Değer, Estetik, Yaşam

Değer, estetik, yaşam, Esasen bakıldığında postmodern yaşam tarzı ve postmodern estetiğin özellikleri birbirini tamamlamaktadır. Felsefi açıdan bu olgular ne anlam ifade etmektedir.

Değer: Estetize Edilmiş Yaşam

Postmodernlikte egemen olan yaşam tarzı, estetik yani güzellik etrafında şekillenir. Bu şekillenme, tüketime dayanarak oluştuğundan, güzellik, satın alınarak elde edilebilecek bir yapıdadır. Modern dönemde ve modern öncesinde egemen olan etik anlamda ‘iyi’ veya ‘rasyonellik’ kavramları bu noktada geri plana itilmiştir. Değerler alanı aslında çok hızlı değişime izin vermeyen bir özel­liktedir.

Ahlak, bu anlamda hem modern öncesi dönemde hem de modernliğin evrensel aklıyla üretilmiş versiyonunda kapsayıcı ve katı bir haldedir. Oysa; estetik değer alanı, daha öznel olup, birey­sel çeşitliliğe izin verir niteliktedir. Bu nedenle; postmodern yaşam tarzı, estetik bir ürün olarak karşımızda durur. Başka bir deyişle, aslında tüm tüketim ürünleri estetik bir imaj ile donatılmıştır. Ta­bii postmodern estetik, bir düzenlilik veya üst bir etkinlik olarak kendini dayatmaz, çünkü toplumsal bir amaç olarak üretilmez, bu­rada belki tek amaç: Tüketmek ya da görünür olmaktır. Herhangi bir amaç taşımadığı için de postmodern sanatın ortaya çıkışında pastiş, yani “çeşitli parçaların bir karışımı: bir karmaşa, bir karışım, intizamsızlık” etkilidir. Değer, estetik, yaşam.

Tüketmek ya da Görünür Olmak

Postmodernlikte her şey, bireysel bir tüketime endekslendiği için bir ust anlatı’ oluşturacak estetik tavırdan uzaktır. Sanat ko­nusunda, eskiden beri olan ‘sanat, toplum için midir yoksa sanat, sanat için midir?’, tartışması da postmodern toplumda ‘sanat tüke­tim içindir’ diyebileceğimiz bir şekle kavuşarak, bu tartışmayı da bir kenara bırakan özelliktedir. Esasen bakıldığında postmodern yaşam tarzı ve postmodern estetiğin özellikleri birbirini tamam­lamaktadır. Bu noktada postmodern estetiğin özellikleri Şayian’ın belirlediği gibi kısaca şunlardır:

  1. Estetik ölçütünde artık toplum değil sanatçının kendi için bilinci belirleyicidir, önplandadır;
  2. Misyon ve anlatı yadsınırken onların yerine montaj kon­maktadır;
  3. Gerçek açık uçlu olarak kavranmakta ve gerçekliği yansıt­ma yerine belirsizlik ve kararsızlık esas alınmaktadır;
  4. Bireyin bütünleşmiş kişiliği, tutarlılığı bir tarafa atılmakta, hümanist değerlerden ve yapısallıktan arındırılmış kişilik (dehumanized, destructured) belirleyici olmaktadır;
  5. Yüksek sanat ile kitle sanatı ayrımı ortadan kalkarken tak­lit ve yapıştırma sanatsal yapıtın üretilmesinde önplana geçmektedir.

Yukarıda ele alınan postmodern göstergeleri bir yaşam tarzı olarak gördüğümüzde, aslında postmodern estetik nazariyesinin de anlaşılacağı açıktır. Evrensellikten ve akılsallıktan uzaklaşan dünyada, yaşam tarzı hazlar üzerinde şekillenirken, aynı zamanda bu haz bolluğunun tüketilebilir sanata imkân vereceği de aşikârdır. Postmodern estetik değerler, bu bağlamda, herhangi bir kuramsal bütünlük taşımadığı için evrensel ya da toplumsal değerlere yasla­nan bir sanatsal anlayıştan uzaktır. Her insan kendini oluşturan bir estetik tüketicidir.

Modernite, Postmodernite ve Bauman, Mehmet E. Şimşek, Belge Yayınları