Modernlik ve Belirsizlik

Modernlik, müphemlik ve belirsizlik nedir? İnsan nerede durduğunu nasıl anlar? Modernlik, akıl ve bilim ışığında öncelikle doğayı sonra toplu­mu (insanı) ‘nesne’leştirerek tanımlama ve sınıflandırma girişimi­dir. Bu anlamda modernlik bir düzenlemedir. Düzenleme: Bir tasnif etme şekli ve bilimsel, rasyonel dolayısıyla öncelikle epistemolojik bir faaliyettir. Düzenlemenin asıl amacı, belirlenen ve sınırları çizi­len alanı, yapıyı veya konuyu istenen şekilde tutma arzusudur. Dü­zenleme arzusunun sonucunda yapılan, düzenlemeye bağlı oluşan sınırın dışında kalanı, ‘ötekiyi yok saymak ya da yok etmektir. Öteki burada “tanımlanmazlık, tutarsızlık, uyumsuzluk, bağdaşmazlık, mantıksızlık, irrasyonellik, ikircim, karmaşa, kararlaştırılamazlık, belirsizliktir. Şayet düzenleme olumsallık taşıyorsa, bu öteki­lere yüklenen kaotik durumun yarattığı olumsuzlamaya bağlıdır. Müphemlik-belirsizlik, muğlaklık-, modernliğin bitmez tükenmez oluşma isteğini hep sıcak tutan bir alandır.

Müphemlik bilhassa dil bağlamında ortaya çıkar. Her dilsel ifadeye eşlik eden bir belirsiz­likten bahsetmek mümkündür, çünkü her dilsel ifade aslında bir ayıklamadır ki bu dilsel pratikte var olan ve dilin adlandırma-sınıflandırma işleminde bizatihi bulunan boşluktur ya da dilde tutuna- mayandır. İşte bu nedenle Bauman, müphemliği “dilin alter ego’su, daimi yoldaşı, düpedüz normal hali” olarak görür.

Boşluk

Dilsel her tanımlama ve adlandırma girişimiyle oluşan belir­sizlik durumu, anlamın önündeki en büyük engeldir. Çünkü dü­zensizliğin varlığındaki bir olguyu ya da olayı ‘doğru’ bir biçimde okumak/yorumlamak mümkün değildir. Bu nedenle söz konusu anlam alanında ortaya çıkan boşluk, yargıda bulunma esnasında, karar verilemezlik sorunsalını doğurduğu kadar, aynı bağlamda eylemsel alanda da seçim yapılamazlık sorununun duruma hâkim olmasına yol açar. Öyleyse dilsel ve eylemsel bağlamda müphem­lik, modernliğin kendi içinde bitiremediği bir kanserojen yapıdır.

Diyebiliriz ki bu yapı, dilsel anlamda kendini gösteren karşıtlıklar­da daha açık bir şekilde görülebilir. Herhangi bir şeyi tanımlamak için aynı bağlamda bir şeyleri dışarıda bırakarak tanımlamanın yapıldığını (o şeyle doğrudan ilgili veya değil)düşünürsek, dışa­rıda kalanların/bırakılanların, tanımı yapılanlar üzerine bıraktığı muğlaklık, dilin düzen kurmadaki eksikliğidir. Bu bağlamda müp­hemlik, modernlik için aşılması gereken bir sorun olarak görülse de Bauman için müphemlik bir sorun değildir, aksine müphemlik pozitif bir durumdur ve yoruma izin verir.

 

belirsizlik

belirsizlik

Modernliğin Sınıflandırma Girişimi

Modernliğin sınıflandırma girişimi, dünyayı, doğayı, toplumu parçalayarak ayırır ve bu ayırdığı, tanımladığı her parçayı ken­di sınırları içinde tutmayı amaçlar. Modernlik, birbirinden farklı olduğunu gösterdiği varlıkları, bir grup altında toplayıp karşıtlık konumlandırmasıyla onlara kategorik roller yükler. Bu açıdan dün­yayı ve toplumu bir yapıya oturtan, oturtmak isteyen modernite- nin sınıflandırma girişimi, “dahil etme ve dışlama eylemlerinden oluşur. Her bir adlandırma eylemi dünyayı ikiye ayırır: Verilen isme uyan ve uymayan varlıklar. Belli varlıklar, yalnızca öteki varlıklar dışlandığı, dışarıda bırakıldığı takdirde bir kategoriye dahil edile­bilir – bir kategori oluşturabilirler. Böylece bir dahil etme/dışlama operasyonu, her halükârda, dünyaya uygulanan bir şiddet eylemi­dir.”  İşte bu noktada modernliğin akli ve dilsel anlamda karşılaş­tığı kısırdöngü müphemlik krizi olarak kendini gösterir. Başka bir deyişle dil ve akıl bağlamında yaratılmaya başlanan modern düze­nin kendi doğası içinde düzensizliği doğurması olarak görülebilir.

Keskin Rahatsızlık

Bauman’a göre düzensizliği, müphemliği gösteren en temel işareti, herhangi bir şeyin-olay, nesne- tek bir kategoriye sığmamasından, yani kategorileştirmeyi yıkmasından dolayı “belli bir durumu doğru biçimde okuyamadığımız ve alternatif eylemler arasında se­çim yapmadığımız zaman hissettiğimiz keskin rahatsızlıktır.”49 Bu bağlamda modernliğin dünyayı tanımlama ve onu verilen tanım içinde tutma isteği müphemliği doğurduğu kadar, onu daha da sorunsallaştırıldığı da aşikârdır. Bunun yanında modernliğin, her doğurduğu müphemlik durumuyla baş etmek için giriştiği yeni­den bir adlandırma veya sınıflandırma uygulaması söz konusudur. Böylelikle modernlik ne kadar çok tanımlama yaparsa aynı oranda da belirsizliğe neden olmuştur diyebiliriz.

Sözgelimi ‘normarik kavramı etrafında değerlendirildiğinde modernite için ‘normal’ in­san, rasyonel düşünen, çalışan, yasalara uyan kişi diye belirlendi­ğinde, bu tanımın dışarıda bıraktığı pek çok kişi anormal kavramı içine girer. Halbuki insan dünyası için oluşturulacak tanımlamalar, doğa-nesne dünyası kadar değişmez bir kesinliğe işaret etmez. Bu yüzden bir tanımın eksik kalan yanları varsa ya da o tanımı yetersiz kılacak yeni gelişmeler doğarsa tabiatıyla belirsizlik baş gösterir.

Modernlik insanların, toplumların, kültürlerin yani yaşam alanının kendi içinde taşıdığı anlamsal birliktelikleri/iç içelikleri, birer karşıtlık şeklinde konumlandırarak kesin bir çizgiyle iç-dış, sınır-sınır ötesi, yerli-yabancı, yararlı-zararlı, burası-orası, yakın-uzak ve benzeri gibi ayrılabileceğini ya da bu ayrımların yapılması gerekliliğini varsayar.51 Bu noktada oluşturulacak her karşıtlık, Bauman’ın deyişiyle: dikotomik yapı, “müphemlik üretir; her düzen arayışında zorunlu olarak boy gösteren dikotomik görüş olmasaydı, müphemlik de olmazdı.”

Modern Biat

Bu ikilikler bağlamında dünyayı, yaşa­mı okuma girişimi, kendi içinde tek bir doğruluğun varlığına dair modern biati gösterir ki bizatihi bu durum yanlıştır. Çünkü yaşam, tek biçimli ya da tek nedenli okumaları aşan bir karmaşaya ve be­lirsizliğe sahiptir. İnsanoğlu yaşamı süresince bir şekilde belirsiz­liğe düşer ya da sonucunu kestiremediği, dolayısıyla neyi yapması konusunda karar veremediği, bir anla karşılaşır. Bu yüzden düzen isteği gibi müphemlik de insan yaşamında olan bir şeydir. Birinin olduğu yerde mutlaka diğeri de vardır, ama burada kastettiğimiz sorun kendiliğinden olan bu birliktelik değildir. Sorun, modernli­ğin düzeni ve kaosu-belirsizliği tamamen rasyonel olarak ürettiği bir durum olmasıdır.

Modernlik, belirsizlik

Modernlik, belirsizlik

Taşkın Hayal Gücü

Modernliğin gelişiminde ön plana çıkan doğa-fen-teknik bi­limlerdeki gelişmeleri düşündüğümüzde, aslında modern düzen arayışının -sosyal mühendisliğin- da kaynağı olduğunu görürüz. Nitekim toplumsal alana müdahale isteği, bu alanlarda elde edilen başarıların ışığında şekillenmektedir. Modern düşüncenin erken örneklerinden olan ütopyalar (ki Bauman’a göre birer fanteziden, taşkın hayal gücünün atıklarından ibarettir), modernitenin proje­sine dönüşerek insana, elde ettiği teknik ve bilimsel gelişmelerle birlikte, dünyayı denetim altına alabileceği ve böylece geleceği be­lirleyebileceği düşüncesini verir.54

Her ne kadar modern dönemle beraber insanın bu dünyaya seküler bir anlam verme ve form biçme süreci başlamışsa da sürecin zamanımıza yaklaşan bölümlerinde, modernliğin bu arzusu çıkmaza girmiştir. 20. yüzyıl, modernli­ğin kaosu, belirsizliği bitirme çabalarının olumsuz sonuçlarına tanıklık etmiştir. Modernlik, akıl-bilim mabedinden gelen kutsal emirler çerçevesinde insanları homojen kılmak ister. Modernlik uygulamaları, yaşamdaki çeşitliliği, farklılığı, kategori dışı kalan ve tanımsız olanı, kendisinden olmayanı, yani kısaca heterojenliği birer tehlike olarak algılar ve onları dönüştürüp aynılaştırmaya çalışır, özellikle modern kurumlar bunu sağlamaya çalışan, giri­şimde bulunan sistemliliktedir. Bu nedenle modern dönem aynı zamanda “eğitmenin ve talimin, terbiyenin, ‘uygarlaşmanın, ye­tiştirmenin ve dönüştürmenin çağı” olarak da tanımlanır.

Düzen Kaos

Bu çağın kendisinin, düzen zorbalığıyla kaos ürettiğini söylemek yanlış olmaz. Zira şekle sokulmak istenen insanın yaşam alanı olan toplumsal, kültürel alanı için üretilen şablonların, yeni sorunlar üretmek dışında bir etkilerinin olmadığı tecrübeyle sabitlenmiştir. Bizatihi müphem olan insan tercihleri ya da yaşamı, modernliğin netleştirme girişimine rağmen flu görüntüsünü korur. Dolayısıyla insanın yaşama dünyasında kendisini gösteren ve tek tek her in­san için değişebilecek olan müphemlik veya kaos hali, akıl ve bilim ışığında atlatılabilecek bir durum değildir. Bu noktada Bauman’a baktığımızda insan dünyasındaki düzenin kaosla ilişkisi daha net görülebilir:

Kaos Yerine Düzen Getirme

Kaos yerine düzen getirme, yakın çevremizdeki dünya parçasını kural tanır, kestirilebilir ve denetlenebilir kıl­ma mücadelesi sonuçsuz kalmaya mahkûmdur çünkü bu mücadelenin kendisi kendi başarısına en önemli engeli oluşturur: Kaos, düzensiz (kuralı çiğneyen, kestirilemez ve denetlenemez) olguların çoğu özellikle dar bir alana odaklanmış, hedefli, görev yönsemeli, tek sorun çözücü eylemlerden doğar. İnsan dünyasının bir parçasını, insan etkinliğinin özgün bir alanım düzenli kılma yönünde atı­lan her yeni adım, eski sorunları ortadan kaldırsa bile, yeni sorunlar yaratır. Her yeni adım yeni türden müphemlikler doğurur ve böylelikle -benzer sonuçlar doğu­racak- daha başka adımların atılmasını zorunlu kılar.56

Bauman’a göre modernlik, pratikte ikilikler üzerinden insanla­rı, kültürleri ve bilgiyi kısaca yaşamsal olan her şeyi tasnif ederek toplumsal alanı tanımlayıp kontrol etmeye çalışır. İnsan yaşamında müphemlik ve kaos hali her ne kadar modernlikten önce de var olan bir durum olsa da modernlikle beraber müphemlik-kaos bir disiplin, düzen karşıtı bir sorun olarak algılanmıştır. Bu açıdan ba­kıldığında modernliğin kurduğu ikiliklerde sarkaç daima istenen ya da öne çıkarılan özelliklere doğru hareket ederken, istenmeyen ve zararlı görülen, ama tanımlanmış ve tasnif edilmiş olması bakı­mından da modernliğin kendini konumlandırabilmesi için elzem olan ötekileri görürüz. Bauman, modernliğin düzen kurgusundaki ikili yapıyı şu şekilde gösterir:

İtibarsız, Bastırılmış, Sürgün Edilmiş

Toplumsal düzen vizyonu ve pratiği için yaşamsal olan ikiliklerde, farklılaştırıcı güç, kural olarak, muhalefet üyelerinden birinin arkasına saklanır. İkinci üye, birinci­nin ötekisinden, birincinin karşıt (itibarsız, bastırılmış, sürgün edilmiş) tarafından ve bunun yaratımından başka bir şey değildir. Nitekim anormallik normun, sapkınlık yasaya itaatin, hastalık sağlığın, barbarlık uygarlığın, hayvan insanın, kadın erkeğin, yabancı yerlinin, düşman dostun, “onlar” “biz”in, delilik aklın, ecnebi vatandaşın, sıradan adam uzmanın ötekisidir. Bunlar birbirlerine ba­ğımlıdır; fakat bağımlılık simetrik değildir. İkinci taraf, tasarlanmış, zoraki tecrit edilmişliğinden dolayı birinci­ye bağımlıdır. Birinci ise, kendini doğrulamak için, İkin­ciye bağımlıdır.57

Bu ikiliklerle modern pratik, “taksonomi, sınıflandırma, envanter çıkarma, kataloglama ve istatistik” veri sağlama stratejisi ile her insanı ustalıkla yaptığı, oluşturduğu kategorik şablonlardan birine sıkıştırmadır. Yukarıda verilen pasajdaki ‘birinci’ ve ‘ikinci’ kavramlar arasında oluşan karşıtlığın paradoksal olarak insanlar arasında dolaşması müphemliğin, modernliğin karnında sürekli bir sancı gibi durmasına yol açmıştır. Bunun yanında modern in­san, bu ikilikler arasında istenmeyene, itilmiş olana kayma ihti­malinin, bir anlamda sınırın diğer tarafına geç(iril)me olasılığının, verdiği endişe, modernliğin bitiremediği müphemlikten aldığı ve insana yüklediği en önemli kaygı verici duygudur.58

Düzen getir­me girişimi, modernliğin her zaman ileriye ve daha iyiye yönelik beklentisinin sonucu olduğu gibi müphemliğin varlığı da bu gi­rişimleri tetikleyen temel bir korkudur. Belirsizliğe karşı modern refleks kesinlik sağlayarak rahatlayabilir, ancak modernliğin dünya veya insan için var olan tüm boşlukları-belirsizlikleri tahammül edilebilir hale getirme veya onlara şekil verme çalışmaları, aynı za­manda modern pratiğin uygulandığı zemini yok eden ve dolayısıyla modernliğin boşluğa düşmesine yol açan bir çelişkidir.

Modernliğin Müphemliğe Karşı Duyduğu Nefret ve Onu Yok Etme İsteği

Modernliğin müphemliğe karşı duyduğu nefret ve onu yok etme isteği, modern bilimin, siyasetin, aklın ve epistemolojinin hep birlikte kurguladıkları modern yaşamın özündeki kesinlik ve tanımlamalardan doğar. Karanlıkta kalan ve bu yüzden tanımlanmaktan-kesinlikten- uzak kalan yanları baskı altına almak ya da yok etmek modernliğin müphemlikle mücadelesinde kullandığı yöntemdir. Müphemliğin her şeye karşın bir hayalet gibi ortaya çıkması modernlik projesinin yeterince gelişmeyen deneyimleri ve dahası modernliğin ufukta beklediği günlerin geldiğinde dünyaya daha fazla acı bırakması ile modern projenin çizdiği yollarda mo­dernliği tökezleten ve bu nedenle de ilerlemek için atılan adımların daha saplantılı ve dehşet saçıcı bir hale gelmesine sebebiyet verdi­ğini söyleyebiliriz. Bu bağlamda modernliğin filmi insanlık adına kahraman bir edayla çıkılan ve uzun soluklu bir yürüyüş olmasına karşın trajik bir sona dönüşmüştür.

Doyumsuz ve Maceraperest Mo­dernlik

Filmin başrol oyuncusu olan, doyumsuz ve maceraperest mo­dernlik, dünyanın efendiliğine soyunduğundan Prokrustes’in yata­ğı gibidir. Mitolojik hikâyeye göre Prokrustes, kendi boyuna göre olan yatağını misafirlerine sunar. Nazik bir davranış olarak görü­lebilecek bu hareketle birlikte bir sorun doğar. Sorun misafirlerin boyu ile yatağın boyunun birbirine uygun olmamasıdır. Çözüm, yatağa kısa gelenlerin de uzun gelenlerin de yatağa uygun hale getirilmesidir. Bu durum, misafirlerin türlü işkencelerden geçiril­diği bir konuk ağırlama şekli olmuştur.59 Prokrutes’in misafirleri­ne uyguladığı gibi modernlik de beklemediği-istemediği misafiri olan müphemlikle karşılaştığında, onu kendine uygun yöntemlerle karşılar. Bauman’a göre bütün sorun modernliğin kendine biçtiği düzenleyici roldedir. Çünkü bir düzenleyici bir düzenlenecek şey gerektirir. Bu bakımdan müphemliği sürekli artıran bir modernlik söz konusudur:

Modernlik, bütün düzenleme faaliyetlerinin yok etmeye yemin ettiği ve bu umutla çalıştığı şeydir. Müphemlik, bütün düzenleme kaygılarının sebebidir. Yaşama işi du­rumun açıklığım gerektirir ve işte düzen kurma -yani, ka­rışıklıkları açığa kavuşturmadır. Her nesneyi ve her durumu kendi sınıfına ve sadece kendi sınıfına hapsetme- girişi­mini ve dolayısıyla da karanlığı saydam ve karmaşığı be­lirgin kılma çabasını tetikleyen müphemlik olarak ortaya çıkan şey tam da bu açıklık ve kesinliğin yokluğudur. Ancak müphemlik aynı zamanda düzenleme telaşının so­nucudur da.

Muhtelif Kalın Bir Dosya

Düzen üretiminin kendi zehirli atığı vardır; ayrık olmayan zaman-uzam üzerine boşu boşuna ayrık sınıflar dayatma çabası dolayısıyla da, kaçınılmaz olarak, bütün sınıflandırmaların, sınıflar arasındaki dokunulmaz bölünmeyi aşan kendi atıkları olmalıdır: Dosyalar arasın­da çapraz referanslar ve ciddi dosyalama işi ile alay eden “muhtelif’ adlı kalın bir dosya olmadan hiçbir dosyalama tam ve doğru olamaz. Ve hiçbir bahçe düzenlemesi, ne denlice zeki olursa olsun, bazı bitkileri yabani sınıfına koymaktan kendini alamaz. Düzen ve müphemlik kadar boşanmaya dirençli bir eş daha zor bulunur. Müphemlik, düzenin onsuz edemediği bir düşmandır.60

Modern paradigmanın düzenleme faaliyeti, müphemlik so­rununu daha karmaşık toplumsal ve siyasal sorunlara dönüştür­müştür. Müphemlik, modernliğin algısında kamusal/toplumsal veya siyasal dolayısıyla bireyi aşan bir konumdayken postmodern zamanların küresel dünyasında bireyin tek başına kalmasıyla da her insanın kendi yaşamında karşılaştığı ve çözmeye çalıştığı bir sorunsala dönüşmüştür. Çünkü üst anlatıların, merkez odaklı dü­şüncelerin dağıldığı bir döneme girilmiştir. Günümüzde bireyin toplumsal bağları, postmodern süreçle birlikte giderek azalmış bir hale gelmenin yanında, bireyi aynı zamanda küresel ve toplumsal kaynaklı sıkıntılarla da bireysel olarak mücadele etmek zorunda bırakmıştır.

Akışkan Modernlik

Bu aşamada Bauman’a göre, akışkan modernlikte özel alana kaymış bir müphemlikten söz etmek mümkündür. Ne var ki o, her bireyin küresel ve toplumsal sorunlar karşısında çözüm üretmede veya sıkıntılarla baş etmede yeterli olanaklara, donanıma sahip ol­madığını belirtir. “Bugün artık müphemlik genel anlamda özel bir meseledir. Tıpkı diğer birçok küresel toplumsal sorun gibi, artık bununla da bireysel olarak savaşmak, mümkünse, özel araçlarla çözmek gerekiyor. Amaç ve anlamın kesinliğine ulaşmak, bireysel bir iş ve kişisel bir sorumluluktur artık.

Gösterilen çaba kişisel bir çabadır. Müphemliğin özelleştirilmesinin bireyin omuzlarına yük­lediği yük, çok az bireyde bulunabilen bir kemik yapısı gerektiri­yor. Zayıf bir bel kemiği bu yükün altında kırılabilir. Bunu önlemek için yapay desteklerden yardım almak gerekiyor. Kesinliğe giden özel yol, birçok toplumsal hizmet gerektiriyor: Ayrıntılı haritalar, güvenilir yol işaretleri, mesafe sayaçları gibi. Neticede modern­liğin müphemlikle mücadelesinde ortaya çıkan problematike ba­kıldığında, toplumsal, siyasal tanımlar ve düzenlemeler ilk başta karşımıza çıkar. Bu aşamada, yabancılar, dostlar, düşmanlar, biz ve onlar gibi yapılan ayrımların öne çıktığını görürüz. Şimdi Bau- man’ın düşüncesinde modernliğin ürettiği bu kavramlar eşliğinde düzenleme faaliyetine bakabiliriz.

Modernite, Postmodernite ve Bauman, Mehmet E. Şimşek, Belge Yayınları