parçası, çeşitli haçlar, en ufak noktasına kadar her şey ressam tarafından düşünülmüştür. Henri Matisse Tabloları

Ama geçirdiği ameliyattan sonra tüm olarak düzelemeyen ressam ya yatakta uzanıyor ya da tekerlekli bir koltukta oturu­yordu. Lidya Delektorskaya adında Rus asıllı çok güzel bir kadın hem sekreterliğini yapıyor hem de ressama bakıyordu. Uzun süre olmuştu karısından ayrılalı.

3 Kasım 1954 tarihinde her zamanki gibi öğle uykusuna ya­tan Matisse doğrulmağa çalışırken kalp krizinden öldü. 14 Ekim­de Venee’dan dönmüştü. Bir ay sonra Paris’te açılacak serginin büyük çağdaş ressamlara ayrılan bölümü için bir vitray tasarısı hazırlamaktaydı. Önce ressamı Vence kilisesinin yanma gömme­ği düşündüler ama sonra Cimiez mezarlığına gömdüler. Matisse şimdi en sevdiği arkadaşlarından Dufy’nın biraz ötesinde yatıyor. Henri Matisse Tabloları

Henri Matisse Dans (Dance)

Henri Matisse, Dans, Dance

Henri Matisse, Dans, Dance

 

Henri Matisse Şapkalı Kadın

Henri Matisse Şapkalı Kadın

Henri Matisse Şapkalı Kadın

Şapkalı Kadın resmi (La femme au chapeau) ressamın önemli bir tablosudur. Tablo Matisse’nin karısı Amelie’yi tasvir ediyor. 1905 yılında boyalı ve André Derain, Maurice de Vlaminck ve “Fauves” olarak bilinen birkaç sanatçının eserleri ile birlikte aynı yılın sonbaharında Salon d’Automne’da sergilendi.

Eleştirmen Louis Vauxcelles, Matisse ve arkadaşlarının resimlerini onlarla paylaşan bir Rönesans tipi heykelle karşılaştırırken, “Donatello chez les fauves …” (Donatello, vahşi canavarlar arasında) ile birlikte kullandı. Yorumu 17 Ekim 1905’te Gil Blas’da basıldı, günlük bir gazete çıktı ve popüler kullanıma geçti. Şapkanlı bir kadın, Fauvism terimine yol açan tartışmaların merkezindeydi. Ayrıca, Matisse’nin daha önceki eserlerinin bölücü fırça darbelerinden daha etkileyici bir üsluba yaptığı tarzsal bir kaymayı işaretleyen bir tabloydı. Gevşek fırça işi ve “tamamlanmamış” kalite şaşkın görüntüleyicileri, canlı, doğal olmayan renkleri kadar.

Fauve eserlerinin sergilenmesine rağmen birçok kişi tarafından kınanmasına karşın “eleştirmen Camille Mauclair” in de açıkladığı gibi “halkın karşısında bir bardak boya atıldı”; ayrıca bazı olumlu dikkat çekti. Saldırılar için seçilen tablo, Gertrude ve Leo Stein tarafından satın alınan  Şapkalı Kadın’tı: Matisse’nin moralinde işinin kötü resepsiyonu ile olumsuz etkilenen bu.

Gertrude ve Leo’nun ağabeyi Michael’ın karısı Sarah Stein, Gertrude’nin değil, bu resmin orijinal alıcısı olduğunu iddia etti (Leo ilk başta resimden hoşlanmadı). Bunu Rue Madame’deki Sarah ve Michael’ın evindeki fotoğraflarda görebilirsiniz. Kaliforniya Palo Alto’daki Sarah’nın evinde uzun yıllar bir merkez oluşturuyordu. 1950’lerde San Francisco’da Haas ailesi tarafından satın alındı. 1990’da Elise S. Haas otuz yedi resim, heykel ve kağıda eserlerini San Francisco Modern Sanatlar Müzesi’ne, aralarında Femme au chapeau’ya miras bırakmıştı.

Henri Matisse Sözleri

“Aradığım şey içten doğma bir şey değildir. Örneğin; “Uyu­yan Romen Bluzlu Kadın” tablosu altı ayımı aldı. İnsan şüphesiz kendini zorlamadan, şarkı söyler gibi resim yapmalı. Akrobat numarasını belli bir kolaylıkla çok rahat yapar. Bu sonucu elde etmek için kim bilir ne kadar çalışmıştır. Bunu unutmamak gerek* Resimde de böyledir. Henri Matisse Sözleri

“Öteki sanat kollarında olduğu gibi resimde de çok bilinçli, kararlı araçlarla ortaya çıkacak bir örgüt gereklidir. Müzikte tiz seslerin oluşması gibi güçleri örgütlemek gerekir; Bu güçler renklerdir. Ama resimle müziği bu kadar kolaylıkla birbirine karıştır­mayalım. Ancak eylemleri birbirine koşuttur Beethoven’in sen­fonileri resimle anlatılamaz. Henri Matisse Sözleri

“Ben duygularımla çalışırım. Kafamda tasarlar, bunu uygu­lamak isterim. Çok zaman aynı tasarı üzerinde birçok defalar ça­lışırım Ama varmak istediğim sonucu bilirim.

Henri Matisse Sözleri

Henri Matisse Sözleri

“Bu arama tekniğinin esini (ilhamı) kaçırmasından korkmam. Bende plastik araçlarla anlatılacak bir şeyler var. Bu ortaya çı­kana kadar çalışmamı sürdürürüm. He zaman büyük bir içtenlik içinde bulunmak isterim çünkü esini boğmak imkânsızdır. Bunun için her şeyden önce insan başkasına da kendine de yalan söyle­mek alışkısını bırakmalıdır. Bugünün birçok sanatçısı ne yazık ki bu durumda. Onlar: “Ben şimdilik balkın seviyesine inerim, da­ha sonraları para kazandığım zaman kendim için çalışırım” di­yorlar. İşte o andan sonra kendilerini yok ediyorlar. Tıpkı sonra­dan evlenmek amacıyla biraz para için kaldırımlarda sürten ka­dınlar gibi davranmış oluyorlar. Fagnol “Marius” te: “Erdem kibrit gibidir: Ancak bir defa işe yarar” diye yazmıştı. Henri Matisse Sözleri

Henri Matisse Resim Tekniği

“Resimdeki sentetik bağdaşma nedenlerini bulabilmem için elli yıl çalışmam gerekti. Ama ben bu bağdaşmayı başlangıçtan beri içgüdümle aramağa koyulmuştum. Çizgi, renk, kompozisyon bireşimi, benim bütün yaşantımı yansıtan, ne yapmak istediğimi anlatan bireşimdir. Belki bu bazılarının dediği gibi Tanrıdan ge­len esindir. Yaratma sırasında “efkarlanma” ve “kabullenme” gibi iki şey daha var ki bunlar da aynı güçle kendilerini göstermekte gecikmiyor. Efkarlanmayı her gerçek ressam beyaz tualinin önün­de duyar. Kabullenme, sonradan ortaya çıkan şeyi benimsemek zorunluğundan başka bir şey değildir. Henri Matisse Hayatı

“Kaygılardan önce insan hatalarını kökünden düzeltmek amacıyla iyimser yönlerini yıkıyor. Onun için önce gerçeği ele almak gerek. Gerçek bir köktür. Bunu insan kendi çevresinde, kişiliğinin ötesinde aramalıdır. Sanat doğanın esirliğinden kurtulan kişisel araştırmalarla başlar. Rastlantının getirdiği buluşlar herkese nasip olmaz. Bunları hak etmek gereklidir. Deha payı denilen o tan­rısal şey ancak ona lâyık olanındır.

Henri Matisse Uslüp

“Efkarlanma, düzene sokulmamış düşünceyle araçlar arasındaki savaşmadır. İşe başlamak, tembelliği yenmek, oldukça zor… Bir cigara, bir cigara daha. Tuval bozulur, resim bozulur. Neden sonra yapılması gereken şey ortaya çıkar. Temel kendini gösteri- verir. İşte o zaman çalışmanın buna uyması gereklidir. Düşündü­ğümüzün olanağını o zaman benimsemeğe başlarız. Efkarlanma bitmiştir. Yaptığınızı bilirsiniz. İstediğinizi bilirsiniz. Ama insan her zaman bunu başaramaz. “Ölümünden az önce Andre Gide evime geldi. Kendi olanak­larını hiç bir zaman kabul etmediğini ve hâlâ da kabule yanaşma­dığını gördüm. Ve buna şaştım. Oysa bu olanakları kabul etme­dikçe insan ortaya büyük bir şey çıkaramaz. Başkaları umurumda değil. Herkes bir gün benim düşüncemi benimseyip beni izle­yecektir. Henri Matisse Hayatı

Evime öyle eleştirmeciler geldi ki resimlerimi de alıp götürdükleri halde beni yerlerden yerlere vurdular. Aynı eleştir­meciler şimdi her yerde beni övüp duruyorlar. Gide bana bunu ha­tırlatarak öfkeleniyordu. “Savaşmak gerek” diyordu. Savaşmak mı? Neden? Kendi kendinizi kabul etmişsiniz olanaklarınızı bul­muş olmanızı başkalarının zamanla bulması sizi ilgilendirir mi? Gide bu belirsiz duygularla dünyadan ayrılırken kim bilir ne ka­dar acı çekmiştir. Ben tüm mutluyum. Buna karşın yaşamağı seviyorum. Bütün yapıtım bunu gösterir. Ama yaşantım son anına “kadar güneşlidir. Bu dünyadan huzur içinde ayrılabilirim. Huzur içindeyim.”